#smrgSAHAF Kerbela'dan Buhara'ya -

Stok Kodu:
1199160052
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
199 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1991
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
Din
0,00
1199160052
546206
Kerbela'dan Buhara'ya -
Kerbela'dan Buhara'ya - #smrgSAHAF
0.00
Kim, bu taş yürekli, zalim ve müstevli dedikleriniz. Türkler mi?.. Yoo hayır siz ciddi değilsiniz, siz Türkleri hiç görüp tanımadınız mı? Siz cahilsiniz. Türkler zulmü, adaletsizliği hiç sevmezler. Onlar haksız yere adam öldürmezler, katliam yapmazlar. Onların taa var oldukları günden bu güne kadar dinlerinde, anane ve cemiyet hayatlarında, devlet yönetimlerinde bu dediklerin hep kesinlikle yasaktır. Yapanlar da kim olursa olsun cezasını muhakkak çekerler. İster er olsun, ister Han olsun.

• Fakat benim yaram çok derin anam, orada bütün milletimin kanı kaynıyor, bütün ailemin ahı tutuşmuş, için için oyulu-yor. Ne suçları vardı, yedi yüz masum kişi, hiç yargılanmadan, sorulmadan sadece vahşete, zulme ve esarete hayır dedikleri, karşı çıktıkları için belki de Türk oldukları, Arap olmadıkları için peynir gibi doğrandılar. Oysa ki onlar, Kuteybe'den can emniyeti teminatı aldığım için benimle beraber gelen, din-i İslam için hep cehd dolu, korkusuz askerlerdi.

• Hayır, onlar ne anlardı münafıkça davranmaktan, ben o işi Araplar'dan bu kadar yıldır zor öğrendim. Riyakârlığı, dalkavuk-luğu, soytarılığı. Din adına dinsizliği ben onlarda gördüm.

Kim, bu taş yürekli, zalim ve müstevli dedikleriniz. Türkler mi?.. Yoo hayır siz ciddi değilsiniz, siz Türkleri hiç görüp tanımadınız mı? Siz cahilsiniz. Türkler zulmü, adaletsizliği hiç sevmezler. Onlar haksız yere adam öldürmezler, katliam yapmazlar. Onların taa var oldukları günden bu güne kadar dinlerinde, anane ve cemiyet hayatlarında, devlet yönetimlerinde bu dediklerin hep kesinlikle yasaktır. Yapanlar da kim olursa olsun cezasını muhakkak çekerler. İster er olsun, ister Han olsun.

• Fakat benim yaram çok derin anam, orada bütün milletimin kanı kaynıyor, bütün ailemin ahı tutuşmuş, için için oyulu-yor. Ne suçları vardı, yedi yüz masum kişi, hiç yargılanmadan, sorulmadan sadece vahşete, zulme ve esarete hayır dedikleri, karşı çıktıkları için belki de Türk oldukları, Arap olmadıkları için peynir gibi doğrandılar. Oysa ki onlar, Kuteybe'den can emniyeti teminatı aldığım için benimle beraber gelen, din-i İslam için hep cehd dolu, korkusuz askerlerdi.

• Hayır, onlar ne anlardı münafıkça davranmaktan, ben o işi Araplar'dan bu kadar yıldır zor öğrendim. Riyakârlığı, dalkavuk-luğu, soytarılığı. Din adına dinsizliği ben onlarda gördüm.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat