#smrgKİTABEVİ İşte Gidiyorum (Göç Öyküleri) - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199261275
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
200
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
225,00
Havale/EFT ile: 220,50
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199261275
648871
İşte Gidiyorum (Göç Öyküleri) -        2026
İşte Gidiyorum (Göç Öyküleri) - 2026 #smrgKİTABEVİ
225
Âşık Mahzuni Şerif'in dediği gibi, “İşte gidiyorum” deyip gitmek sanıldığı kadar kolay mı? Neden doğduğu ve doyduğu yerde kalmaz da yollara düşer insan? Kimi zaman gördüğü zulümden, öldürülmekten, korku içinde yaşamaktan kaçar; kimi zaman istenmediği ve gitmek zorunda kaldığı için yerinden yurdundan ayrılmak zorunda kalır. Hem yalnız bir ülkeden başka ülkeye; bir kentten, bir köyden başka yere göç etmez ki insan! Kimi zaman yıpranmış birlikteliklerden, eski aşklardan, kimi zaman kendisinden kaçar. Her gidiş dengeleri yok eder, kırılıp dökülenleri ayırıp yaşamı yeniden kurmayı gerektirir; geride yeniden kurulabilecek bir yaşam kalmışsa eğer... Usta yazar Feyza Hepçilingirler'in kaleminden gerçek olaylara, yaşanmış acılara, farklı dünyalara yapılacak hüzünlü bir yolculuk… “Aras durgun. Uslu uslu akıyor, bir oyun etmeyecekmiş gibi görünüyor, uysal. Samira'yı önden yürütüyor Samed. O arkalarından, karısını ve kızını kollayarak gidecek. Irmağı yarılamalarına kadar her şey istedikleri gibi; hiçbir terslik yok. Ama ne oluyorsa bir anda oluyor. Birden bir çukura düşüyor Samira ve gömülüveriyor suya. Elindeki iki valizi birden bırakacak Samed ve karısını sendeleyip düştüğü yerden çekip çıkaracak. Tam o anda bebesinin sulara kapılıp kendilerinden uzaklaşmakta olduğunu görecek. Su yeniden boyunu aşmış, bebesini önüne katmış, götürüyor. Karısının çığlıkları, bebenin bağırmalarına karışmakta. Yetişiyor, kundağından yakalıyor bebesini. Çekip alıyor. »
Âşık Mahzuni Şerif'in dediği gibi, “İşte gidiyorum” deyip gitmek sanıldığı kadar kolay mı? Neden doğduğu ve doyduğu yerde kalmaz da yollara düşer insan? Kimi zaman gördüğü zulümden, öldürülmekten, korku içinde yaşamaktan kaçar; kimi zaman istenmediği ve gitmek zorunda kaldığı için yerinden yurdundan ayrılmak zorunda kalır. Hem yalnız bir ülkeden başka ülkeye; bir kentten, bir köyden başka yere göç etmez ki insan! Kimi zaman yıpranmış birlikteliklerden, eski aşklardan, kimi zaman kendisinden kaçar. Her gidiş dengeleri yok eder, kırılıp dökülenleri ayırıp yaşamı yeniden kurmayı gerektirir; geride yeniden kurulabilecek bir yaşam kalmışsa eğer... Usta yazar Feyza Hepçilingirler'in kaleminden gerçek olaylara, yaşanmış acılara, farklı dünyalara yapılacak hüzünlü bir yolculuk… “Aras durgun. Uslu uslu akıyor, bir oyun etmeyecekmiş gibi görünüyor, uysal. Samira'yı önden yürütüyor Samed. O arkalarından, karısını ve kızını kollayarak gidecek. Irmağı yarılamalarına kadar her şey istedikleri gibi; hiçbir terslik yok. Ama ne oluyorsa bir anda oluyor. Birden bir çukura düşüyor Samira ve gömülüveriyor suya. Elindeki iki valizi birden bırakacak Samed ve karısını sendeleyip düştüğü yerden çekip çıkaracak. Tam o anda bebesinin sulara kapılıp kendilerinden uzaklaşmakta olduğunu görecek. Su yeniden boyunu aşmış, bebesini önüne katmış, götürüyor. Karısının çığlıkları, bebenin bağırmalarına karışmakta. Yetişiyor, kundağından yakalıyor bebesini. Çekip alıyor. »
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat