#smrgSAHAF İlk İnsandan Selçuklu'ya Anadolu Uygarlıkları ve Antik Şehirler - 2011

Basıldığı Matbaa:
Melisa Matbaası
Dizi Adı:
İnceleme - Araştırma
ISBN-10:
9789752979482
Stok Kodu:
1199093296
Boyut:
18x26
Sayfa Sayısı:
376+31 s. resim
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2011
Kapak Türü:
Ciltli
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199093296
479136
İlk İnsandan Selçuklu'ya Anadolu Uygarlıkları ve Antik Şehirler  -        2011
İlk İnsandan Selçuklu'ya Anadolu Uygarlıkları ve Antik Şehirler - 2011 #smrgSAHAF
0.00
Anadolu, pek çok uygarlığın doğduğu, geliştiği ve bugünkü Batı kültürünün çekirdeğini oluşturmuş bölgedir. Dünya üzerinde, Hitit, Urartu, Frig, Lidya, Helen, Roma ve Byzans kültürlerinin hepsine birden sahip olan, bu kadar çok kültürü bağrında barındırmış başka bir ülke yoktur. Bu müthiş bir zenginliktir. Bu zenginliği iyi tanımak ve tanıtmak gerekir.

Bu düşünceden hareketle bu kitap, Anadolu'daki antik kentleri tanıtabilmek için bir rehber olmanın yanı sıra, Prehistorik dönemden Byzans İmparatorluğu'nun sonuna kadar Anadolu'nun binlerce yıl içinde beşiklik yaptığı farklı yüksek kültürlerin tarihini, sanatını, yaşadığımız toprağın tarihini öğrenmek isteyenler için yazılmıştır.

İçindekiler:

Anadolu Prehistoryası: Prehistorya, Paleolitik, Mezolitik ve Neolitik dönemler olmak üzere genelde üç bölümde incelenir. Bu bölümler de kendi içlerinde alt, orta ve üst şeklinde bölümlere ayrılırlar.

Prehistorik dönemde fizyolojik yönden farklılık gösteren dört ana insan türüne rastlanır: Homo Habilis, Homo Erectus, Homo Neandertal ve Homo Sapiens. Bu insan türleri arasında hakkında en az bilgiye sahip olduğumuz tür Homo Habilis'tir.

Hitit Uygarlığı: Uygarlığın Keşfedilişi, 19. Yüzyılın ortalarından itibaren Avrupalılarda, Avrupa kültürünün kaynağını araştırma amacından kaynaklanan bir tarih ve arkeoloji merakı başlar. Bu bağlamda pek çok tarih meraklısı, gezginin Anadolu'ya geldiği görülür. 1834 yılında Charles Texier, Boğazköy'de Hitit kalıntıları ve Yazılı Kaya'yı bulmuş, şehrin planını çıkarmıştır. İngiliz William J. Hamilton 1836 yılın Alacahöyük'ü, 1837 yılında da Eflatunpınar'ı keşfetmiştir. 1861 yılında Georges Perot Alacahöyük ve Boğazköy'deki Yazılı Kaya üzerindeki kabartmaları resimlemiştir. Perrot ve ekibi Hattuşaş'ta yazılı bir metin bulmuşlar ve araştırmaları yoğunlaştırmışlardır.

Urartu Uygarlığı: Urartularla ilgili araştırmalar 18. yüzyılda başlamıştır. Başlangıçta Urartu eserleri Asur eserleri olarak nitelenmiş, ancak 1871'den sonra Urartu kültürünün Urartular isimli kavime ait bir uygarlık olduğu kabul edilmiştir. (...) Urartular M.Ö. 2000 başlarından itibaren Doğu Anadolu'da küçük beylikler halinde yaşayan göçebe bir toplumdu. Doğu Anadolu'nun yüksek yaylalarında ekonomisi hayvan besiciliğine dayanan bir yaşam sürüyorlardı. Tarihte Urartu bölgesinin ismi, ilk kez Asur Kralı I. Salmanassar (1274-1245) döneminde "Uriatri bölgesi olarak geçmektedir. İlk Urartu Devleti ise M.Ö. 10. yüzyıl içinde Kral Aramu tarafından kuruldu.

Frig Uygarlığı (Phryg): Frigler Anadolu'ya M.Ö. 12. yüzyılda Balkanlar'ın Trakya bölgesinden gelmişler, önceleri Kızılırmak Nehri yayı içinde kalan Kapadokya bölgesine yerleşmişler, bu bölgeye kadar uzanan Asur akınlarından rahatsız olarak biraz daha kuzeye çıkmışlar ve Polatlı Kasabası yakınlarındaki Gordion'u başkent yapmışlardır. Kazılarda bulunan buluntular ve Frig kültürünün daha çok Eskişehir-Afyonkarahisar-Kütahya sınırları arasında yoğunlaştığını göstermektedir.

Lidya Uygarlığı (Lydia):Lidyalılar, M.Ö. ikinci bin içinde Anadolu'ya gelip yerleşmiş bir kavim olarak kabul edilmektedirler. Herodot'a göre bir İndo-Germen kavmi olan Lidyalılar bölgeye gelmeden önce burada Maionlar yaşamaktaydı. Lidyalılar bu bölgede üç sülale olarak hüküm sürmüşlerdir. Bu üç sülaleden ilki Atyadlar, ikincisi Heraklidler, üçüncüsü ise Mermnadlardır. Hitit metinlerinde Atyad sülalesinden ve Kral Meles'ten söz edilmektedir.

Helen Uygarlığı (Yunan): Helen uygarlığının başlangıcı Helen seramiğinin başlangıcı olan Protogeometrik Dönem (M.Ö. 1100-900) olarak kabul edilir. M.Ö. 1200'de gerçekleşen Dor Göçleri Orta Avrupa'dan kaynaklanır. Bazı bilim adamslarının savına göre bu göçler Avrupa halklarının doğuda mevcut yüksek bir kültürün nimetlerinden faydalanmak için yapılmıştır. "Doğuda bükülmeyen mızraklara sahip" uygarlığa ulaşmak için yapılmıştır. Doğuda gerçekten bu dönemde bükülmeyen mızraklara sahip bir kavim vardır ve bu kavim Hititlerdir.

Roma Uygarlığı: M.Ö. 129 yılunda Anadolu'da Asia eyaleti kurulduktan sonra Roma'nın tüm Akdeniz ülkelerindeki etkisi artmıştır. Anadolu'daki Helen döneminin bağımsız kentleri M.Ö. 129'den itibaren Roma'ya tam bağımlı hale gelmişlerdir. Her yıl Roma'ya Roma devletinin belirlediği miktarda vergiyi (tribut) ödemek zorunda bırakılmıştır. M.S. 43 yılında Roma İmparatoru Claudius döneminde Roma'nın hakimiyetindeki tüm topraklar yeniden organize edilerek eyaletlere bölünmüştür.

Byzans Uygarlığı: Byzans, M.Ö. 7. yüzyılın ortalarına doğru Megara'dan gelen kolonistler tarafından kurulur. Kurucusunun adına izafeten bu isim verilir. (...) M.Ö. 6. ve 5. yüzyıllarda şehir bir liman kenti olarak çabuk gelişir, deniz ticareti en büyük gelir kaynağı olur. M.Ö. 5. yüzyılda ilk sikkelerini bastırır. Gelişimi Helenistik döneme kadar aksamadan devam eder.

Şehir M.Ö. 339'da Makedonya Kralı II. Philip tarafından kuşatılır fakat alınamaz. Daha sonra Romalılar ile III. Antiochos'un mücadelesinde (M.Ö. 189/188) Byzans, Romalılar yanında yer alır. M.Ö. 129'da Anadolu'nun Roma'ya Asya Eyaleti adı altında bağlanmasından sonra M.S. 73 yıllarında bu eyalete dahil edilir.

Anadolu'da Önemli Antik Kentler:Çatalhöyük, Hattuşaş, Alacahöyük, Troia (Truva), Assos, Pergamon, Asklepion, Sardes, Klaros, Ephesos, Metropolis, Aphrodisias, Hierapolis, Milet, Priene, Didyma, Herakleia Am Latmos, Iasos, Mylasa, Labranda, Halikarnassos, Mausoleion, Knidos, Kaunos, Lykia (Likya), Kekova (Kekube) / (Dolichiste), Sinema (Kale), Theimussa (Üçağız), Myra, Andriake / Myra (Çağağzı / Demre), Olympos (Korykos), Chiemera (Yanartaş), Phaselis, Termossos, Perge, Aspendos, Side, Anemurion, Diocaesreia / Olba, Antiocheia (Antakya), Zeugma, Kommagene / Tümülüs

Anadolu, pek çok uygarlığın doğduğu, geliştiği ve bugünkü Batı kültürünün çekirdeğini oluşturmuş bölgedir. Dünya üzerinde, Hitit, Urartu, Frig, Lidya, Helen, Roma ve Byzans kültürlerinin hepsine birden sahip olan, bu kadar çok kültürü bağrında barındırmış başka bir ülke yoktur. Bu müthiş bir zenginliktir. Bu zenginliği iyi tanımak ve tanıtmak gerekir.

Bu düşünceden hareketle bu kitap, Anadolu'daki antik kentleri tanıtabilmek için bir rehber olmanın yanı sıra, Prehistorik dönemden Byzans İmparatorluğu'nun sonuna kadar Anadolu'nun binlerce yıl içinde beşiklik yaptığı farklı yüksek kültürlerin tarihini, sanatını, yaşadığımız toprağın tarihini öğrenmek isteyenler için yazılmıştır.

İçindekiler:

Anadolu Prehistoryası: Prehistorya, Paleolitik, Mezolitik ve Neolitik dönemler olmak üzere genelde üç bölümde incelenir. Bu bölümler de kendi içlerinde alt, orta ve üst şeklinde bölümlere ayrılırlar.

Prehistorik dönemde fizyolojik yönden farklılık gösteren dört ana insan türüne rastlanır: Homo Habilis, Homo Erectus, Homo Neandertal ve Homo Sapiens. Bu insan türleri arasında hakkında en az bilgiye sahip olduğumuz tür Homo Habilis'tir.

Hitit Uygarlığı: Uygarlığın Keşfedilişi, 19. Yüzyılın ortalarından itibaren Avrupalılarda, Avrupa kültürünün kaynağını araştırma amacından kaynaklanan bir tarih ve arkeoloji merakı başlar. Bu bağlamda pek çok tarih meraklısı, gezginin Anadolu'ya geldiği görülür. 1834 yılında Charles Texier, Boğazköy'de Hitit kalıntıları ve Yazılı Kaya'yı bulmuş, şehrin planını çıkarmıştır. İngiliz William J. Hamilton 1836 yılın Alacahöyük'ü, 1837 yılında da Eflatunpınar'ı keşfetmiştir. 1861 yılında Georges Perot Alacahöyük ve Boğazköy'deki Yazılı Kaya üzerindeki kabartmaları resimlemiştir. Perrot ve ekibi Hattuşaş'ta yazılı bir metin bulmuşlar ve araştırmaları yoğunlaştırmışlardır.

Urartu Uygarlığı: Urartularla ilgili araştırmalar 18. yüzyılda başlamıştır. Başlangıçta Urartu eserleri Asur eserleri olarak nitelenmiş, ancak 1871'den sonra Urartu kültürünün Urartular isimli kavime ait bir uygarlık olduğu kabul edilmiştir. (...) Urartular M.Ö. 2000 başlarından itibaren Doğu Anadolu'da küçük beylikler halinde yaşayan göçebe bir toplumdu. Doğu Anadolu'nun yüksek yaylalarında ekonomisi hayvan besiciliğine dayanan bir yaşam sürüyorlardı. Tarihte Urartu bölgesinin ismi, ilk kez Asur Kralı I. Salmanassar (1274-1245) döneminde "Uriatri bölgesi olarak geçmektedir. İlk Urartu Devleti ise M.Ö. 10. yüzyıl içinde Kral Aramu tarafından kuruldu.

Frig Uygarlığı (Phryg): Frigler Anadolu'ya M.Ö. 12. yüzyılda Balkanlar'ın Trakya bölgesinden gelmişler, önceleri Kızılırmak Nehri yayı içinde kalan Kapadokya bölgesine yerleşmişler, bu bölgeye kadar uzanan Asur akınlarından rahatsız olarak biraz daha kuzeye çıkmışlar ve Polatlı Kasabası yakınlarındaki Gordion'u başkent yapmışlardır. Kazılarda bulunan buluntular ve Frig kültürünün daha çok Eskişehir-Afyonkarahisar-Kütahya sınırları arasında yoğunlaştığını göstermektedir.

Lidya Uygarlığı (Lydia):Lidyalılar, M.Ö. ikinci bin içinde Anadolu'ya gelip yerleşmiş bir kavim olarak kabul edilmektedirler. Herodot'a göre bir İndo-Germen kavmi olan Lidyalılar bölgeye gelmeden önce burada Maionlar yaşamaktaydı. Lidyalılar bu bölgede üç sülale olarak hüküm sürmüşlerdir. Bu üç sülaleden ilki Atyadlar, ikincisi Heraklidler, üçüncüsü ise Mermnadlardır. Hitit metinlerinde Atyad sülalesinden ve Kral Meles'ten söz edilmektedir.

Helen Uygarlığı (Yunan): Helen uygarlığının başlangıcı Helen seramiğinin başlangıcı olan Protogeometrik Dönem (M.Ö. 1100-900) olarak kabul edilir. M.Ö. 1200'de gerçekleşen Dor Göçleri Orta Avrupa'dan kaynaklanır. Bazı bilim adamslarının savına göre bu göçler Avrupa halklarının doğuda mevcut yüksek bir kültürün nimetlerinden faydalanmak için yapılmıştır. "Doğuda bükülmeyen mızraklara sahip" uygarlığa ulaşmak için yapılmıştır. Doğuda gerçekten bu dönemde bükülmeyen mızraklara sahip bir kavim vardır ve bu kavim Hititlerdir.

Roma Uygarlığı: M.Ö. 129 yılunda Anadolu'da Asia eyaleti kurulduktan sonra Roma'nın tüm Akdeniz ülkelerindeki etkisi artmıştır. Anadolu'daki Helen döneminin bağımsız kentleri M.Ö. 129'den itibaren Roma'ya tam bağımlı hale gelmişlerdir. Her yıl Roma'ya Roma devletinin belirlediği miktarda vergiyi (tribut) ödemek zorunda bırakılmıştır. M.S. 43 yılında Roma İmparatoru Claudius döneminde Roma'nın hakimiyetindeki tüm topraklar yeniden organize edilerek eyaletlere bölünmüştür.

Byzans Uygarlığı: Byzans, M.Ö. 7. yüzyılın ortalarına doğru Megara'dan gelen kolonistler tarafından kurulur. Kurucusunun adına izafeten bu isim verilir. (...) M.Ö. 6. ve 5. yüzyıllarda şehir bir liman kenti olarak çabuk gelişir, deniz ticareti en büyük gelir kaynağı olur. M.Ö. 5. yüzyılda ilk sikkelerini bastırır. Gelişimi Helenistik döneme kadar aksamadan devam eder.

Şehir M.Ö. 339'da Makedonya Kralı II. Philip tarafından kuşatılır fakat alınamaz. Daha sonra Romalılar ile III. Antiochos'un mücadelesinde (M.Ö. 189/188) Byzans, Romalılar yanında yer alır. M.Ö. 129'da Anadolu'nun Roma'ya Asya Eyaleti adı altında bağlanmasından sonra M.S. 73 yıllarında bu eyalete dahil edilir.

Anadolu'da Önemli Antik Kentler:Çatalhöyük, Hattuşaş, Alacahöyük, Troia (Truva), Assos, Pergamon, Asklepion, Sardes, Klaros, Ephesos, Metropolis, Aphrodisias, Hierapolis, Milet, Priene, Didyma, Herakleia Am Latmos, Iasos, Mylasa, Labranda, Halikarnassos, Mausoleion, Knidos, Kaunos, Lykia (Likya), Kekova (Kekube) / (Dolichiste), Sinema (Kale), Theimussa (Üçağız), Myra, Andriake / Myra (Çağağzı / Demre), Olympos (Korykos), Chiemera (Yanartaş), Phaselis, Termossos, Perge, Aspendos, Side, Anemurion, Diocaesreia / Olba, Antiocheia (Antakya), Zeugma, Kommagene / Tümülüs

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat