#smrgKİTABEVİ İnsan İnsanın Pavyonudur -
Editör:
Hatiçe Aydoğdu
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786256742611
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
142
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
197,10
Havale/EFT ile:
193,16
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 25.09.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199267502
655669
https://www.simurgkitabevi.com/insan-insanin-pavyonudur
İnsan İnsanın Pavyonudur - #smrgKİTABEVİ
197.1
Ergenlik çağındaki Derman'ın küçük bir kasabadaki atari salonundan büyük bir kentin yutucu ve tekinsiz sokaklarına; pansiyonlara, pavyonlara uzanan evden kaçış öyküsü…
Bir Çinçin romanı
“Evini kim sever ki. İnsan sık sık başka evlere gitmeli. Bir evde kalmak sapıklıktır.”
“Burası Çinçin, yeğenim. Burayı bilmiyorsun. Nereden kaçtıysan oraya dön.”
“(…) karadeliğe gitmektense her şeyin uluorta yaşandığı Çinçin'e dönmeye karar verdim.”
“Ankara'nın boğazına yumruk olacam. Ankara beni yutmayacak, yutamayacak. Yutsa midesini parçalayıp kıçından çıkarım.”
“Çok geç olmadan bu âlemde parlamalıyım… Kaçtığın gibi dönmek olmaz, madara olur insan…”
“Bu kadınlar, burada birer tabancaydı. Dokunsan vurulurdun.”
Ergenlik çağındaki Derman'ın küçük bir kasabadaki atari salonundan büyük bir kentin yutucu ve tekinsiz sokaklarına; pansiyonlara, pavyonlara uzanan evden kaçış öyküsü…
Derman, büyük kentte kaybolma duygusuyla başa çıkmaya çalışırken kendini “mahallem, barınağım” dediği Çinçin'de bulur. Suçun, şiddetin, dolandırıcılığın ve istismarın sıradanlaştığı bir dünyayla karşılaşır.
Yeni kimlik arayışında yolu “kurtarıcı” Yakup Dayı'yla kesişir. Yetişkinler arasında kimi zaman sözün yerini yutkunma alır.
Derman bu dünyanın öznesi olabilecek mi? Evden kaçmak onu özgürleştirecek mi?
Yazar, anlattığı dünyayla uyumlu aykırı bir dil kullanırken Derman'ın yaşadığı öfkeyi, umutsuzluğu, yalnızlığı, sıkışmışlığı okura açık yüreklilikle aktarıyor.
Bir Çinçin romanı
“Evini kim sever ki. İnsan sık sık başka evlere gitmeli. Bir evde kalmak sapıklıktır.”
“Burası Çinçin, yeğenim. Burayı bilmiyorsun. Nereden kaçtıysan oraya dön.”
“(…) karadeliğe gitmektense her şeyin uluorta yaşandığı Çinçin'e dönmeye karar verdim.”
“Ankara'nın boğazına yumruk olacam. Ankara beni yutmayacak, yutamayacak. Yutsa midesini parçalayıp kıçından çıkarım.”
“Çok geç olmadan bu âlemde parlamalıyım… Kaçtığın gibi dönmek olmaz, madara olur insan…”
“Bu kadınlar, burada birer tabancaydı. Dokunsan vurulurdun.”
Ergenlik çağındaki Derman'ın küçük bir kasabadaki atari salonundan büyük bir kentin yutucu ve tekinsiz sokaklarına; pansiyonlara, pavyonlara uzanan evden kaçış öyküsü…
Derman, büyük kentte kaybolma duygusuyla başa çıkmaya çalışırken kendini “mahallem, barınağım” dediği Çinçin'de bulur. Suçun, şiddetin, dolandırıcılığın ve istismarın sıradanlaştığı bir dünyayla karşılaşır.
Yeni kimlik arayışında yolu “kurtarıcı” Yakup Dayı'yla kesişir. Yetişkinler arasında kimi zaman sözün yerini yutkunma alır.
Derman bu dünyanın öznesi olabilecek mi? Evden kaçmak onu özgürleştirecek mi?
Yazar, anlattığı dünyayla uyumlu aykırı bir dil kullanırken Derman'ın yaşadığı öfkeyi, umutsuzluğu, yalnızlığı, sıkışmışlığı okura açık yüreklilikle aktarıyor.
Ergenlik çağındaki Derman'ın küçük bir kasabadaki atari salonundan büyük bir kentin yutucu ve tekinsiz sokaklarına; pansiyonlara, pavyonlara uzanan evden kaçış öyküsü…
Bir Çinçin romanı
“Evini kim sever ki. İnsan sık sık başka evlere gitmeli. Bir evde kalmak sapıklıktır.”
“Burası Çinçin, yeğenim. Burayı bilmiyorsun. Nereden kaçtıysan oraya dön.”
“(…) karadeliğe gitmektense her şeyin uluorta yaşandığı Çinçin'e dönmeye karar verdim.”
“Ankara'nın boğazına yumruk olacam. Ankara beni yutmayacak, yutamayacak. Yutsa midesini parçalayıp kıçından çıkarım.”
“Çok geç olmadan bu âlemde parlamalıyım… Kaçtığın gibi dönmek olmaz, madara olur insan…”
“Bu kadınlar, burada birer tabancaydı. Dokunsan vurulurdun.”
Ergenlik çağındaki Derman'ın küçük bir kasabadaki atari salonundan büyük bir kentin yutucu ve tekinsiz sokaklarına; pansiyonlara, pavyonlara uzanan evden kaçış öyküsü…
Derman, büyük kentte kaybolma duygusuyla başa çıkmaya çalışırken kendini “mahallem, barınağım” dediği Çinçin'de bulur. Suçun, şiddetin, dolandırıcılığın ve istismarın sıradanlaştığı bir dünyayla karşılaşır.
Yeni kimlik arayışında yolu “kurtarıcı” Yakup Dayı'yla kesişir. Yetişkinler arasında kimi zaman sözün yerini yutkunma alır.
Derman bu dünyanın öznesi olabilecek mi? Evden kaçmak onu özgürleştirecek mi?
Yazar, anlattığı dünyayla uyumlu aykırı bir dil kullanırken Derman'ın yaşadığı öfkeyi, umutsuzluğu, yalnızlığı, sıkışmışlığı okura açık yüreklilikle aktarıyor.
Bir Çinçin romanı
“Evini kim sever ki. İnsan sık sık başka evlere gitmeli. Bir evde kalmak sapıklıktır.”
“Burası Çinçin, yeğenim. Burayı bilmiyorsun. Nereden kaçtıysan oraya dön.”
“(…) karadeliğe gitmektense her şeyin uluorta yaşandığı Çinçin'e dönmeye karar verdim.”
“Ankara'nın boğazına yumruk olacam. Ankara beni yutmayacak, yutamayacak. Yutsa midesini parçalayıp kıçından çıkarım.”
“Çok geç olmadan bu âlemde parlamalıyım… Kaçtığın gibi dönmek olmaz, madara olur insan…”
“Bu kadınlar, burada birer tabancaydı. Dokunsan vurulurdun.”
Ergenlik çağındaki Derman'ın küçük bir kasabadaki atari salonundan büyük bir kentin yutucu ve tekinsiz sokaklarına; pansiyonlara, pavyonlara uzanan evden kaçış öyküsü…
Derman, büyük kentte kaybolma duygusuyla başa çıkmaya çalışırken kendini “mahallem, barınağım” dediği Çinçin'de bulur. Suçun, şiddetin, dolandırıcılığın ve istismarın sıradanlaştığı bir dünyayla karşılaşır.
Yeni kimlik arayışında yolu “kurtarıcı” Yakup Dayı'yla kesişir. Yetişkinler arasında kimi zaman sözün yerini yutkunma alır.
Derman bu dünyanın öznesi olabilecek mi? Evden kaçmak onu özgürleştirecek mi?
Yazar, anlattığı dünyayla uyumlu aykırı bir dil kullanırken Derman'ın yaşadığı öfkeyi, umutsuzluğu, yalnızlığı, sıkışmışlığı okura açık yüreklilikle aktarıyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.