#smrgKİTABEVİ Kale Gibi Bir Kalem Galip Erdem (Ciltli) - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786059858243
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
454
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
487,50
Havale/EFT ile:
477,75
1199257633
645156
https://www.simurgkitabevi.com/kale-gibi-bir-kalem-galip-erdem-ciltli-2026
Kale Gibi Bir Kalem Galip Erdem (Ciltli) - 2026 #smrgKİTABEVİ
487.5
Cunhuriyetin 100. Yılına Armağan
Yazar, avukat, eğitimci, rehber ve dost olarak ömrünü hasrettiği davası ve dava arkadaşları için kelimenin tam manasıyla yüksek güvenlikli bir kale vazifesi gören Erdem, fikir ve inançlarına saldıranların toslayıp darmadağın olduğu “kale gibi sağlam” fikirler üretmiş, zarara uğrayan yahut risk altında bulunan dostlarının arkasında “kale gibi” durarak karakterini ortaya koymuştur.
Hayatı boyunca bir savunma cephesinden ötekine koşturan Erdem hakkında kızı Bilge Erdem Kalemoğlu'nun yaptığı şu tespit, bu bakımdan son derece önemlidir:
“Kendine nerede ihtiyaç duyulduysa orada oldu. Kendi hayatını erteledi. Ben işte asıl bu yüzden, inandığı gibi yaşadığı için, onu çok sevdim. Taviz vermediği, esnek olmadığı tek konu inançlarıydı. Bir gün konuşurken, ‘Beni ne yapsam sevmezsin, baba?' diye sorduğumda, ‘Vatanını, milletini sevmezsen.' demişti. Hayatı boyunca bir lokma, bir hırkayla yetindi. Paraya ve makama önem vermeyen bir insan olarak, kısaca ülkücü olarak yaşadı ve bütün ülkücüleri de öyle gördü. Bazen ülkücü bilinen birinin bir hatasından bahsetsek, hemen bizim yanlış anladığımızı, bir ülkücünün yanlış yapmayacağını anlatırdı. Büyük Dava döneminde avukatlığını yaptığı insanları sadece savunmadı, onları ve ailelerini çok sevdi.”
Yazar, avukat, eğitimci, rehber ve dost olarak ömrünü hasrettiği davası ve dava arkadaşları için kelimenin tam manasıyla yüksek güvenlikli bir kale vazifesi gören Erdem, fikir ve inançlarına saldıranların toslayıp darmadağın olduğu “kale gibi sağlam” fikirler üretmiş, zarara uğrayan yahut risk altında bulunan dostlarının arkasında “kale gibi” durarak karakterini ortaya koymuştur.
Hayatı boyunca bir savunma cephesinden ötekine koşturan Erdem hakkında kızı Bilge Erdem Kalemoğlu'nun yaptığı şu tespit, bu bakımdan son derece önemlidir:
“Kendine nerede ihtiyaç duyulduysa orada oldu. Kendi hayatını erteledi. Ben işte asıl bu yüzden, inandığı gibi yaşadığı için, onu çok sevdim. Taviz vermediği, esnek olmadığı tek konu inançlarıydı. Bir gün konuşurken, ‘Beni ne yapsam sevmezsin, baba?' diye sorduğumda, ‘Vatanını, milletini sevmezsen.' demişti. Hayatı boyunca bir lokma, bir hırkayla yetindi. Paraya ve makama önem vermeyen bir insan olarak, kısaca ülkücü olarak yaşadı ve bütün ülkücüleri de öyle gördü. Bazen ülkücü bilinen birinin bir hatasından bahsetsek, hemen bizim yanlış anladığımızı, bir ülkücünün yanlış yapmayacağını anlatırdı. Büyük Dava döneminde avukatlığını yaptığı insanları sadece savunmadı, onları ve ailelerini çok sevdi.”
Cunhuriyetin 100. Yılına Armağan
Yazar, avukat, eğitimci, rehber ve dost olarak ömrünü hasrettiği davası ve dava arkadaşları için kelimenin tam manasıyla yüksek güvenlikli bir kale vazifesi gören Erdem, fikir ve inançlarına saldıranların toslayıp darmadağın olduğu “kale gibi sağlam” fikirler üretmiş, zarara uğrayan yahut risk altında bulunan dostlarının arkasında “kale gibi” durarak karakterini ortaya koymuştur.
Hayatı boyunca bir savunma cephesinden ötekine koşturan Erdem hakkında kızı Bilge Erdem Kalemoğlu'nun yaptığı şu tespit, bu bakımdan son derece önemlidir:
“Kendine nerede ihtiyaç duyulduysa orada oldu. Kendi hayatını erteledi. Ben işte asıl bu yüzden, inandığı gibi yaşadığı için, onu çok sevdim. Taviz vermediği, esnek olmadığı tek konu inançlarıydı. Bir gün konuşurken, ‘Beni ne yapsam sevmezsin, baba?' diye sorduğumda, ‘Vatanını, milletini sevmezsen.' demişti. Hayatı boyunca bir lokma, bir hırkayla yetindi. Paraya ve makama önem vermeyen bir insan olarak, kısaca ülkücü olarak yaşadı ve bütün ülkücüleri de öyle gördü. Bazen ülkücü bilinen birinin bir hatasından bahsetsek, hemen bizim yanlış anladığımızı, bir ülkücünün yanlış yapmayacağını anlatırdı. Büyük Dava döneminde avukatlığını yaptığı insanları sadece savunmadı, onları ve ailelerini çok sevdi.”
Yazar, avukat, eğitimci, rehber ve dost olarak ömrünü hasrettiği davası ve dava arkadaşları için kelimenin tam manasıyla yüksek güvenlikli bir kale vazifesi gören Erdem, fikir ve inançlarına saldıranların toslayıp darmadağın olduğu “kale gibi sağlam” fikirler üretmiş, zarara uğrayan yahut risk altında bulunan dostlarının arkasında “kale gibi” durarak karakterini ortaya koymuştur.
Hayatı boyunca bir savunma cephesinden ötekine koşturan Erdem hakkında kızı Bilge Erdem Kalemoğlu'nun yaptığı şu tespit, bu bakımdan son derece önemlidir:
“Kendine nerede ihtiyaç duyulduysa orada oldu. Kendi hayatını erteledi. Ben işte asıl bu yüzden, inandığı gibi yaşadığı için, onu çok sevdim. Taviz vermediği, esnek olmadığı tek konu inançlarıydı. Bir gün konuşurken, ‘Beni ne yapsam sevmezsin, baba?' diye sorduğumda, ‘Vatanını, milletini sevmezsen.' demişti. Hayatı boyunca bir lokma, bir hırkayla yetindi. Paraya ve makama önem vermeyen bir insan olarak, kısaca ülkücü olarak yaşadı ve bütün ülkücüleri de öyle gördü. Bazen ülkücü bilinen birinin bir hatasından bahsetsek, hemen bizim yanlış anladığımızı, bir ülkücünün yanlış yapmayacağını anlatırdı. Büyük Dava döneminde avukatlığını yaptığı insanları sadece savunmadı, onları ve ailelerini çok sevdi.”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.