#smrgKİTABEVİ Hint Öyküleri Antolojisi -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199268836
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
152
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
360,00
Havale/EFT ile: 352,80
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199268836
657013
Hint Öyküleri Antolojisi -
Hint Öyküleri Antolojisi - #smrgKİTABEVİ
360
Düşüncelerimizi, duygularımızı tam olarak karşılayacak kelimeyi bulmak kolay değildir. Önce bir çeviri sürecinden geçmemiz gerekir ki bu süreç çoğunlukla anlatmak istediklerimizi tam olarak karşılamaz ve kendimizi noksan ifade ederiz. Ama kara gözlerin çeviriye ihtiyacı yoktur; zihnin kendisi onların üzerine gölgeler düşürür. O bakışlarda düşünceler ya açılır ya da kapanır; ışıklar saçılır ya da karanlığa döner; batan ay gibi kararlı bir şekilde asılı kalır ya da hızlı ve huzursuz bir şimşek gibi göğün bütün yönlerini aydınlatır. Doğduklarından beri dudaklarının titremesinden başka bir konuşma dili olmayanlar, gözlerin dilini öğrenirler; anlatımı sonsuz, deniz kadar derin, gökyüzü kadar berrak bir dildir bu. Şafakla günbatımının, ışıkla gölgenin içinde oynadığı bir dil. Dilsizlerin, tıpkı doğanın kendisi gibi yalnızlığa özgü bir yüceliği vardır. Bu yüzden diğer çocuklar Subha'dan neredeyse korkar ve onunla hiç oynamazlardı. Subha öğle vakti kadar sessiz ve yalnızdı.
Düşüncelerimizi, duygularımızı tam olarak karşılayacak kelimeyi bulmak kolay değildir. Önce bir çeviri sürecinden geçmemiz gerekir ki bu süreç çoğunlukla anlatmak istediklerimizi tam olarak karşılamaz ve kendimizi noksan ifade ederiz. Ama kara gözlerin çeviriye ihtiyacı yoktur; zihnin kendisi onların üzerine gölgeler düşürür. O bakışlarda düşünceler ya açılır ya da kapanır; ışıklar saçılır ya da karanlığa döner; batan ay gibi kararlı bir şekilde asılı kalır ya da hızlı ve huzursuz bir şimşek gibi göğün bütün yönlerini aydınlatır. Doğduklarından beri dudaklarının titremesinden başka bir konuşma dili olmayanlar, gözlerin dilini öğrenirler; anlatımı sonsuz, deniz kadar derin, gökyüzü kadar berrak bir dildir bu. Şafakla günbatımının, ışıkla gölgenin içinde oynadığı bir dil. Dilsizlerin, tıpkı doğanın kendisi gibi yalnızlığa özgü bir yüceliği vardır. Bu yüzden diğer çocuklar Subha'dan neredeyse korkar ve onunla hiç oynamazlardı. Subha öğle vakti kadar sessiz ve yalnızdı.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat