#smrgKİTABEVİ Muallak Ruhlar : Aşıklar İçin Ölümsüzlük Rehberi -

Editör:
Tuba Nur
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786253696726
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199264335
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
344
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
328,50
Havale/EFT ile: 321,93
1199264335
651980
Muallak Ruhlar : Aşıklar İçin Ölümsüzlük Rehberi -
Muallak Ruhlar : Aşıklar İçin Ölümsüzlük Rehberi - #smrgKİTABEVİ
328.5
“Bu dünyadan sonra hayat var mı?”
Kaç kere sorduk bu soruyu, kaç kere daha soracağız? Peki madem:
“Cennet - Cehennem var mı mesela?”
Yok dediler ya işte. “Var da dediler ama.”
Cehennem çok iyi fikir, cennet âlâ zaten. Araf peki?
“Eh işte…”
“Öbür dünyaya hazır mıyız? Hangisi olursa olsun, gitmeye hazır
mıyız muhtemelen de cehenneme?
-Cennet şöyle dursun-”
Orhan hazır değil bir yere gitmeye.
Ayaklanın öyleyse ey bütün öbür dünya ahalisi! Kurtarın Orhan'ı iblislerin attığı şu cehennem kuytularından!
Bir kıyıdan karşı kıyıya geçmekten ibaret ölüm, Orhan âşık olmasaydı ama, olmazdı bu dünyanın öbürü de.

Devrim Alkış'ın son romanı İş İşten Geçmeden –Âşıklar için Ölümsüzlük Rehberi– ölümü layıkıyla tattırırken hayatı can başla savunarak her iki dünyaya da ısındırıyor okuru. Ölümü de hayatı da aşka emanet ediyor.
Her şey, her aşk hikâyesindeki gibi güzel başlamıştı. Birine ait bir anının, sevdiği filmin, beğendiği şehrin, okuduğu kitabın, dinlediği şarkının öbüründe de olmasına tesadüf demişler, bu tesadüfler çoğaldıkça birbirlerine ait olmaları gerektiğine koşulsuz inanmışlardı. Birdenbire ortadan kaybolan karısını ve aklındaki soruların yanıtlarını bulmak için Ağrı Dağı'nın gölgesinde yollara düşen Behram, hem umut hem de hayal kırıklığı yaratan ipuçlarının peşinde kaybolur. Şairlerin, şiirlerin ve ayrılık hikâyelerinin harmanlandığı masalsı bir coğrafyada kaderine karşı savaşırken kalbinde iki kadın, aklında tek bir soru vardır: İnsanlar çift doğarmış... Peki ya aşklar?
Haldun Taner Öykü Ödülü ve Orhan Kemal Roman Ödülü sahibi Hasan Özkılıç, Doğu'nun kadim hikâye geleneğinden ve destansı dilinden beslenen üslubuyla, şiirler ve ezgiler eşliğinde uzun bir yolculuğa çıkarıyor okurunu.* Tebriz'den İsfahan'a, kalabalık çarşılardan ıssız dağ köylerine, bir aşktan başka bir aşka... Sabrın bıçak gibi bilendiği bir sevdanın romanı Şima.
“Bu dünyadan sonra hayat var mı?”
Kaç kere sorduk bu soruyu, kaç kere daha soracağız? Peki madem:
“Cennet - Cehennem var mı mesela?”
Yok dediler ya işte. “Var da dediler ama.”
Cehennem çok iyi fikir, cennet âlâ zaten. Araf peki?
“Eh işte…”
“Öbür dünyaya hazır mıyız? Hangisi olursa olsun, gitmeye hazır
mıyız muhtemelen de cehenneme?
-Cennet şöyle dursun-”
Orhan hazır değil bir yere gitmeye.
Ayaklanın öyleyse ey bütün öbür dünya ahalisi! Kurtarın Orhan'ı iblislerin attığı şu cehennem kuytularından!
Bir kıyıdan karşı kıyıya geçmekten ibaret ölüm, Orhan âşık olmasaydı ama, olmazdı bu dünyanın öbürü de.

Devrim Alkış'ın son romanı İş İşten Geçmeden –Âşıklar için Ölümsüzlük Rehberi– ölümü layıkıyla tattırırken hayatı can başla savunarak her iki dünyaya da ısındırıyor okuru. Ölümü de hayatı da aşka emanet ediyor.
Her şey, her aşk hikâyesindeki gibi güzel başlamıştı. Birine ait bir anının, sevdiği filmin, beğendiği şehrin, okuduğu kitabın, dinlediği şarkının öbüründe de olmasına tesadüf demişler, bu tesadüfler çoğaldıkça birbirlerine ait olmaları gerektiğine koşulsuz inanmışlardı. Birdenbire ortadan kaybolan karısını ve aklındaki soruların yanıtlarını bulmak için Ağrı Dağı'nın gölgesinde yollara düşen Behram, hem umut hem de hayal kırıklığı yaratan ipuçlarının peşinde kaybolur. Şairlerin, şiirlerin ve ayrılık hikâyelerinin harmanlandığı masalsı bir coğrafyada kaderine karşı savaşırken kalbinde iki kadın, aklında tek bir soru vardır: İnsanlar çift doğarmış... Peki ya aşklar?
Haldun Taner Öykü Ödülü ve Orhan Kemal Roman Ödülü sahibi Hasan Özkılıç, Doğu'nun kadim hikâye geleneğinden ve destansı dilinden beslenen üslubuyla, şiirler ve ezgiler eşliğinde uzun bir yolculuğa çıkarıyor okurunu.* Tebriz'den İsfahan'a, kalabalık çarşılardan ıssız dağ köylerine, bir aşktan başka bir aşka... Sabrın bıçak gibi bilendiği bir sevdanın romanı Şima.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat