#smrgKİTABEVİ Kardelen Rengi Şafaklardı -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
286
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
436,80
Havale/EFT ile:
428,06
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199267473
655640
https://www.simurgkitabevi.com/kardelen-rengi-safaklardi
Kardelen Rengi Şafaklardı - #smrgKİTABEVİ
436.8
“Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasi ve entelektüel hayatın sürecini kolaylaştırır.” (Marx) olduğundan, insanın yeniden üretim etkinliğinin değerlendirilmesinde yaşanmış dönemin dikkate alınması; yaratılmış eserlerin estetiğinden, zenginliğinden keyif alınırken ürünlerin yaratılmasında sanatçının toplumsal devingenliğinin belirleyiciliğinde olduğunun unutulmaması gerektiğidir. Günümüze taşınmış kültürel yaratılar kendi dönemlerinin toplumsal devingenliğinin belirleyiciliğinde oldukları gibi günümüz yaratıları da içinde bulunduğumuz toplumsal devingenliğin belirleyiciliğindedir. Sınıflar ve onların örgütlerinden bağımsız değildirler. Bu entelektüel üretimlerin üretenin kendi sınıfı için ürettiği anlamındadır. Ancak bu da yetmez. Sosyalist olduğunu söyleyen sanatçı-edebiyatçı; kendi sınıfının çıplak gerçeğinin fotoğrafını çekmekle kalmayıp doğrudan işçi sınıfının komünist partisi için, proletarya diktatörlüğü için üretmek zorundadır.
“Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasi ve entelektüel hayatın sürecini kolaylaştırır.” (Marx) olduğundan, insanın yeniden üretim etkinliğinin değerlendirilmesinde yaşanmış dönemin dikkate alınması; yaratılmış eserlerin estetiğinden, zenginliğinden keyif alınırken ürünlerin yaratılmasında sanatçının toplumsal devingenliğinin belirleyiciliğinde olduğunun unutulmaması gerektiğidir. Günümüze taşınmış kültürel yaratılar kendi dönemlerinin toplumsal devingenliğinin belirleyiciliğinde oldukları gibi günümüz yaratıları da içinde bulunduğumuz toplumsal devingenliğin belirleyiciliğindedir. Sınıflar ve onların örgütlerinden bağımsız değildirler. Bu entelektüel üretimlerin üretenin kendi sınıfı için ürettiği anlamındadır. Ancak bu da yetmez. Sosyalist olduğunu söyleyen sanatçı-edebiyatçı; kendi sınıfının çıplak gerçeğinin fotoğrafını çekmekle kalmayıp doğrudan işçi sınıfının komünist partisi için, proletarya diktatörlüğü için üretmek zorundadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.