#smrgKİTABEVİ Manisa Yöresi Geleneksel Meslekleri - Folklorik ve Eğitimsel Boyutları ile -

Editör:
Abdullah Yusufoğlu
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786258703245
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199263436
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
262
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
255,00
Havale/EFT ile: 249,90
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263436
651078
Manisa Yöresi Geleneksel Meslekleri - Folklorik ve Eğitimsel Boyutları ile -
Manisa Yöresi Geleneksel Meslekleri - Folklorik ve Eğitimsel Boyutları ile - #smrgKİTABEVİ
255
Gelenek bir toplumun hafızasıdır.

Medeniyet, her şeyden evvel kökeni maziye dayanan, köklü bir geleneğin birleşimidir. Çünkü kültür ve medeniyet, geçmişi asırlara varan güçlü bir inkişafın verimidir. Zamanla daralma, küçülme, sarsılmalar olsa da, nihai noktada bir vücudun azaları menendi bir toplumu ayakta tutan en sağlam dinamiklerdir. Sanayileşme ile birlikte karşılaştığı büyük güçlüklere rağmen gelenek bir milletin hafızası olma özelliğini korumuştur.

Geçmişten bugüne büyük bir geleneğe sahip bir medeniyetin varisleriyiz. İçinden geçtiği sarsıcı, şaşırtıcı ve hatta yıkıcılığa varan etkenlere rağmen eritilmemiş benliklerimiz ve aidiyetliklerimizi bu sağlam yapıya borçluyuz. Kaldırdığımız her taş, araladığımız her kapı, dokunduğumuz her eşya bu büyük geleneğin, kültür ve medeniyetin yansımalarıdır.

Modernizmin bütün yıkıcılığına rağmen, üzerine koyarak ve varolanı çürütmeden, onunla bütünleşerek varlığını sürdürmüşlerdir. Taş, toprak, deri, yün, demir, bakır gibi nice hammaddeler eritilerek kendi ruh iklimi ve inanç unsurlarımızla şekillendirilerek medeniyet tarihimizin nadir ve özlü unsurlarından olmuşlardır.

Gelenek bir toplumun hafızasıdır.

Medeniyet, her şeyden evvel kökeni maziye dayanan, köklü bir geleneğin birleşimidir. Çünkü kültür ve medeniyet, geçmişi asırlara varan güçlü bir inkişafın verimidir. Zamanla daralma, küçülme, sarsılmalar olsa da, nihai noktada bir vücudun azaları menendi bir toplumu ayakta tutan en sağlam dinamiklerdir. Sanayileşme ile birlikte karşılaştığı büyük güçlüklere rağmen gelenek bir milletin hafızası olma özelliğini korumuştur.

Geçmişten bugüne büyük bir geleneğe sahip bir medeniyetin varisleriyiz. İçinden geçtiği sarsıcı, şaşırtıcı ve hatta yıkıcılığa varan etkenlere rağmen eritilmemiş benliklerimiz ve aidiyetliklerimizi bu sağlam yapıya borçluyuz. Kaldırdığımız her taş, araladığımız her kapı, dokunduğumuz her eşya bu büyük geleneğin, kültür ve medeniyetin yansımalarıdır.

Modernizmin bütün yıkıcılığına rağmen, üzerine koyarak ve varolanı çürütmeden, onunla bütünleşerek varlığını sürdürmüşlerdir. Taş, toprak, deri, yün, demir, bakır gibi nice hammaddeler eritilerek kendi ruh iklimi ve inanç unsurlarımızla şekillendirilerek medeniyet tarihimizin nadir ve özlü unsurlarından olmuşlardır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat