#smrgKİTABEVİ Koğuş -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Roman
ISBN-10:
9,78605E+12
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199146202
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
352
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2016
Çeviren:
Atilla Dirim
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
Der Trakt
Kategori:
indirimli
209,30
Havale/EFT ile: 205,11
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199146202
532365
Koğuş -
Koğuş - #smrgKİTABEVİ
209.3
Seni kovalayan anılarınsa kaçıp saklanamazsın.
Yüzleşmekten başka çaren yok.

Söyle bana,
Kocan seni daha önce hiç görmediğini söylüyor.
Ve herkes bir çocuğunun olmadığını iddia ediyor.
Kimse sana inanmıyorken kime güvenebilirsin?
Peki aslında sen kimsin?
Gece yarısı bir anda karşısına çıkan bir araba ve oğlunu kendisinden söküp alan dövmeli bir kol…
Sybille'nin hatırlayabildiği tek şey budur. Şimdi penceresiz bir koğuşta yatarken karşısındaki doktor ona iki ay komada kaldığını söyler. Çocuğunu sorduğundaysa kendisine çocuğunun olmadığı cevabı verilir. Durumu anlamlandıramayan Sybille koğuştan kaçar. Evini bulmayı başarıp kocasına kavuşunca kâbusunun sona erdiğini düşünür ama yanılıyordur. Çünkü kocası onu reddetmekte ve bir çocukları olmadığını iddia etmektedir. Sırlar aydınlanmaya başladığında ise Sybille kâbusunun daha yeni başladığını anlayacaktır.

“İlk sayfasından itibaren okuyucuyu kendine çekiyor ve yakasını bir an olsun bırakmıyor.” Huffingtonpostde

“Heyecan dozu yüksek bir psikolojik gerilim, size doğru sandığınız her şeyi unutturacak.” Bücherrezensionenorg

“Strobel tüm kitap boyunca şeytani zekâsını sonuna kadar kullanmış. Normallik ile delilik arasında gidip gelen, insanı diken üzerinde tutan bir hikâye.” Krimi-couchde

Seni kovalayan anılarınsa kaçıp saklanamazsın.
Yüzleşmekten başka çaren yok.

Söyle bana,
Kocan seni daha önce hiç görmediğini söylüyor.
Ve herkes bir çocuğunun olmadığını iddia ediyor.
Kimse sana inanmıyorken kime güvenebilirsin?
Peki aslında sen kimsin?
Gece yarısı bir anda karşısına çıkan bir araba ve oğlunu kendisinden söküp alan dövmeli bir kol…
Sybille'nin hatırlayabildiği tek şey budur. Şimdi penceresiz bir koğuşta yatarken karşısındaki doktor ona iki ay komada kaldığını söyler. Çocuğunu sorduğundaysa kendisine çocuğunun olmadığı cevabı verilir. Durumu anlamlandıramayan Sybille koğuştan kaçar. Evini bulmayı başarıp kocasına kavuşunca kâbusunun sona erdiğini düşünür ama yanılıyordur. Çünkü kocası onu reddetmekte ve bir çocukları olmadığını iddia etmektedir. Sırlar aydınlanmaya başladığında ise Sybille kâbusunun daha yeni başladığını anlayacaktır.

“İlk sayfasından itibaren okuyucuyu kendine çekiyor ve yakasını bir an olsun bırakmıyor.” Huffingtonpostde

“Heyecan dozu yüksek bir psikolojik gerilim, size doğru sandığınız her şeyi unutturacak.” Bücherrezensionenorg

“Strobel tüm kitap boyunca şeytani zekâsını sonuna kadar kullanmış. Normallik ile delilik arasında gidip gelen, insanı diken üzerinde tutan bir hikâye.” Krimi-couchde

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat