#smrgKİTABEVİ Bekçi Destanları ve Türküler : Kilisli Rifat Kitaplığı - 8 -
Yayına hazırladığımız bu eser onun Millî Kütüphane'de bulunan müsveddelerine dayanıyor. Kilisli Rifat Bilge, bunların gerek derlenmesine gerekse de hazırlanmasına büyük bir emek sarfetmiştir. Bu çalışma, muhtemelen onun “Mâniler” adlı ilk kitabından sonra hazırlamış olduğu “Türküler, Destanlar, Koşmalar” adlı kitabına bir zeyl niteliği taşımaktadır. Nitekim çalışmanın müsveddeleri, Millî Kütüphane'ye, “Bekçi Destanları ve Türküler” şeklinde aktarılmıştır. Dolayısıyla biz de bu bütünlüğü bozmamak için çalışmaya aynı adı verdik.
Bekçi Destanları (fasılları), Ramazan fasıl geleneği ve manilerle destan söyleme süreci içerisinde oldukça müstesna bir yere sahiptir. Bu destanlar, bir aylık Ramazan ikliminin âdeta söz ve hikmet cephesini ortaya koyarken, özellikle de eğlenceye dönük geleneğimiz hakkında bize paha biçilemez veriler sağlar.
Eserin “Türküler” kısmında ise yaklaşık dörtte biri Gevherî'ye ait olmak üzere, Âşık Ömer, Köroğlu, Molla Veli, Âşık, Karib, Kâtibî, Ali, Kâmil, Halil, Kuloğlu, Hamza, Öksüz Âşık, Neşatî, Bekdaşlı, Yusuf Dede, Abdullah, Âşık Ahmet, Munla, Gümrah Ali, Beyoğlu, Mâ'ilî, Hadıkî ve Nüzûlî mahlasları ile 18'i anonim 95 metnin aktarıldığı görülmektedir. Mahlaslarına iyice dikkat edilecek olunursa türkülerin büyük ölçüde 16. ve 17. yüzyılda yaşamış halk şairlerine ait olduğu ifade edilebilir.
Yayına hazırladığımız bu eser onun Millî Kütüphane'de bulunan müsveddelerine dayanıyor. Kilisli Rifat Bilge, bunların gerek derlenmesine gerekse de hazırlanmasına büyük bir emek sarfetmiştir. Bu çalışma, muhtemelen onun “Mâniler” adlı ilk kitabından sonra hazırlamış olduğu “Türküler, Destanlar, Koşmalar” adlı kitabına bir zeyl niteliği taşımaktadır. Nitekim çalışmanın müsveddeleri, Millî Kütüphane'ye, “Bekçi Destanları ve Türküler” şeklinde aktarılmıştır. Dolayısıyla biz de bu bütünlüğü bozmamak için çalışmaya aynı adı verdik.
Bekçi Destanları (fasılları), Ramazan fasıl geleneği ve manilerle destan söyleme süreci içerisinde oldukça müstesna bir yere sahiptir. Bu destanlar, bir aylık Ramazan ikliminin âdeta söz ve hikmet cephesini ortaya koyarken, özellikle de eğlenceye dönük geleneğimiz hakkında bize paha biçilemez veriler sağlar.
Eserin “Türküler” kısmında ise yaklaşık dörtte biri Gevherî'ye ait olmak üzere, Âşık Ömer, Köroğlu, Molla Veli, Âşık, Karib, Kâtibî, Ali, Kâmil, Halil, Kuloğlu, Hamza, Öksüz Âşık, Neşatî, Bekdaşlı, Yusuf Dede, Abdullah, Âşık Ahmet, Munla, Gümrah Ali, Beyoğlu, Mâ'ilî, Hadıkî ve Nüzûlî mahlasları ile 18'i anonim 95 metnin aktarıldığı görülmektedir. Mahlaslarına iyice dikkat edilecek olunursa türkülerin büyük ölçüde 16. ve 17. yüzyılda yaşamış halk şairlerine ait olduğu ifade edilebilir.