#smrgKİTABEVİ Türkiye'de Felaketlerin Politikası : Enformel Toplumsal Sözleşmeler ve Popülizm - 2026
Erhan Özşeker ve Toygar Sinan Baykan, Türkiye'de Felaketlerin Politikası'nda, yüzlerce cana mal olan faciaları masaya yatırıyorlar: Şubat 2023 depreminin genel felaket tablosu ve tek tek skandal vakalar, Marmara ve Karadeniz sel baskınları, Aladağ öğrenci yurdu, Beşiktaş gece kulübü ve Kartalkaya otel yangınları, Pamukova ve Çorlu tren “kazaları”, iş cinayetleri, iş katliamları, Soma maden faciası...
Bu felaketlerin ortaya çıkışı da onlarla baş etme ve edememe biçimleri de hiç “doğal” olmayan toplumsal-siyasal mekanizmalarla alakalı. Ortada bir toplumsal-siyasal sorumluluk var.
Yazarlar, bu sorumluluğun sadece yolsuzlukla, klientelizmle ve kayırmayla açıklanamayacağı kanısındalar. Temel sorunun, “enformel toplumsal sözleşmeler ve popülizm” olduğunu gösteriyorlar. Bir kolektif eylem var bu düzenin arkasında: “Kentleşmenin ve müreffeh bir yaşamın gerçek bedellerinin muvazaalar ile ötelenmesi, başta yanılsamalı bir biçimde, herkesin kazandığının düşünüldüğü bir durum yaratırken uzun vadede bütün toplumun zarar gördüğü bir düzene dönüşmektedir.”
Erhan Özşeker ve Toygar Sinan Baykan, Türkiye'de Felaketlerin Politikası'nda, yüzlerce cana mal olan faciaları masaya yatırıyorlar: Şubat 2023 depreminin genel felaket tablosu ve tek tek skandal vakalar, Marmara ve Karadeniz sel baskınları, Aladağ öğrenci yurdu, Beşiktaş gece kulübü ve Kartalkaya otel yangınları, Pamukova ve Çorlu tren “kazaları”, iş cinayetleri, iş katliamları, Soma maden faciası...
Bu felaketlerin ortaya çıkışı da onlarla baş etme ve edememe biçimleri de hiç “doğal” olmayan toplumsal-siyasal mekanizmalarla alakalı. Ortada bir toplumsal-siyasal sorumluluk var.
Yazarlar, bu sorumluluğun sadece yolsuzlukla, klientelizmle ve kayırmayla açıklanamayacağı kanısındalar. Temel sorunun, “enformel toplumsal sözleşmeler ve popülizm” olduğunu gösteriyorlar. Bir kolektif eylem var bu düzenin arkasında: “Kentleşmenin ve müreffeh bir yaşamın gerçek bedellerinin muvazaalar ile ötelenmesi, başta yanılsamalı bir biçimde, herkesin kazandığının düşünüldüğü bir durum yaratırken uzun vadede bütün toplumun zarar gördüğü bir düzene dönüşmektedir.”