#smrgKİTABEVİ Hangi Haklar Evrensel Olmalı -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786051369792
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199263896
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
310
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Abdulkadir Pekel
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
495,00
Havale/EFT ile: 485,10
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263896
651540
Hangi Haklar Evrensel Olmalı -
Hangi Haklar Evrensel Olmalı - #smrgKİTABEVİ
495
“Bu gerçekleri şüphe götürmez şekilde kabul ediyoruz…”

ABD Bağımsızlık Bildirgesi bu sözlerle başlar ve ardından evrensel hakların kesin bir onayı gelir. Oysa tarih bize bunun hiçbir zaman gerçekten “şüphe götürmez” olmadığını gösterir. William Talbott'a göre bildirgenin yazarları, Aydınlanma düşüncesinin bir varsayımına dayanıyordu: Evrensel hakikatler, şüphe götürmez öncüllerden rasyonel olarak kanıtlanabilirdi. Ne var ki aynı yazarların çoğunun köleliği desteklemiş olması, ahlaki doğruların çoğu zaman sadece tarihsel bir keşif süreci içinde ortaya çıktığını gösterir.

Talbott bu kitapta, John Rawls, Jürgen Habermas, J. S. Mill, Amartya Sen ve Henry Shue'nun çalışmalarından hareketle, insanların doğru ve yanlış hakkında evrensel fakat yanılmaz olmayan yargılarda bulunabilecekleri özgün bir ahlaki bakış açısının nasıl geliştiğini inceler. Bu bakış açısının, dokuz temel hakkın ahlaki öneminin keşfedilmesine nasıl zemin hazırladığını tartışır.

Evrensel haklar fikrinin en tartışmalı yönlerinden biri, ahlaki görecelik sorunudur. Evrensel hakları savunmak, kaçınılmaz olarak ahlaki emperyalizme mi yol açar? Talbott, hem göreceliğin hem de emperyalizmin tuzaklarından kaçınan bir yaklaşım geliştirir. Hepimizin ahlaki kör noktaları olduğunu ve bu kör noktaları çoğu zaman başkalarının eleştirileri sayesinde fark edebildiğimizi vurgulayarak, evrensel hakların eleştirel ve diyalojik bir temelde savunulabileceğini gösterir.

Hangi Haklar Evrensel Olmalı? insan hakları tartışmalarına yeni bir perspektif kazandırırken ahlaki ve kültürel görecelilik meselelerine de kapsamlı bir katkı sunmaktadır.

“Bu gerçekleri şüphe götürmez şekilde kabul ediyoruz…”

ABD Bağımsızlık Bildirgesi bu sözlerle başlar ve ardından evrensel hakların kesin bir onayı gelir. Oysa tarih bize bunun hiçbir zaman gerçekten “şüphe götürmez” olmadığını gösterir. William Talbott'a göre bildirgenin yazarları, Aydınlanma düşüncesinin bir varsayımına dayanıyordu: Evrensel hakikatler, şüphe götürmez öncüllerden rasyonel olarak kanıtlanabilirdi. Ne var ki aynı yazarların çoğunun köleliği desteklemiş olması, ahlaki doğruların çoğu zaman sadece tarihsel bir keşif süreci içinde ortaya çıktığını gösterir.

Talbott bu kitapta, John Rawls, Jürgen Habermas, J. S. Mill, Amartya Sen ve Henry Shue'nun çalışmalarından hareketle, insanların doğru ve yanlış hakkında evrensel fakat yanılmaz olmayan yargılarda bulunabilecekleri özgün bir ahlaki bakış açısının nasıl geliştiğini inceler. Bu bakış açısının, dokuz temel hakkın ahlaki öneminin keşfedilmesine nasıl zemin hazırladığını tartışır.

Evrensel haklar fikrinin en tartışmalı yönlerinden biri, ahlaki görecelik sorunudur. Evrensel hakları savunmak, kaçınılmaz olarak ahlaki emperyalizme mi yol açar? Talbott, hem göreceliğin hem de emperyalizmin tuzaklarından kaçınan bir yaklaşım geliştirir. Hepimizin ahlaki kör noktaları olduğunu ve bu kör noktaları çoğu zaman başkalarının eleştirileri sayesinde fark edebildiğimizi vurgulayarak, evrensel hakların eleştirel ve diyalojik bir temelde savunulabileceğini gösterir.

Hangi Haklar Evrensel Olmalı? insan hakları tartışmalarına yeni bir perspektif kazandırırken ahlaki ve kültürel görecelilik meselelerine de kapsamlı bir katkı sunmaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat