#smrgKİTABEVİ Kaçak Gölgeler - 2016

Kondisyon:
Yeni
Basıldığı Matbaa:
Kenan Ofset
Stok Kodu:
1199001847
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
143 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2016
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199001847
388011
Kaçak Gölgeler -        2016
Kaçak Gölgeler - 2016 #smrgKİTABEVİ
0.00
Ömer Çeşit, iki senelik bir aradan sonra Kaçak Gölgeler kitabıyla okuyucu karşısına çıkıyor.

Siz öyküseverleri farklı dünyalara sürüklemeye hazırlanan Kaçak Gölgeler'de, insan ruhunun merkezinde yer alan masumiyet, yalnızlık, melankoli ve aşk gibi duyguların içinde kaybolurken, toplumun ve bireyin en can alıcı sorunlarına da tanık olacaksınız.

Kısacık boyuna rağmen dışarıya çıkıp saklambaç oynamaya başladı yakınlık duyduğu simitçiyle. Göründüğünü bile bile kaybolmuş gibi yaparak oyunu daha sahici bir hale getiriyordu. Tahta tabureye oturması istendiğinde garipsedi.

Yüzüne muzip bir ifade takınarak, "Ben niye oturuyorum ki?" diye sordu. Simitçi, garip bir dille, "Çünkü oturmalısın, yorulmuşsundur, hem annen seni bana emanet etti." diye fısıldadı kulağına. Sevimli cüce, anlam veremedi bu sözlere, "Benim senden ne farkım var ki, sen de yoruluyorsun." dedi ve gözlerini meydan okurcasına adamın kapkara gözlerine dikti.

Simitçi şaşırmıştı, ufaklığın ilginç mütevazılığına tepkisiz kalmadı. Ama bu mütevazılığın, esasen içinde gerçekleri barındırdığını da sezinlemişti. 'Çocuklar ne güzel' diye genelledi kafasında o anı.

Ömer Çeşit, iki senelik bir aradan sonra Kaçak Gölgeler kitabıyla okuyucu karşısına çıkıyor.

Siz öyküseverleri farklı dünyalara sürüklemeye hazırlanan Kaçak Gölgeler'de, insan ruhunun merkezinde yer alan masumiyet, yalnızlık, melankoli ve aşk gibi duyguların içinde kaybolurken, toplumun ve bireyin en can alıcı sorunlarına da tanık olacaksınız.

Kısacık boyuna rağmen dışarıya çıkıp saklambaç oynamaya başladı yakınlık duyduğu simitçiyle. Göründüğünü bile bile kaybolmuş gibi yaparak oyunu daha sahici bir hale getiriyordu. Tahta tabureye oturması istendiğinde garipsedi.

Yüzüne muzip bir ifade takınarak, "Ben niye oturuyorum ki?" diye sordu. Simitçi, garip bir dille, "Çünkü oturmalısın, yorulmuşsundur, hem annen seni bana emanet etti." diye fısıldadı kulağına. Sevimli cüce, anlam veremedi bu sözlere, "Benim senden ne farkım var ki, sen de yoruluyorsun." dedi ve gözlerini meydan okurcasına adamın kapkara gözlerine dikti.

Simitçi şaşırmıştı, ufaklığın ilginç mütevazılığına tepkisiz kalmadı. Ama bu mütevazılığın, esasen içinde gerçekleri barındırdığını da sezinlemişti. 'Çocuklar ne güzel' diye genelledi kafasında o anı.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat