#smrgSAHAF Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi (Bütün Öyküler) -

Stok Kodu:
1199049796
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
251 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2003
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199049796
435792
Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi (Bütün Öyküler) -
Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi (Bütün Öyküler) - #smrgSAHAF
0.00
Elinin altındaki imkânlardan yararlanmayı, başka birinin üzüntüsüne, kırılmasına sebep olmamak için düşünmeyen, yaşama savaşında kendi kişisel isteklerini yerine getirmek için kimseyi rahatsız etmeyen, kimseye yaklaşmayan kişiye ermiş adını vermek uygun düşmez mi?

Herkesin birbirini itelediği, en değersiz yerler, nesneler için birbirine çelme taktığı dünyamızda bu çeşit ermişlere yer kalmamıştır. Ama böyle bir ermiş kendine yer kalmayan bu dünyada, bu toplumda, içimizde, aramızda, hepimizin sevdiği, saydığı bir dostt bir arkadaş, bir şair, bir yazar kişiliğiyle yaşadı. Tam kırk yedi yıl süren bu ermiş hayatını yakından inceleyecek olursak hemen hiçbir sanatçımızda göremeyeceğimiz, bulamayacağımız özelliklerle karşılaşırız. Yaşadığımız dünyanın çirkinlikleri karşısında onun kadar yücelebilmiş, onun kadar ermiş kişiliğine çıkabilmiş başka bir kimse düşünülemez.

Her mısrasını ilgiyle arayarak okuduğum bir şair. Tanı bu sıralarda önce "Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi", sonra "Bebek" adlı iki öyküsünü okudum. Niye açıkça söylemeyeyim. O zamana kadar içimde kendine göre bir yer ayırdığım şair Ziya Osman'ı, bu öykülerden sonra başka bir gözle görmeye haşladım. Onun nesirci yönü şairliğinden aşağı değildi. Şairlerin yazdıkları öykülerde tatsız bir yan bulmama rağmen, Saba'nın Öykülerinde arzuladığım, daima görmek istediğim bir deyiş, bir hava, kısacası bir ustalık vardı. -Oktay Akbal (Arka kapaktan)

Elinin altındaki imkânlardan yararlanmayı, başka birinin üzüntüsüne, kırılmasına sebep olmamak için düşünmeyen, yaşama savaşında kendi kişisel isteklerini yerine getirmek için kimseyi rahatsız etmeyen, kimseye yaklaşmayan kişiye ermiş adını vermek uygun düşmez mi?

Herkesin birbirini itelediği, en değersiz yerler, nesneler için birbirine çelme taktığı dünyamızda bu çeşit ermişlere yer kalmamıştır. Ama böyle bir ermiş kendine yer kalmayan bu dünyada, bu toplumda, içimizde, aramızda, hepimizin sevdiği, saydığı bir dostt bir arkadaş, bir şair, bir yazar kişiliğiyle yaşadı. Tam kırk yedi yıl süren bu ermiş hayatını yakından inceleyecek olursak hemen hiçbir sanatçımızda göremeyeceğimiz, bulamayacağımız özelliklerle karşılaşırız. Yaşadığımız dünyanın çirkinlikleri karşısında onun kadar yücelebilmiş, onun kadar ermiş kişiliğine çıkabilmiş başka bir kimse düşünülemez.

Her mısrasını ilgiyle arayarak okuduğum bir şair. Tanı bu sıralarda önce "Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi", sonra "Bebek" adlı iki öyküsünü okudum. Niye açıkça söylemeyeyim. O zamana kadar içimde kendine göre bir yer ayırdığım şair Ziya Osman'ı, bu öykülerden sonra başka bir gözle görmeye haşladım. Onun nesirci yönü şairliğinden aşağı değildi. Şairlerin yazdıkları öykülerde tatsız bir yan bulmama rağmen, Saba'nın Öykülerinde arzuladığım, daima görmek istediğim bir deyiş, bir hava, kısacası bir ustalık vardı. -Oktay Akbal (Arka kapaktan)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat