#smrgKİTABEVİ Halifeliğin Tarihi 1924 -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786253836672
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199262610
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
160
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
156,00
Havale/EFT ile: 152,88
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199262610
650244
Halifeliğin Tarihi 1924 -
Halifeliğin Tarihi 1924 - #smrgKİTABEVİ
156
Eser, hilafetin İslam tarihinde nasıl ortaya çıktığını, nasıl meşrulaştırıldığını ve zaman içinde nasıl siyasî bir kuruma dönüştüğünü inceleyen geniş kapsamlı bir tarih ve siyaset çalışmasıdır. Thomas Walker Arnold, başlangıçta hilafetin Hz. Muhammed'in ardından ortaya çıkan pratik bir liderlik çözümü olduğunu; ilk dört halifenin kabile geleneğine yakın biçimde seçildiğini, ancak Emevîlerle birlikte kurumun giderek hanedan merkezli bir saltanata dönüştüğünü anlatır. Yazara göre hilafet başlangıçta tamamen siyasî bir makamdı; Hristiyanlıktaki Papa benzeri bağımsız bir ruhban otoritesi hiçbir zaman oluşmadı. Buna rağmen Abbâsî döneminde hilafet daha görkemli, yarı kutsal ve dinî sembollerle çevrili bir makam hâline geldi; “İmam”, “Emîrü'l-Mü'minîn” ve “Halife” gibi unvanlar da bu dönüşümün parçaları oldu.

Kitabın en önemli tartışmalarından biri, hilafetin Kur'an ve hadislerle nasıl temellendirilmeye çalışıldığıdır. Arnold'a göre Kur'an'da hilafeti açık biçimde emreden bir siyasî sistem yoktur; sonraki Müslüman hukukçular ve ilahiyatçılar, mevcut siyasî düzeni meşrulaştırmak için ayetleri ve hadisleri yorumlamışlardır. Özellikle “Kureyş'ten yönetici”, “halifeye itaat”, “imamın arkasında namaz kılma” gibi hadislerin, güçlü merkezî yönetimi desteklemek amacıyla öne çıkarıldığını savunur.

Eserin son bölümleri, hilafetin Abbâsîlerden Memlüklere ve Osmanlılara uzanan tarihî serüvenini inceler. Yazar, Abbâsî hilafetinin zamanla gerçek siyasî gücünü kaybetmesine rağmen sembolik otoritesini sürdürdüğünü; farklı Müslüman hükümdarların meşruiyet kazanmak için halifelik iddiasına başvurduğunu anlatır. Osmanlıların özellikle Yavuz Sultan Selim'den sonra hilafet fikrini daha görünür biçimde sahiplendiğini, ancak modern dönemde bu makamın artık eski dünya şartlarına ait bir kurum hâline geldiğini ima eder.

Eser, hilafetin İslam tarihinde nasıl ortaya çıktığını, nasıl meşrulaştırıldığını ve zaman içinde nasıl siyasî bir kuruma dönüştüğünü inceleyen geniş kapsamlı bir tarih ve siyaset çalışmasıdır. Thomas Walker Arnold, başlangıçta hilafetin Hz. Muhammed'in ardından ortaya çıkan pratik bir liderlik çözümü olduğunu; ilk dört halifenin kabile geleneğine yakın biçimde seçildiğini, ancak Emevîlerle birlikte kurumun giderek hanedan merkezli bir saltanata dönüştüğünü anlatır. Yazara göre hilafet başlangıçta tamamen siyasî bir makamdı; Hristiyanlıktaki Papa benzeri bağımsız bir ruhban otoritesi hiçbir zaman oluşmadı. Buna rağmen Abbâsî döneminde hilafet daha görkemli, yarı kutsal ve dinî sembollerle çevrili bir makam hâline geldi; “İmam”, “Emîrü'l-Mü'minîn” ve “Halife” gibi unvanlar da bu dönüşümün parçaları oldu.

Kitabın en önemli tartışmalarından biri, hilafetin Kur'an ve hadislerle nasıl temellendirilmeye çalışıldığıdır. Arnold'a göre Kur'an'da hilafeti açık biçimde emreden bir siyasî sistem yoktur; sonraki Müslüman hukukçular ve ilahiyatçılar, mevcut siyasî düzeni meşrulaştırmak için ayetleri ve hadisleri yorumlamışlardır. Özellikle “Kureyş'ten yönetici”, “halifeye itaat”, “imamın arkasında namaz kılma” gibi hadislerin, güçlü merkezî yönetimi desteklemek amacıyla öne çıkarıldığını savunur.

Eserin son bölümleri, hilafetin Abbâsîlerden Memlüklere ve Osmanlılara uzanan tarihî serüvenini inceler. Yazar, Abbâsî hilafetinin zamanla gerçek siyasî gücünü kaybetmesine rağmen sembolik otoritesini sürdürdüğünü; farklı Müslüman hükümdarların meşruiyet kazanmak için halifelik iddiasına başvurduğunu anlatır. Osmanlıların özellikle Yavuz Sultan Selim'den sonra hilafet fikrini daha görünür biçimde sahiplendiğini, ancak modern dönemde bu makamın artık eski dünya şartlarına ait bir kurum hâline geldiğini ima eder.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat