#smrgKİTABEVİ Halikarnas Balıkçısı'nın Akdeniz'i: Kimlik - Kültür - Poetika - Mekan - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199261648
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
334
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
352,50
Havale/EFT ile: 345,45
1199261648
649249
Halikarnas Balıkçısı'nın Akdeniz'i: Kimlik - Kültür - Poetika - Mekan -        2026
Halikarnas Balıkçısı'nın Akdeniz'i: Kimlik - Kültür - Poetika - Mekan - 2026 #smrgKİTABEVİ
352.5
Bir coğrafya terimi olmasının yanı sıra kültürel bir etki alanını da işaret eden Akdeniz bu yönüyle edebiyat metinlerine sınırsız yazınsal malzeme sunar. Türk edebiyatında Akdeniz'i kimliği, kültürü, mitolojisi, doğası ve içinde yaşayan insanlara sunduğu duyuş imkânlarıyla bir bütün olarak içselleştiren ve yapıtlarının merkezine yerleştiren isim Halikarnas Balıkçısı'dır. İstiklal Mahkemesi kararıyla Bodrum'a sürüldüğü 1925 yılından itibaren yaşam coğrafyası haline getirdiği Akdeniz onun için bir sembolik yeniden doğuş/öze dönüş mekânını temsil eder. Bu coğrafya ile bütünleştiği andan itibaren Balıkçı “evet” demeye yatkın kişiliği, Dionisyak meşrebi ve açıklıkları özleyen ruhu ile Akdenizli insanın prototipi haline gelir. Yazar, “Altıncı Kıta” diye adlandırıp uygarlığın beşiği olarak tanımladığı Akdeniz'de iklimin ve denizin insanlara ortak bir algı ve davranış biçimi kazandırdığı iddiasındadır. Bu iddiada Anadolu ve onun Arşipel kıyıları, Akdeniz uygarlıkları içerisinde ön plana çıkarılır. Özünü lirik poetikadan alan eserleri doğaya uyanış, yolculuk ve meçhul diyara ulaşma arzusu gibi izlekleri, düşsel varlıkların ve şiirsel bir dilin eşlik ettiği üslubuyla Akdeniz söylemini Türk edebiyatına taşır. Arşipel ise Akdeniz medeniyetinin nüvesi ve Balıkçı'nın estetize edilmiş yaşam coğrafyası olarak eserlerde flora ve faunasıyla birlikte öncelenir. Bu kitapta yaşadığı coğrafyayla özdeşleşmiş bir yazar olarak Balıkçı'nın yaşamı ve edebiyatı arasındaki bağlantılar, Akdeniz kavramı etrafında ele alınacağı gibi her biri büyük bir anlatının parçaları niteliğindeki eserleri aracılığıyla Türk edebiyatında Akdenizli bir söylemin varlığı da tartışmaya açılacaktır.
Bir coğrafya terimi olmasının yanı sıra kültürel bir etki alanını da işaret eden Akdeniz bu yönüyle edebiyat metinlerine sınırsız yazınsal malzeme sunar. Türk edebiyatında Akdeniz'i kimliği, kültürü, mitolojisi, doğası ve içinde yaşayan insanlara sunduğu duyuş imkânlarıyla bir bütün olarak içselleştiren ve yapıtlarının merkezine yerleştiren isim Halikarnas Balıkçısı'dır. İstiklal Mahkemesi kararıyla Bodrum'a sürüldüğü 1925 yılından itibaren yaşam coğrafyası haline getirdiği Akdeniz onun için bir sembolik yeniden doğuş/öze dönüş mekânını temsil eder. Bu coğrafya ile bütünleştiği andan itibaren Balıkçı “evet” demeye yatkın kişiliği, Dionisyak meşrebi ve açıklıkları özleyen ruhu ile Akdenizli insanın prototipi haline gelir. Yazar, “Altıncı Kıta” diye adlandırıp uygarlığın beşiği olarak tanımladığı Akdeniz'de iklimin ve denizin insanlara ortak bir algı ve davranış biçimi kazandırdığı iddiasındadır. Bu iddiada Anadolu ve onun Arşipel kıyıları, Akdeniz uygarlıkları içerisinde ön plana çıkarılır. Özünü lirik poetikadan alan eserleri doğaya uyanış, yolculuk ve meçhul diyara ulaşma arzusu gibi izlekleri, düşsel varlıkların ve şiirsel bir dilin eşlik ettiği üslubuyla Akdeniz söylemini Türk edebiyatına taşır. Arşipel ise Akdeniz medeniyetinin nüvesi ve Balıkçı'nın estetize edilmiş yaşam coğrafyası olarak eserlerde flora ve faunasıyla birlikte öncelenir. Bu kitapta yaşadığı coğrafyayla özdeşleşmiş bir yazar olarak Balıkçı'nın yaşamı ve edebiyatı arasındaki bağlantılar, Akdeniz kavramı etrafında ele alınacağı gibi her biri büyük bir anlatının parçaları niteliğindeki eserleri aracılığıyla Türk edebiyatında Akdenizli bir söylemin varlığı da tartışmaya açılacaktır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat