#smrgKİTABEVİ Karanlık Odada -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Melisa Matbaacılık
Dizi Adı:
Deneme 135
ISBN-10:
9,78625E+12
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
3&7
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
13x18
Sayfa Sayısı:
272
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Çeviren:
Burcu Oğuz
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
231,00
Havale/EFT ile:
226,38
Temin süresi 4&5 gündür.
1199240403
627586
https://www.simurgkitabevi.com/karanlik-odada
Karanlık Odada - #smrgKİTABEVİ
231
Brian Dillon'ın ilk kitabı Karanlık Odada, belleği gerekli gereksiz her nesnenin istiflendiği bir mekân olarak tanımlayarak geçmişin karanlık koridorlarında dolaşıyor. On beş yaşında annesini, beş sene sonra da babasını kaybeden Dillon, yıllar sonra yaşadığı bir çöküşün ardından çocukluk evine dönüyor: Bu ev artık yalnızca dört duvardan ibaret değildir, aynı zamanda bir anılar ve kayıplar galerisidir.
Dillon, bellek ile mekân arasındaki derin bağları keşfederken Baudelaire'den Barthes'a, Proust'tan Bachelard'a, Berger'dan Benjamin'e pek çok düşünürü de bu içsel yolculuğa dahil ediyor. Ev, eşyalar, fotoğraflar, bedenler, yerler... Geçmişinin sessiz tanıklarıyla bir tür yas meditasyonu yaparken ailesinden ve kendisinden geriye kalan döküntüleri topluyor, parçalıyor, yeniden birleştiriyor ve belleğin labirentinde kayboluyor. Karanlık Odada, bireysel bir yas anlatısı olmasının yanında, belleğin doğasını ve geçmişle kurduğumuz kırılgan bağı sorgulayan sarsıcı bir bellek kazısı niteliğinde.
Ev, annemin her zaman direttiği gibi lanetliydi. Ama ortaya çıktı ki lanet benimdi ve geriye dönüktü. Onu terk ettiğim sabaha kadar ondan ne kadar nefret ettiğimi hiç bilmiyordum.
Dillon, bellek ile mekân arasındaki derin bağları keşfederken Baudelaire'den Barthes'a, Proust'tan Bachelard'a, Berger'dan Benjamin'e pek çok düşünürü de bu içsel yolculuğa dahil ediyor. Ev, eşyalar, fotoğraflar, bedenler, yerler... Geçmişinin sessiz tanıklarıyla bir tür yas meditasyonu yaparken ailesinden ve kendisinden geriye kalan döküntüleri topluyor, parçalıyor, yeniden birleştiriyor ve belleğin labirentinde kayboluyor. Karanlık Odada, bireysel bir yas anlatısı olmasının yanında, belleğin doğasını ve geçmişle kurduğumuz kırılgan bağı sorgulayan sarsıcı bir bellek kazısı niteliğinde.
Ev, annemin her zaman direttiği gibi lanetliydi. Ama ortaya çıktı ki lanet benimdi ve geriye dönüktü. Onu terk ettiğim sabaha kadar ondan ne kadar nefret ettiğimi hiç bilmiyordum.
Brian Dillon'ın ilk kitabı Karanlık Odada, belleği gerekli gereksiz her nesnenin istiflendiği bir mekân olarak tanımlayarak geçmişin karanlık koridorlarında dolaşıyor. On beş yaşında annesini, beş sene sonra da babasını kaybeden Dillon, yıllar sonra yaşadığı bir çöküşün ardından çocukluk evine dönüyor: Bu ev artık yalnızca dört duvardan ibaret değildir, aynı zamanda bir anılar ve kayıplar galerisidir.
Dillon, bellek ile mekân arasındaki derin bağları keşfederken Baudelaire'den Barthes'a, Proust'tan Bachelard'a, Berger'dan Benjamin'e pek çok düşünürü de bu içsel yolculuğa dahil ediyor. Ev, eşyalar, fotoğraflar, bedenler, yerler... Geçmişinin sessiz tanıklarıyla bir tür yas meditasyonu yaparken ailesinden ve kendisinden geriye kalan döküntüleri topluyor, parçalıyor, yeniden birleştiriyor ve belleğin labirentinde kayboluyor. Karanlık Odada, bireysel bir yas anlatısı olmasının yanında, belleğin doğasını ve geçmişle kurduğumuz kırılgan bağı sorgulayan sarsıcı bir bellek kazısı niteliğinde.
Ev, annemin her zaman direttiği gibi lanetliydi. Ama ortaya çıktı ki lanet benimdi ve geriye dönüktü. Onu terk ettiğim sabaha kadar ondan ne kadar nefret ettiğimi hiç bilmiyordum.
Dillon, bellek ile mekân arasındaki derin bağları keşfederken Baudelaire'den Barthes'a, Proust'tan Bachelard'a, Berger'dan Benjamin'e pek çok düşünürü de bu içsel yolculuğa dahil ediyor. Ev, eşyalar, fotoğraflar, bedenler, yerler... Geçmişinin sessiz tanıklarıyla bir tür yas meditasyonu yaparken ailesinden ve kendisinden geriye kalan döküntüleri topluyor, parçalıyor, yeniden birleştiriyor ve belleğin labirentinde kayboluyor. Karanlık Odada, bireysel bir yas anlatısı olmasının yanında, belleğin doğasını ve geçmişle kurduğumuz kırılgan bağı sorgulayan sarsıcı bir bellek kazısı niteliğinde.
Ev, annemin her zaman direttiği gibi lanetliydi. Ama ortaya çıktı ki lanet benimdi ve geriye dönüktü. Onu terk ettiğim sabaha kadar ondan ne kadar nefret ettiğimi hiç bilmiyordum.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.