#smrgSAHAF Küresel Yoksulluk ve İnsan Hakları -

Stok Kodu:
1199077652
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
382 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2006
Çeviren:
Çev. Güneş Kömürcüler
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199077652
463535
Küresel Yoksulluk ve İnsan Hakları -
Küresel Yoksulluk ve İnsan Hakları - #smrgSAHAF
0.00
İnsanlığın en yoksul yüzde kırk altısı küresel gelirin yüzde 1.2'sine sahip. Bu insanların 826 milyonu yeterli yiyecek bulamıyor ve insan ölümlerinin üçte biri yoksulluğa bağlı nedenlerle gerçekleşiyor.

Bu rakam 18 milyona ulaşıyor ve bunun 12 milyonu da beş yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor. Diğer uçta ise insanlığın “yüksek gelir ekonomileri”nde yaşayan yüzde 15'lik kesimi ise küresel gelirin yüzde seksenine sahip. Bu grubun gelirinin yüzde bir veya ikisinin yoksullukla mücadeleye ayrılması ahlaki açıdan zorunluluk arz ediyor. Ancak müreffeh 1990'lar daha büyük küresel eşitsizlikten başka bir şey getirmedi ve zenginlerin büyük bir çoğunluğu bu konuda bir sorumluluk taşıdığını düşünmüyor.

Thomas Pogge'nin kitabı da bu düşüncenin nasıl bu ölçüde yaygın olduğunu açıklamaya çalışıyor.Ahlak ve ekonomi kuramlarının ve küresel ekonomik düzenin zengin ülkelerde yaşayanları kendi ülkeleri dışındaki bu yoksulluktan nasıl habersiz kıldığını inceliyor. Bunu yaparken yaygın yanılsamaları yıkmanın yanısıra ılımlı ve herkesçe paylaşılabilir bir küresel ekonomik adalet standardı getiriyor ve bu standardın uygulanabilmesi için ayrıntılı ve gerçekçi öneriler sunuyor.

Pogge Türkçe baskı için yazdığı önsözde ise Türkiye'deki eşitsizlik hakkında şu tespitlerde bulunuyor: “Türkiye'ye yaptığım yolculuklarda, toplumsal ve ekonomik eşitsizliğin, Türkiye'de adil bir topluma ulaşılması yolunda ciddi bir engel (belki de en ciddi engel) olduğu izlenimine kapıldım. Ve bu problem, herhangi bir insan hakları eksikliği olmasa bile varolabilir... Ancak Türkiye'deki eşitsizliğin böyle tehlikeli bir noktaya ulaştığını düşünmüyorum.

“Keşke zengin ülkelerde yaşayan herkes Küresel Yoksulluk ve İnsan Hakları'nı okusa! Pogge'nin titizlikle geliştirdiği bir ahlaki argüman ile akıllıca topladığı verileri birleştirmesi, bizi, mevcut küresel ekonomik düzenin etik olarak savunulamaz olduğunu kabul etmeye mecbur bırakıyor. Bu konuda bir şeyler yapmamız gerekiyor ve Pogge de bunun sandığımız kadar zor olmadığını gösteriyor. İnsanlığın iyiliği için çok şey başarabilecek harika bir kitap.” -Professor Peter Singer, University Center for Human Values, Princeton University

“Dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli ahlaki sorun olan küresel eşitsizlik konusunda bildiğim en iyi kitaplardan birisi. Pogge, oldukça ikna edici bir biçimde çoğu zengin insanın yalnızca çaresizlik içindeki insanlara yardım etmek konusunda başarısız olmadığını, aynı zamanda çok ciddi adaletsizliklerden sorumlu olduğunu savunuyor. Pogge'nin belirttiği gibi “akademik adalet endüstrisinin bu olguyu genellikle gözardı ediyor olması inanılmaz bir başarısızlıktır”. Ancak Pogge'nin asıl amacı zenginleri lanetlemekten ziyade bizim ve desteklediğimiz kurumların mevcut dünya düzeninin daha adil olabilmesi için neler yapabileceğimiz hakkında çeşitli önerilerde bulunmaktır. Bu önerilerse ahlaki derinlik, açık düşünce, yenilikçilik ve pratik mantığı çarpıcı bir biçimde birleştiriyor.” - Derek Parfit, All Souls College, Oxford (Tanıtım'dan)

İnsanlığın en yoksul yüzde kırk altısı küresel gelirin yüzde 1.2'sine sahip. Bu insanların 826 milyonu yeterli yiyecek bulamıyor ve insan ölümlerinin üçte biri yoksulluğa bağlı nedenlerle gerçekleşiyor.

Bu rakam 18 milyona ulaşıyor ve bunun 12 milyonu da beş yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor. Diğer uçta ise insanlığın “yüksek gelir ekonomileri”nde yaşayan yüzde 15'lik kesimi ise küresel gelirin yüzde seksenine sahip. Bu grubun gelirinin yüzde bir veya ikisinin yoksullukla mücadeleye ayrılması ahlaki açıdan zorunluluk arz ediyor. Ancak müreffeh 1990'lar daha büyük küresel eşitsizlikten başka bir şey getirmedi ve zenginlerin büyük bir çoğunluğu bu konuda bir sorumluluk taşıdığını düşünmüyor.

Thomas Pogge'nin kitabı da bu düşüncenin nasıl bu ölçüde yaygın olduğunu açıklamaya çalışıyor.Ahlak ve ekonomi kuramlarının ve küresel ekonomik düzenin zengin ülkelerde yaşayanları kendi ülkeleri dışındaki bu yoksulluktan nasıl habersiz kıldığını inceliyor. Bunu yaparken yaygın yanılsamaları yıkmanın yanısıra ılımlı ve herkesçe paylaşılabilir bir küresel ekonomik adalet standardı getiriyor ve bu standardın uygulanabilmesi için ayrıntılı ve gerçekçi öneriler sunuyor.

Pogge Türkçe baskı için yazdığı önsözde ise Türkiye'deki eşitsizlik hakkında şu tespitlerde bulunuyor: “Türkiye'ye yaptığım yolculuklarda, toplumsal ve ekonomik eşitsizliğin, Türkiye'de adil bir topluma ulaşılması yolunda ciddi bir engel (belki de en ciddi engel) olduğu izlenimine kapıldım. Ve bu problem, herhangi bir insan hakları eksikliği olmasa bile varolabilir... Ancak Türkiye'deki eşitsizliğin böyle tehlikeli bir noktaya ulaştığını düşünmüyorum.

“Keşke zengin ülkelerde yaşayan herkes Küresel Yoksulluk ve İnsan Hakları'nı okusa! Pogge'nin titizlikle geliştirdiği bir ahlaki argüman ile akıllıca topladığı verileri birleştirmesi, bizi, mevcut küresel ekonomik düzenin etik olarak savunulamaz olduğunu kabul etmeye mecbur bırakıyor. Bu konuda bir şeyler yapmamız gerekiyor ve Pogge de bunun sandığımız kadar zor olmadığını gösteriyor. İnsanlığın iyiliği için çok şey başarabilecek harika bir kitap.” -Professor Peter Singer, University Center for Human Values, Princeton University

“Dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli ahlaki sorun olan küresel eşitsizlik konusunda bildiğim en iyi kitaplardan birisi. Pogge, oldukça ikna edici bir biçimde çoğu zengin insanın yalnızca çaresizlik içindeki insanlara yardım etmek konusunda başarısız olmadığını, aynı zamanda çok ciddi adaletsizliklerden sorumlu olduğunu savunuyor. Pogge'nin belirttiği gibi “akademik adalet endüstrisinin bu olguyu genellikle gözardı ediyor olması inanılmaz bir başarısızlıktır”. Ancak Pogge'nin asıl amacı zenginleri lanetlemekten ziyade bizim ve desteklediğimiz kurumların mevcut dünya düzeninin daha adil olabilmesi için neler yapabileceğimiz hakkında çeşitli önerilerde bulunmaktır. Bu önerilerse ahlaki derinlik, açık düşünce, yenilikçilik ve pratik mantığı çarpıcı bir biçimde birleştiriyor.” - Derek Parfit, All Souls College, Oxford (Tanıtım'dan)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat