#smrgSAHAF Kesmeşeker: Hayat Okulunda Seçmeli Ders Olmaz -

Stok Kodu:
1199192080
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
272 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2016
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199192080
578112
Kesmeşeker: Hayat Okulunda Seçmeli Ders Olmaz -
Kesmeşeker: Hayat Okulunda Seçmeli Ders Olmaz - #smrgSAHAF
0.00
Anter, Destek Yayınları tarafından çıkan yeni kitabında insanın çocukluğundan gelen birçok olayın bugün aynı kişiyi nasıl etkilediğini anlatırken “Başımıza gelenleri seçiyor muyuz yoksa onlarla nasıl baş etmemiz gerektiği hakkında sınanıyor muyuz?” sorusuna da cevap arıyor. Ayrıca en karanlık tan vaktinin ardından güneş ışığının geleceğini hatırlatan yazar kitabın ikinci bölümünde aşkı tanımlamaya çalışıyor. “Aşk bir sözcük değil sözlüktür” diyor ve herkese seçmesi için sürüsüyle tanımlar sunuyor. “Toplumsal kayboluşun içinde bireysel varlığını arayan karanlıkta kalmış körlerden öte değiliz. Dört gözlü olsak bile baktığımız yetmezse gözler doymayacaktır. Dört kulaklı olsak da, işittiklerimizi anlamazsak kulaklar dolmayacaktır. O zaman kendini ortaya koyup ifade etmeye çalışmak zulümden öteye gitmeyecektir” diye romanına devam eden Eddi Anter öğrenmenin zamanı ve yaşı yoktur diye ısrarla devam ediyor.

Anter son bir düşünmeye değer not eklemiş: “Allah'a işlerimi havale etmeden evvel iyice düşünmem gerektiğini yıllar sonra öğrendim. Havaleyi yaparken, Allah'ın, bu nereden geliyor diye göz atıp, benimle ilgili sayfaları elden geçireceğini bildiğimden, artık O'na yollamaktan çekiniyorum.” İyi olmakta fayda var. Olunabilecek en iyi insan olmak... Tüm mesele de budur.

O hiç 12 yaşında olmadı...
O aslında hiç çocuk olmadı...
Çocukluğuyla beraber masumiyetini, haysiyetini ve tüm hayallerini elinden aldılar... Hayatını çaldılar.
Bunu yapanlar, insanlıklarını kapının dışında bıraktılar...

Bir insanı öldürmek tüm insanlığa atılmış bir kurşundur. Bir insana işkence yapmak tüm insanlığı unutmaktır. Bir insanı utandırmak o insanı öldürmekle eşdeğerdir. Onu kimler kaç defa aşağılayıp utandırdı bilseniz, onun da kaç sefer ölüp dirildiğini anlardınız. Hiçbir çocuk onun yaşadıklarını bir daha yaşamamalıdır. Asla.

“Hayat okulunda okuyan öğrenci sınavlarla baş etmek zorundadır. Ne yazık ki bu okulda seçmeli dersler olmaz” sözlerini annesi hep tekrarlardı.
Hayat herkese adildir; fakat eşit davranmadığından çoğu zaman acımasız gözükür...
Onu anlamadılar... Hiç kimse anlamadı onu. Hiçbir zaman onu anlayan biri olmadı.

Acılarla dolu bir hayat sürerken, günün birinde mutlu olacağı, hayatının aşkına kavuşacağı söylense inanır mıydı? Aşk bir sözcük değil sözlüktür cümlesinin ağzından çıkacağını duysa şaşırır mıydı?

Her gün yeni bir gün ve her şey aniden değişebilir. Tam çukurun dibini boyladığında, birdenbire kendini en tepede de bulabilirsin.

Anter, Destek Yayınları tarafından çıkan yeni kitabında insanın çocukluğundan gelen birçok olayın bugün aynı kişiyi nasıl etkilediğini anlatırken “Başımıza gelenleri seçiyor muyuz yoksa onlarla nasıl baş etmemiz gerektiği hakkında sınanıyor muyuz?” sorusuna da cevap arıyor. Ayrıca en karanlık tan vaktinin ardından güneş ışığının geleceğini hatırlatan yazar kitabın ikinci bölümünde aşkı tanımlamaya çalışıyor. “Aşk bir sözcük değil sözlüktür” diyor ve herkese seçmesi için sürüsüyle tanımlar sunuyor. “Toplumsal kayboluşun içinde bireysel varlığını arayan karanlıkta kalmış körlerden öte değiliz. Dört gözlü olsak bile baktığımız yetmezse gözler doymayacaktır. Dört kulaklı olsak da, işittiklerimizi anlamazsak kulaklar dolmayacaktır. O zaman kendini ortaya koyup ifade etmeye çalışmak zulümden öteye gitmeyecektir” diye romanına devam eden Eddi Anter öğrenmenin zamanı ve yaşı yoktur diye ısrarla devam ediyor.

Anter son bir düşünmeye değer not eklemiş: “Allah'a işlerimi havale etmeden evvel iyice düşünmem gerektiğini yıllar sonra öğrendim. Havaleyi yaparken, Allah'ın, bu nereden geliyor diye göz atıp, benimle ilgili sayfaları elden geçireceğini bildiğimden, artık O'na yollamaktan çekiniyorum.” İyi olmakta fayda var. Olunabilecek en iyi insan olmak... Tüm mesele de budur.

O hiç 12 yaşında olmadı...
O aslında hiç çocuk olmadı...
Çocukluğuyla beraber masumiyetini, haysiyetini ve tüm hayallerini elinden aldılar... Hayatını çaldılar.
Bunu yapanlar, insanlıklarını kapının dışında bıraktılar...

Bir insanı öldürmek tüm insanlığa atılmış bir kurşundur. Bir insana işkence yapmak tüm insanlığı unutmaktır. Bir insanı utandırmak o insanı öldürmekle eşdeğerdir. Onu kimler kaç defa aşağılayıp utandırdı bilseniz, onun da kaç sefer ölüp dirildiğini anlardınız. Hiçbir çocuk onun yaşadıklarını bir daha yaşamamalıdır. Asla.

“Hayat okulunda okuyan öğrenci sınavlarla baş etmek zorundadır. Ne yazık ki bu okulda seçmeli dersler olmaz” sözlerini annesi hep tekrarlardı.
Hayat herkese adildir; fakat eşit davranmadığından çoğu zaman acımasız gözükür...
Onu anlamadılar... Hiç kimse anlamadı onu. Hiçbir zaman onu anlayan biri olmadı.

Acılarla dolu bir hayat sürerken, günün birinde mutlu olacağı, hayatının aşkına kavuşacağı söylense inanır mıydı? Aşk bir sözcük değil sözlüktür cümlesinin ağzından çıkacağını duysa şaşırır mıydı?

Her gün yeni bir gün ve her şey aniden değişebilir. Tam çukurun dibini boyladığında, birdenbire kendini en tepede de bulabilirsin.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat