#smrgSAHAF Milli Mücadele'de Adapazarı - Bolu - Düzce - Hendek ve Yöresi Ayaklanmaları - 1970

Basıldığı Matbaa:
Bilgi Basımevi
Stok Kodu:
1199070721
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
112 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1970
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199070721
456623
Milli Mücadele'de Adapazarı - Bolu - Düzce - Hendek ve Yöresi Ayaklanmaları -        1970
Milli Mücadele'de Adapazarı - Bolu - Düzce - Hendek ve Yöresi Ayaklanmaları - 1970 #smrgSAHAF
0.00
Bilindiği gibi Millî Mücadelemiz, acun tarihinde geçmiş olayların en enteresanı, en düşündürücüsüdür. Düşünsel yönden, yüzyılların insan yaşamına "Normal davranış" olarak sindirdiği kapitalizmin emperyalizmine, ilk baş kaldırışın mucizesidir.

Duygusal açıdan, aklın almıyacağı koşullar içinde, çok kuvvetli iç ve dış engeller karşısında, dâhi bir baş ve etrafındaki bir avuç inanmış kişinin bir tutam mayayla "gölü yoğurt" yapmasıdır.

Olayın bu yönü, çok büyük ve destanîdir.

Derinliğine ve gerçeklerin sert burukluğuna erdikçe, bu olay insanın başını döndürmektedir.

Hele yoktan bir devlet kurulduktan sonra, ona yapışmış, benliğine girmiş bir yığın yamanın ilk oluşumu içindeki duruluğa verdiği renk, usun ve hayal gücünün dışında bir acılık kazanmakta ve olayı daha da büyütmektedir.

Millî Mücadele içinde geçen ayaklanmalar dizisi elbetteki önemlidir. Ancak "ayaklanma nedenleri" için söylenmiş, sıralanmış öğelerin basında ve hepsinden kat kat ağırlığını duyuran "din sömürüsü" olduğu kanısındayız. Objektif bir çabayla yazmağa çalıştığımız ayaklanmalar zincirinde bu nokta belirecektir.

Şunu da belirtelim ki, Millî Mücadelemiz kurulmuş bir yay gibi birden fırlayan bir mucize değildir. Daha doğrusu bu büyük olayın ve içindeki isyanlar zincirinin, bir toplumu yapan ruhsal ve maddî öğelerdeki tarihsel, ekonomik, dinsel vb. müesseselerin ayrıntılı ve derinliğine incelenip sonuca varmak zorunluğu apaçıktır. Ayaklanmalar için de aynı kanıt doğrudur. Biz bunun bir yönünü kanımızca ağır basan, dışa vuran yönünü aldık. (Önsözden)

Bilindiği gibi Millî Mücadelemiz, acun tarihinde geçmiş olayların en enteresanı, en düşündürücüsüdür. Düşünsel yönden, yüzyılların insan yaşamına "Normal davranış" olarak sindirdiği kapitalizmin emperyalizmine, ilk baş kaldırışın mucizesidir.

Duygusal açıdan, aklın almıyacağı koşullar içinde, çok kuvvetli iç ve dış engeller karşısında, dâhi bir baş ve etrafındaki bir avuç inanmış kişinin bir tutam mayayla "gölü yoğurt" yapmasıdır.

Olayın bu yönü, çok büyük ve destanîdir.

Derinliğine ve gerçeklerin sert burukluğuna erdikçe, bu olay insanın başını döndürmektedir.

Hele yoktan bir devlet kurulduktan sonra, ona yapışmış, benliğine girmiş bir yığın yamanın ilk oluşumu içindeki duruluğa verdiği renk, usun ve hayal gücünün dışında bir acılık kazanmakta ve olayı daha da büyütmektedir.

Millî Mücadele içinde geçen ayaklanmalar dizisi elbetteki önemlidir. Ancak "ayaklanma nedenleri" için söylenmiş, sıralanmış öğelerin basında ve hepsinden kat kat ağırlığını duyuran "din sömürüsü" olduğu kanısındayız. Objektif bir çabayla yazmağa çalıştığımız ayaklanmalar zincirinde bu nokta belirecektir.

Şunu da belirtelim ki, Millî Mücadelemiz kurulmuş bir yay gibi birden fırlayan bir mucize değildir. Daha doğrusu bu büyük olayın ve içindeki isyanlar zincirinin, bir toplumu yapan ruhsal ve maddî öğelerdeki tarihsel, ekonomik, dinsel vb. müesseselerin ayrıntılı ve derinliğine incelenip sonuca varmak zorunluğu apaçıktır. Ayaklanmalar için de aynı kanıt doğrudur. Biz bunun bir yönünü kanımızca ağır basan, dışa vuran yönünü aldık. (Önsözden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat