#smrgKİTABEVİ İşgal Altındaki İstanbul'da Türk, Rum, Ermeni ve Yahudi Halklarının Gündelik Yaşamı 1920 - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
320
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
273,00
Havale/EFT ile:
267,54
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199266260
654125
https://www.simurgkitabevi.com/isgal-altindaki-istanbulda-turk-rum-ermeni-ve-yahudi-halklarinin-gundelik-yasami-1920-2026
İşgal Altındaki İstanbul'da Türk, Rum, Ermeni ve Yahudi Halklarının Gündelik Yaşamı 1920 - 2026 #smrgKİTABEVİ
273
İstanbul'un işgal yıllarına dair anlatılar çoğunlukla siyasetin ve diplomasinin gölgesinde kalırken, bu eser şehrin görünmeyen yüzünü kayıt altına alır. Sokakların, yetimhanelerin, göçmen mahallelerinin, fabrikaların, okulların ve farklı toplulukların gündelik hayatını aynı çerçevede buluşturarak savaşın ardından ayakta kalmaya çalışan bir şehrin toplumsal portresini çizer. Resmî tarihin dışında kalan ayrıntılar, dönemin insan manzaralarını bütün çıplaklığıyla görünür hâle getirir.
Araştırmanın merkezinde aynı şehri paylaşmalarına rağmen birbirinden büyük ölçüde kopuk yaşayan insanlar vardır. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Levantenler ve savaşın sürüklediği binlerce mülteci; eğitimden yoksulluğa, ticaretten çocuk suçluluğuna kadar uzanan geniş bir toplumsal ağ içinde birlikte değerlendirilir. Eser, tek tek olayları anlatmaktan çok, işgal altındaki İstanbul'un nasıl işlediğini anlamaya çalışan bütüncül bir şehir okuması sunar. Aradan geçen yüzyıla rağmen kitap, değişen yönetimlere, savaşlara ve toplumsal dönüşümlere rağmen büyük şehirlerin ortak sorunlarının ne kadar kalıcı olduğunu da düşündürür.
Araştırmanın merkezinde aynı şehri paylaşmalarına rağmen birbirinden büyük ölçüde kopuk yaşayan insanlar vardır. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Levantenler ve savaşın sürüklediği binlerce mülteci; eğitimden yoksulluğa, ticaretten çocuk suçluluğuna kadar uzanan geniş bir toplumsal ağ içinde birlikte değerlendirilir. Eser, tek tek olayları anlatmaktan çok, işgal altındaki İstanbul'un nasıl işlediğini anlamaya çalışan bütüncül bir şehir okuması sunar. Aradan geçen yüzyıla rağmen kitap, değişen yönetimlere, savaşlara ve toplumsal dönüşümlere rağmen büyük şehirlerin ortak sorunlarının ne kadar kalıcı olduğunu da düşündürür.
İstanbul'un işgal yıllarına dair anlatılar çoğunlukla siyasetin ve diplomasinin gölgesinde kalırken, bu eser şehrin görünmeyen yüzünü kayıt altına alır. Sokakların, yetimhanelerin, göçmen mahallelerinin, fabrikaların, okulların ve farklı toplulukların gündelik hayatını aynı çerçevede buluşturarak savaşın ardından ayakta kalmaya çalışan bir şehrin toplumsal portresini çizer. Resmî tarihin dışında kalan ayrıntılar, dönemin insan manzaralarını bütün çıplaklığıyla görünür hâle getirir.
Araştırmanın merkezinde aynı şehri paylaşmalarına rağmen birbirinden büyük ölçüde kopuk yaşayan insanlar vardır. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Levantenler ve savaşın sürüklediği binlerce mülteci; eğitimden yoksulluğa, ticaretten çocuk suçluluğuna kadar uzanan geniş bir toplumsal ağ içinde birlikte değerlendirilir. Eser, tek tek olayları anlatmaktan çok, işgal altındaki İstanbul'un nasıl işlediğini anlamaya çalışan bütüncül bir şehir okuması sunar. Aradan geçen yüzyıla rağmen kitap, değişen yönetimlere, savaşlara ve toplumsal dönüşümlere rağmen büyük şehirlerin ortak sorunlarının ne kadar kalıcı olduğunu da düşündürür.
Araştırmanın merkezinde aynı şehri paylaşmalarına rağmen birbirinden büyük ölçüde kopuk yaşayan insanlar vardır. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Levantenler ve savaşın sürüklediği binlerce mülteci; eğitimden yoksulluğa, ticaretten çocuk suçluluğuna kadar uzanan geniş bir toplumsal ağ içinde birlikte değerlendirilir. Eser, tek tek olayları anlatmaktan çok, işgal altındaki İstanbul'un nasıl işlediğini anlamaya çalışan bütüncül bir şehir okuması sunar. Aradan geçen yüzyıla rağmen kitap, değişen yönetimlere, savaşlara ve toplumsal dönüşümlere rağmen büyük şehirlerin ortak sorunlarının ne kadar kalıcı olduğunu da düşündürür.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.