#smrgKİTABEVİ Jean-Jacques'in Yargıcı Rousseau: Dürüstlük ve İftira Üzerine Diyaloglar - 2026

Editör:
Emre Poyraz
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199260877
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
368
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Canberk Şeref
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
338,00
Havale/EFT ile: 331,24
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 27.04.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199260877
648488
Jean-Jacques'in Yargıcı Rousseau: Dürüstlük ve İftira Üzerine Diyaloglar -        2026
Jean-Jacques'in Yargıcı Rousseau: Dürüstlük ve İftira Üzerine Diyaloglar - 2026 #smrgKİTABEVİ
338
Aydınlanma düşünürlerince aforoz edilen ve eserleri yasaklanan Rousseau, hayatının en zorlu döneminde kendi sanık kürsüsünü kurar. Adı bir "canavar" ile eş anlamlı hâle getirildiğinde, hakikati kime anlatabilirdi? Yazar, kendini üç karaktere ayırarak bu işe girişir. Jean-Jacques'ın Yargıcı Rousseau gibi tuhaf bir başlığın da sırrı olan bu yaklaşımda, sağduyuyu temsil eden dış gözlemci "Rousseau" ile karşı cephenin fikirlerini haklı gören bir "Fransız", iftiralara kurban giden "Jean-Jacques" figürü üzerine konuşmaya başlarlar. Bir insanın kendi itibarına dışarıdan yaklaştığı bu diyalojik otobiyografi; acımasız sorgulamalar, aklama çabaları ve üretilmiş yalanları çürütme üzerine kurulu bir tartışmadır. Ancak eser, köşeye sıkışmış bir düşünürün salt kişisel itirafnamesi değildir. Rousseau, doğaya duyduğu sarsılmaz tutku ve romantik üslubunun canlılığıyla; dönemin Fransız sosyetesinin, imtiyazlı salon kültürünün ve ikiyüzlü nezaketin "örgütlü kötülüğünün" felsefi eleştirisini sunar. Tarihin en büyük itibar suikastlarından birine karşı yazılan bu anıtsal metin, okura şu soruyu yöneltiyor: Bütün dünyanın yalan söylediği bir düzende, insan yalnızca kendi vicdanına kulak vererek hakikati kavrayabilir mi? Hem iç huzurunu korumak hem de adil kalabilmek adına doğruları nasıl saptayacaktır?
Aydınlanma düşünürlerince aforoz edilen ve eserleri yasaklanan Rousseau, hayatının en zorlu döneminde kendi sanık kürsüsünü kurar. Adı bir "canavar" ile eş anlamlı hâle getirildiğinde, hakikati kime anlatabilirdi? Yazar, kendini üç karaktere ayırarak bu işe girişir. Jean-Jacques'ın Yargıcı Rousseau gibi tuhaf bir başlığın da sırrı olan bu yaklaşımda, sağduyuyu temsil eden dış gözlemci "Rousseau" ile karşı cephenin fikirlerini haklı gören bir "Fransız", iftiralara kurban giden "Jean-Jacques" figürü üzerine konuşmaya başlarlar. Bir insanın kendi itibarına dışarıdan yaklaştığı bu diyalojik otobiyografi; acımasız sorgulamalar, aklama çabaları ve üretilmiş yalanları çürütme üzerine kurulu bir tartışmadır. Ancak eser, köşeye sıkışmış bir düşünürün salt kişisel itirafnamesi değildir. Rousseau, doğaya duyduğu sarsılmaz tutku ve romantik üslubunun canlılığıyla; dönemin Fransız sosyetesinin, imtiyazlı salon kültürünün ve ikiyüzlü nezaketin "örgütlü kötülüğünün" felsefi eleştirisini sunar. Tarihin en büyük itibar suikastlarından birine karşı yazılan bu anıtsal metin, okura şu soruyu yöneltiyor: Bütün dünyanın yalan söylediği bir düzende, insan yalnızca kendi vicdanına kulak vererek hakikati kavrayabilir mi? Hem iç huzurunu korumak hem de adil kalabilmek adına doğruları nasıl saptayacaktır?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat