#smrgKİTABEVİ Hattat Divân Şairleri -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
482
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
675,00
Havale/EFT ile:
661,50
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199267397
655564
https://www.simurgkitabevi.com/hattat-divan-sairleri-1
Hattat Divân Şairleri - #smrgKİTABEVİ
675
Kültürel değerler, farklı medeniyetlerle etkileşimin doğal bir sonucu olarak var olur veya varlığını sağlamlaştırarak devam eder. Kültürler arası etkileşim toplumların dili, edebiyatı, örf ve geleneklerinde gelişim, dönüşüm ve değişimleri doğurur. Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra kültürün her safhasında olduğu gibi özellikle dil, edebiyat ve sanat alanında birtakım gelişim, dönüşüm ve değişimler olmuştur. Bu değişimlerden biri Arap alfabesinin kullanılmaya başlanması ile sanat ve edebiyat hayatına giren ‘Hüsn-i Hat' ve ‘Divân Şiiri'dir. Osmanlı döneminde özellikle II. Murat döneminden itibaren bilim ve sanat erbabının korunmaya alınıp çalışmalarının teşvik edilmeye başlandığı, hat sanatına ayrı bir değer verildiği ve medrese eğitiminden geçenlerin sülüs, nesih, rika, talîk gibi günün geçer akçesi hüsn-i hattın en az üç değişik çeşidini rahatlıkla yazabildikleri görülür. Divân şiiri, başlı başına bir sanat ürünüdür. Arap, İran ve Türk gibi üç büyük kültür birikimi ile işlenen divân şiirinin en önemli özelliklerinden birisi, diğer sanatlarla birbirlerinden ayrı düşünülemeyecek derecede bağlantılı olmasıdır. Bunun yanında divân şiiri ile ilgilenen pek çok şâirimizin gerek meslek olarak icra ettiği gerekse hobi olarak yapageldiği bir sanat dalı olmuştur. Musiki, hat, tezhib, ebrû, sedefkârlık, simkeşlik .. bu sanatlardan bazılarıdır. Divân şiirinde hat sanatına ait “hatt (yazı), harf, devât (divit), levh (levha), resm (resm etmek), pergâr (pergel), hokka; bazen dürc, hâme, kalem, kilk, reyhanî, gubâr, rika, süls (sülüs), kâtib, evrâk, varak, defter, mushaf, fermân, berât, menşûr, tuğra, mühr (mühür), hâtem, la'l, yâkût, kibirit-i ahmer, dûd, zer-endûd, zer, sîm, hâl (mürekkep lekesi), rıh” gibi terimlerin bazen gerçek bazen de mecaz anlamlarıyla kullanıldığı görülür. Şâirlerimiz arasında hat sanatını meslek veya hobi olarak yapan hattatların sayısı oldukça fazladır. Bu çalışmada, 13 ile 19. yüzyıllar arasında yaşamış hattat şâirlerin kimler olduğu tezkirelerden biyografileri çıkarılarak belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca bunların şiirlerinden örneklerle hat sanatı ile ilgili terimlerin şiire yansımalarının izleri sürülmüştür.
Kültürel değerler, farklı medeniyetlerle etkileşimin doğal bir sonucu olarak var olur veya varlığını sağlamlaştırarak devam eder. Kültürler arası etkileşim toplumların dili, edebiyatı, örf ve geleneklerinde gelişim, dönüşüm ve değişimleri doğurur. Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra kültürün her safhasında olduğu gibi özellikle dil, edebiyat ve sanat alanında birtakım gelişim, dönüşüm ve değişimler olmuştur. Bu değişimlerden biri Arap alfabesinin kullanılmaya başlanması ile sanat ve edebiyat hayatına giren ‘Hüsn-i Hat' ve ‘Divân Şiiri'dir. Osmanlı döneminde özellikle II. Murat döneminden itibaren bilim ve sanat erbabının korunmaya alınıp çalışmalarının teşvik edilmeye başlandığı, hat sanatına ayrı bir değer verildiği ve medrese eğitiminden geçenlerin sülüs, nesih, rika, talîk gibi günün geçer akçesi hüsn-i hattın en az üç değişik çeşidini rahatlıkla yazabildikleri görülür. Divân şiiri, başlı başına bir sanat ürünüdür. Arap, İran ve Türk gibi üç büyük kültür birikimi ile işlenen divân şiirinin en önemli özelliklerinden birisi, diğer sanatlarla birbirlerinden ayrı düşünülemeyecek derecede bağlantılı olmasıdır. Bunun yanında divân şiiri ile ilgilenen pek çok şâirimizin gerek meslek olarak icra ettiği gerekse hobi olarak yapageldiği bir sanat dalı olmuştur. Musiki, hat, tezhib, ebrû, sedefkârlık, simkeşlik .. bu sanatlardan bazılarıdır. Divân şiirinde hat sanatına ait “hatt (yazı), harf, devât (divit), levh (levha), resm (resm etmek), pergâr (pergel), hokka; bazen dürc, hâme, kalem, kilk, reyhanî, gubâr, rika, süls (sülüs), kâtib, evrâk, varak, defter, mushaf, fermân, berât, menşûr, tuğra, mühr (mühür), hâtem, la'l, yâkût, kibirit-i ahmer, dûd, zer-endûd, zer, sîm, hâl (mürekkep lekesi), rıh” gibi terimlerin bazen gerçek bazen de mecaz anlamlarıyla kullanıldığı görülür. Şâirlerimiz arasında hat sanatını meslek veya hobi olarak yapan hattatların sayısı oldukça fazladır. Bu çalışmada, 13 ile 19. yüzyıllar arasında yaşamış hattat şâirlerin kimler olduğu tezkirelerden biyografileri çıkarılarak belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca bunların şiirlerinden örneklerle hat sanatı ile ilgili terimlerin şiire yansımalarının izleri sürülmüştür.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.