Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.

#smrgKİTABEVİ İş Dünyasında Etik ve Çakallaşma : Neoliberal İş Dünyasında Ahlakın Çöküşü -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9789751422873
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199262718
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
404
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
412,50
Havale/EFT ile: 404,25
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199262718
650354
İş Dünyasında Etik ve Çakallaşma : Neoliberal İş Dünyasında Ahlakın Çöküşü -
İş Dünyasında Etik ve Çakallaşma : Neoliberal İş Dünyasında Ahlakın Çöküşü - #smrgKİTABEVİ
412.5
Gerek şirketler gerek bireyler için asıl anlamda yıkıcı olan, yaptıkları etik yanlışlardır.

Etik, insanı tüm diğer canlılardan ayıran temel varlık ve varoluş koşuludur. Etik ilişki, toplumu kuran değer temelli ilişkidir. Bu çok özel, sadece insana mahsus ilişki türü, insan yaşamının çok büyük bir boyutunu kapsayan iş dünyasında ortadan kaybolursa ne üretim, ne birey, ne toplum varlığını sürdürebilir; insan biter!

Neoliberal kapitalizm, “iş ve insan”ı giderek arka plana attı. Verimlilik, ölçülebilirlik, performans, kâr gibi “sözde-rasyoneller” aracılığıyla girişimciyi, çalışanı, yöneticiyi kendinden geçirerek, “hep daha çok” ilkesinin peşinde doyumsuzca koşmaktan yorulmayan, sadece maddi çıkarlarını önceleyen, ahlaksız ve anlamsız bir iş dünyası yarattı. 300-400 yıllık bir yolculuk sonucunda gelinen nokta bu! Büyük umutlarla başlayan ve sürdürülen bir üretim ve paylaşım sisteminin giderek insanı yıkıcı bir hale dönüşmesi, insanın varlıksal bütünlüğünü ele geçirmesi, anlamın yitirilmesi…

Kariyerini çokuluslu bir şirketin zirvesinde geçirmiş üstdüzey bir yönetici ve aynı zamanda insan felsefesi, varoluşçuluk ve etik alanında derinleşmiş bir düşünür olarak yazar, günümüzde gelinen noktada, insanı gittikçe “kendisinden boşaltan” neoliberalizmin iş dünyasında aşırı ve korkutucu boyutlara erişen etik çürümeyi, bireyin ve toplumun üç kurucu unsuru olan erdem, ödev ve fayda etikleri üzerinden çözümlüyor.

Gerek şirketler gerek bireyler için asıl anlamda yıkıcı olan, yaptıkları etik yanlışlardır.

Etik, insanı tüm diğer canlılardan ayıran temel varlık ve varoluş koşuludur. Etik ilişki, toplumu kuran değer temelli ilişkidir. Bu çok özel, sadece insana mahsus ilişki türü, insan yaşamının çok büyük bir boyutunu kapsayan iş dünyasında ortadan kaybolursa ne üretim, ne birey, ne toplum varlığını sürdürebilir; insan biter!

Neoliberal kapitalizm, “iş ve insan”ı giderek arka plana attı. Verimlilik, ölçülebilirlik, performans, kâr gibi “sözde-rasyoneller” aracılığıyla girişimciyi, çalışanı, yöneticiyi kendinden geçirerek, “hep daha çok” ilkesinin peşinde doyumsuzca koşmaktan yorulmayan, sadece maddi çıkarlarını önceleyen, ahlaksız ve anlamsız bir iş dünyası yarattı. 300-400 yıllık bir yolculuk sonucunda gelinen nokta bu! Büyük umutlarla başlayan ve sürdürülen bir üretim ve paylaşım sisteminin giderek insanı yıkıcı bir hale dönüşmesi, insanın varlıksal bütünlüğünü ele geçirmesi, anlamın yitirilmesi…

Kariyerini çokuluslu bir şirketin zirvesinde geçirmiş üstdüzey bir yönetici ve aynı zamanda insan felsefesi, varoluşçuluk ve etik alanında derinleşmiş bir düşünür olarak yazar, günümüzde gelinen noktada, insanı gittikçe “kendisinden boşaltan” neoliberalizmin iş dünyasında aşırı ve korkutucu boyutlara erişen etik çürümeyi, bireyin ve toplumun üç kurucu unsuru olan erdem, ödev ve fayda etikleri üzerinden çözümlüyor.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat