#smrgKİTABEVİ Liberal Faşizmler - 2026
Çin'e ve Ortadoğu'ya kadar süren Zizek, Gazze'deki yıkımdan yapay zekâya, “de-kolonizasyon” tartışmalarından yeni sağ popülizme, Peter Thiel ve Palantir'in temsil ettiği tekno-feodal dünyadan solun kendi açmazlarına uzanan geniş bir siyasi manzara sunuyor.
Eski liberal-demokratik düzene geri dönüş mümkün mü? Özgürlük adına savunulan şey yeni efendilerin sınırsız tahakkümüne nasıl dönüşüyor?
Sol yerel kökleri, toplulukları ve halkın müesses nizama duyduğu öfkeyi neden sağa teslim ediyor? Bu öfkeyi tekrar sahiplenecek bir radikal siyaset nasıl inşa edilebilir? Liberal Faşizmler, liberal özgürlük anlayışının çelişkilerini teşhir ederken, solu sıfır noktasından yeniden düşünmeye çağırıyor.
“Kırılmanın olumlu bir yanı da var:
Bizi, liberal-demokratik, paternalist devletin eski evresine geri dönüş olmadığını nihayet kabul etmeye zorluyor. Böylece uzun süredir tutunduğumuz inkâr ve pazarlık stratejisinden uzaklaşıp, yenilgiyi bütün çıplaklığıyla kabul etmek zorunda kalıyoruz. Artık sıfır noktasından yeniden başlamak gerekiyor.”
Çin'e ve Ortadoğu'ya kadar süren Zizek, Gazze'deki yıkımdan yapay zekâya, “de-kolonizasyon” tartışmalarından yeni sağ popülizme, Peter Thiel ve Palantir'in temsil ettiği tekno-feodal dünyadan solun kendi açmazlarına uzanan geniş bir siyasi manzara sunuyor.
Eski liberal-demokratik düzene geri dönüş mümkün mü? Özgürlük adına savunulan şey yeni efendilerin sınırsız tahakkümüne nasıl dönüşüyor?
Sol yerel kökleri, toplulukları ve halkın müesses nizama duyduğu öfkeyi neden sağa teslim ediyor? Bu öfkeyi tekrar sahiplenecek bir radikal siyaset nasıl inşa edilebilir? Liberal Faşizmler, liberal özgürlük anlayışının çelişkilerini teşhir ederken, solu sıfır noktasından yeniden düşünmeye çağırıyor.
“Kırılmanın olumlu bir yanı da var:
Bizi, liberal-demokratik, paternalist devletin eski evresine geri dönüş olmadığını nihayet kabul etmeye zorluyor. Böylece uzun süredir tutunduğumuz inkâr ve pazarlık stratejisinden uzaklaşıp, yenilgiyi bütün çıplaklığıyla kabul etmek zorunda kalıyoruz. Artık sıfır noktasından yeniden başlamak gerekiyor.”