#smrgKİTABEVİ İbnü’l-Cevzî ve Menâkıbu Emiri’l-Mü’minin Ömer b. Hattâb İsimli Eseri Üzerine Bir İnceleme -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786258910100
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199266725
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
130
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
160,00
Havale/EFT ile: 156,80
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199266725
654615
İbnü’l-Cevzî ve Menâkıbu Emiri’l-Mü’minin Ömer b. Hattâb İsimli Eseri Üzerine Bir İnceleme -
İbnü’l-Cevzî ve Menâkıbu Emiri’l-Mü’minin Ömer b. Hattâb İsimli Eseri Üzerine Bir İnceleme - #smrgKİTABEVİ
160
İslam tarihi yazımı içerisinde hicrî I. asırdan hicrî VI. asra kadar birçok müellif tarafından tarihe kaynaklık eden genel tarih, megazî ve siyer, tabakât, şehir tarihi, coğrafya, nesep vb. alanlarda değerli eserler telif edilmiştir. Bu eserler, yazıldıkları dönemi tanımaya yönelik önemli bilgiler içermeleri bakımından araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Hicrî VI. yüzyılda yaşamış ve birçok alanda eser telif etmiş olan Ebü'l-Ferec Cemâlüddîn Abdurrahman b. Ali b. Muhammed İbnü'l-Cevzî (ö.597/1201) de söz konusu müelliflerden biridir. Bu çalışma, İbnü'l-Cevzî'nin Hz. Ömer hakkındaki menâkıbının İslam tarihi eserleri içerisindeki biyografi ve menâkıb literatürü arasındaki yerini, Hz. Ömer tasavvurunu, rivayetleri tercih ve kullanım biçimini, Hz. Ömer hakkındaki rivayetlerin tarihî gerçekliğini, yararlandığı kaynakları ve yöntemini ve yaşadığı dönemin menâkıb anlatısına yansımalarını ele almaktadır. Çalışmanın konusu, Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî ve onun Menâkıbu Emîri'l- Mü'minîn Ömer b. Hattâb adlı eseridir. Araştırma, söz konusu eseri tahlil ederek tanıtmayı ve İslam tarih yazıcılığı içerisindeki yerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden tarihsel metot esas alınmış; metin ve kaynak tenkidi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Çalışma, İbnü'l-Cevzî'nin İslamî ilimlerin yanı sıra tarih alanında da önemli bir birikime sahip olduğunu göstermiştir. Çalışmaya konu olan eserde Hz. Ömer'in hem birey hem de devlet adamı olarak tanıtıldığı tespit edilmiştir. Seksen bölüme ayrılan eserde siyer, tabakat, hadis ve tarih türündeki eserlerin kaynak olarak kullanıldığı ve rivayetlerin büyük ölçüde nakil ağırlıklı olduğu belirlenmiştir. Rivayetlerin tarihî bilgilerle karşılaştırılması sonucunda, bazı rivayetlerin mevcut tarihî bilgilerle uyuşmadığı görülmüştür.
İslam tarihi yazımı içerisinde hicrî I. asırdan hicrî VI. asra kadar birçok müellif tarafından tarihe kaynaklık eden genel tarih, megazî ve siyer, tabakât, şehir tarihi, coğrafya, nesep vb. alanlarda değerli eserler telif edilmiştir. Bu eserler, yazıldıkları dönemi tanımaya yönelik önemli bilgiler içermeleri bakımından araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Hicrî VI. yüzyılda yaşamış ve birçok alanda eser telif etmiş olan Ebü'l-Ferec Cemâlüddîn Abdurrahman b. Ali b. Muhammed İbnü'l-Cevzî (ö.597/1201) de söz konusu müelliflerden biridir. Bu çalışma, İbnü'l-Cevzî'nin Hz. Ömer hakkındaki menâkıbının İslam tarihi eserleri içerisindeki biyografi ve menâkıb literatürü arasındaki yerini, Hz. Ömer tasavvurunu, rivayetleri tercih ve kullanım biçimini, Hz. Ömer hakkındaki rivayetlerin tarihî gerçekliğini, yararlandığı kaynakları ve yöntemini ve yaşadığı dönemin menâkıb anlatısına yansımalarını ele almaktadır. Çalışmanın konusu, Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî ve onun Menâkıbu Emîri'l- Mü'minîn Ömer b. Hattâb adlı eseridir. Araştırma, söz konusu eseri tahlil ederek tanıtmayı ve İslam tarih yazıcılığı içerisindeki yerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden tarihsel metot esas alınmış; metin ve kaynak tenkidi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Çalışma, İbnü'l-Cevzî'nin İslamî ilimlerin yanı sıra tarih alanında da önemli bir birikime sahip olduğunu göstermiştir. Çalışmaya konu olan eserde Hz. Ömer'in hem birey hem de devlet adamı olarak tanıtıldığı tespit edilmiştir. Seksen bölüme ayrılan eserde siyer, tabakat, hadis ve tarih türündeki eserlerin kaynak olarak kullanıldığı ve rivayetlerin büyük ölçüde nakil ağırlıklı olduğu belirlenmiştir. Rivayetlerin tarihî bilgilerle karşılaştırılması sonucunda, bazı rivayetlerin mevcut tarihî bilgilerle uyuşmadığı görülmüştür.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat