#smrgKİTABEVİ İnsanın Kökeni : Kısa Bir Hikâye - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258361834
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
224
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Ezgi Uğur
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
203,70
Havale/EFT ile:
199,63
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199256732
644332
https://www.simurgkitabevi.com/insanin-kokeni-kisa-bir-hikaye-2026
İnsanın Kökeni : Kısa Bir Hikâye - 2026 #smrgKİTABEVİ
203.70
Yedi Milyon Yıllık Bir Yolculuk
Yalnızca Sapiensin iki ayak üzerinde yürüdüğünü düşünüyorduk ama Homo erectus bu varsayımımızın üzerine basıp geçti; sanatın Sapiensin alanı olduğuna inanmıştık, bu tezimiz de Neandertallerin sanatla uğraşmış olabileceklerini ortaya koyan takıların varlığıyla çürütülmüş oldu. Benzer şekilde, beyinlerimizin büyüklüğünün Sapiens türüne ait olduğumuzu gösterdiğine inanıyorduk ancak şimdi, Homo kuzenlerimizin birçoğunun da bizler gibi büyük beyinleri olduğunu biliyoruz. Uzun yıllar boyunca dil ve karmaşık iletişim kurabilme becerisi insanlığın alameti farikasıydı ama artık Neandertallerin de konuşabildiğinden şüpheleniliyor. Alet kullanımı da insana özgü bir özellik olarak düşünülüyordu oysa Afrika'nın doğusunda taş aletlerin keşfedilmesi, alet kullanımının geçmişinin 3,3 milyon yıl daha eskiye dayandığını gösterdi.
Kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi anlama arayışı benzersiz bir girişimdir ve tıpkı bizler gibi hikâyemiz de gelişmeyi sürdürmektedir. Her yıl yeni keşifler yapıyor, yeni fosiller ortaya çıkarıyor ve köklerimizin hikâyesini ortaya çıkarmak için yeni teknikler geliştiriyoruz. İnsanın Kökeni, insanlık tarihimizi oluşturan milyonlarca yılı parçalara ayırıyor ve evrim bilimindeki tüm bu gelişmeleri araştırarak yeryüzündeki varlığımızın büyüleyici öyküsünü ortaya koyuyor.
Yalnızca Sapiensin iki ayak üzerinde yürüdüğünü düşünüyorduk ama Homo erectus bu varsayımımızın üzerine basıp geçti; sanatın Sapiensin alanı olduğuna inanmıştık, bu tezimiz de Neandertallerin sanatla uğraşmış olabileceklerini ortaya koyan takıların varlığıyla çürütülmüş oldu. Benzer şekilde, beyinlerimizin büyüklüğünün Sapiens türüne ait olduğumuzu gösterdiğine inanıyorduk ancak şimdi, Homo kuzenlerimizin birçoğunun da bizler gibi büyük beyinleri olduğunu biliyoruz. Uzun yıllar boyunca dil ve karmaşık iletişim kurabilme becerisi insanlığın alameti farikasıydı ama artık Neandertallerin de konuşabildiğinden şüpheleniliyor. Alet kullanımı da insana özgü bir özellik olarak düşünülüyordu oysa Afrika'nın doğusunda taş aletlerin keşfedilmesi, alet kullanımının geçmişinin 3,3 milyon yıl daha eskiye dayandığını gösterdi.
Kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi anlama arayışı benzersiz bir girişimdir ve tıpkı bizler gibi hikâyemiz de gelişmeyi sürdürmektedir. Her yıl yeni keşifler yapıyor, yeni fosiller ortaya çıkarıyor ve köklerimizin hikâyesini ortaya çıkarmak için yeni teknikler geliştiriyoruz. İnsanın Kökeni, insanlık tarihimizi oluşturan milyonlarca yılı parçalara ayırıyor ve evrim bilimindeki tüm bu gelişmeleri araştırarak yeryüzündeki varlığımızın büyüleyici öyküsünü ortaya koyuyor.
Yedi Milyon Yıllık Bir Yolculuk
Yalnızca Sapiensin iki ayak üzerinde yürüdüğünü düşünüyorduk ama Homo erectus bu varsayımımızın üzerine basıp geçti; sanatın Sapiensin alanı olduğuna inanmıştık, bu tezimiz de Neandertallerin sanatla uğraşmış olabileceklerini ortaya koyan takıların varlığıyla çürütülmüş oldu. Benzer şekilde, beyinlerimizin büyüklüğünün Sapiens türüne ait olduğumuzu gösterdiğine inanıyorduk ancak şimdi, Homo kuzenlerimizin birçoğunun da bizler gibi büyük beyinleri olduğunu biliyoruz. Uzun yıllar boyunca dil ve karmaşık iletişim kurabilme becerisi insanlığın alameti farikasıydı ama artık Neandertallerin de konuşabildiğinden şüpheleniliyor. Alet kullanımı da insana özgü bir özellik olarak düşünülüyordu oysa Afrika'nın doğusunda taş aletlerin keşfedilmesi, alet kullanımının geçmişinin 3,3 milyon yıl daha eskiye dayandığını gösterdi.
Kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi anlama arayışı benzersiz bir girişimdir ve tıpkı bizler gibi hikâyemiz de gelişmeyi sürdürmektedir. Her yıl yeni keşifler yapıyor, yeni fosiller ortaya çıkarıyor ve köklerimizin hikâyesini ortaya çıkarmak için yeni teknikler geliştiriyoruz. İnsanın Kökeni, insanlık tarihimizi oluşturan milyonlarca yılı parçalara ayırıyor ve evrim bilimindeki tüm bu gelişmeleri araştırarak yeryüzündeki varlığımızın büyüleyici öyküsünü ortaya koyuyor.
Yalnızca Sapiensin iki ayak üzerinde yürüdüğünü düşünüyorduk ama Homo erectus bu varsayımımızın üzerine basıp geçti; sanatın Sapiensin alanı olduğuna inanmıştık, bu tezimiz de Neandertallerin sanatla uğraşmış olabileceklerini ortaya koyan takıların varlığıyla çürütülmüş oldu. Benzer şekilde, beyinlerimizin büyüklüğünün Sapiens türüne ait olduğumuzu gösterdiğine inanıyorduk ancak şimdi, Homo kuzenlerimizin birçoğunun da bizler gibi büyük beyinleri olduğunu biliyoruz. Uzun yıllar boyunca dil ve karmaşık iletişim kurabilme becerisi insanlığın alameti farikasıydı ama artık Neandertallerin de konuşabildiğinden şüpheleniliyor. Alet kullanımı da insana özgü bir özellik olarak düşünülüyordu oysa Afrika'nın doğusunda taş aletlerin keşfedilmesi, alet kullanımının geçmişinin 3,3 milyon yıl daha eskiye dayandığını gösterdi.
Kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi anlama arayışı benzersiz bir girişimdir ve tıpkı bizler gibi hikâyemiz de gelişmeyi sürdürmektedir. Her yıl yeni keşifler yapıyor, yeni fosiller ortaya çıkarıyor ve köklerimizin hikâyesini ortaya çıkarmak için yeni teknikler geliştiriyoruz. İnsanın Kökeni, insanlık tarihimizi oluşturan milyonlarca yılı parçalara ayırıyor ve evrim bilimindeki tüm bu gelişmeleri araştırarak yeryüzündeki varlığımızın büyüleyici öyküsünü ortaya koyuyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.