#smrgKİTABEVİ Mu’tezile’de Allah - İnsan İlişkisi : Kâdî Abdülcebbâr Örneği -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786255654519
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
181
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
208,00
Havale/EFT ile:
203,84
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199266868
654758
https://www.simurgkitabevi.com/mu-tezile-de-allah-insan-iliskisi-kadi-abdulcebbar-ornegi
Mu’tezile’de Allah - İnsan İlişkisi : Kâdî Abdülcebbâr Örneği - #smrgKİTABEVİ
208
Bu çalışma, Mu‘tezile kelamının en önemli temsilcilerinden Kâdî Abdülcebbâr'ın düşünce sistemi üzerinden Allah-insan ilişkisini bütüncül biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada öncelikle Kâdî Abdülcebbâr'ın Allah tasavvuru; ilim, kudret, irade ve hayat sıfatları, ahvâl teorisi, yaratma, gayelilik, hikmet ve ilâhîadalet bağlamında ele alınmıştır. Buna göre Allah, fiillerini herhangi bir zorunluluk altında değil; irade, hikmet, maslahat ve adalet doğrultusunda gerçekleştirmektedir. Allah'ın çirkin ve adaletsiz fiiller işlemesi, insanları güç yetiremeyecekleri yükümlülüklerle sorumlu tutması veya onların kötülüklerini doğrudan yaratması mümkün görülmemektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde Mu‘tezile'nin ve özellikle Kâdî Abdülcebbâr'ın insan tasavvuru incelenmiştir. İnsan; bilen, irade eden, değerleri kavrayan, fiil işlemeye güç yetiren ve dinî-ahlâkî teklife muhatap olan bütüncül bir varlık olarak tanımlanmaktadır. İnsanın sorumluluğunun anlamlı olabilmesi için fiilden önce kudret ve irade sahibi olması gerektiği savunulmaktadır. Bu nedenle insan, davranışlarının gerçek faili olup tercihlerinin ahlâkî sonuçlarını üstlenmektedir. Araştırmanın son bölümünde Allah-insan ilişkisinin ahlâkî, toplumsal, doğal ve ferdî boyutları incelenmiştir. Tevhid, adalet, emir bi'l-ma‘rûf ve nehiy ani'l-münker, va‘d ve vaîd, insan fiilleri, kader, rızık, ecel, kötülük, elem, mârifetullah, dua, tövbe ve şefaat gibi konular bu çerçevede değerlendirilmiştir. Nitel literatür taraması, metin analizi, yorumlama ve karşılaştırma yöntemlerinin kullanıldığı çalışma, Kâdî Abdülcebbâr'ın teolojik antropolojisinde insanın Allah'tan bağımsız olmadığını; ancak özgür, etkin ve sorumlu bir özne olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Böylece Allah-insan ilişkisinin ilâhî adalet, özgür irade ve ahlâkî sorumluluk temelinde kurulduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu çalışma, Mu‘tezile kelamının en önemli temsilcilerinden Kâdî Abdülcebbâr'ın düşünce sistemi üzerinden Allah-insan ilişkisini bütüncül biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada öncelikle Kâdî Abdülcebbâr'ın Allah tasavvuru; ilim, kudret, irade ve hayat sıfatları, ahvâl teorisi, yaratma, gayelilik, hikmet ve ilâhîadalet bağlamında ele alınmıştır. Buna göre Allah, fiillerini herhangi bir zorunluluk altında değil; irade, hikmet, maslahat ve adalet doğrultusunda gerçekleştirmektedir. Allah'ın çirkin ve adaletsiz fiiller işlemesi, insanları güç yetiremeyecekleri yükümlülüklerle sorumlu tutması veya onların kötülüklerini doğrudan yaratması mümkün görülmemektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde Mu‘tezile'nin ve özellikle Kâdî Abdülcebbâr'ın insan tasavvuru incelenmiştir. İnsan; bilen, irade eden, değerleri kavrayan, fiil işlemeye güç yetiren ve dinî-ahlâkî teklife muhatap olan bütüncül bir varlık olarak tanımlanmaktadır. İnsanın sorumluluğunun anlamlı olabilmesi için fiilden önce kudret ve irade sahibi olması gerektiği savunulmaktadır. Bu nedenle insan, davranışlarının gerçek faili olup tercihlerinin ahlâkî sonuçlarını üstlenmektedir. Araştırmanın son bölümünde Allah-insan ilişkisinin ahlâkî, toplumsal, doğal ve ferdî boyutları incelenmiştir. Tevhid, adalet, emir bi'l-ma‘rûf ve nehiy ani'l-münker, va‘d ve vaîd, insan fiilleri, kader, rızık, ecel, kötülük, elem, mârifetullah, dua, tövbe ve şefaat gibi konular bu çerçevede değerlendirilmiştir. Nitel literatür taraması, metin analizi, yorumlama ve karşılaştırma yöntemlerinin kullanıldığı çalışma, Kâdî Abdülcebbâr'ın teolojik antropolojisinde insanın Allah'tan bağımsız olmadığını; ancak özgür, etkin ve sorumlu bir özne olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Böylece Allah-insan ilişkisinin ilâhî adalet, özgür irade ve ahlâkî sorumluluk temelinde kurulduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.