#smrgKİTABEVİ Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik : Çağdaş Nübüvvet Tartışmalarının Tarihsel Seyri: Epistemolojik ve Ontolojik Bağlamları - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786259367217
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
280
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
375,00
Havale/EFT ile:
367,50
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199256722
644322
https://www.simurgkitabevi.com/nubuvvet-bilim-ve-bilimcilik-cagdas-nubuvvet-tartismalarinin-tarihsel-seyri-epistemolojik-ve-ontolojik-baglamlari-2026
Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik : Çağdaş Nübüvvet Tartışmalarının Tarihsel Seyri: Epistemolojik ve Ontolojik Bağlamları - 2026 #smrgKİTABEVİ
375.00
Modern düşünce dünyasında nübüvvet, çoğu zaman tarihsel, sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış; vahiy kaynaklı bilgi, Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik (scientism) anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir. Nübüvvet, Bilim ve Bilimcilik, bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel, ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Yazar, bu çalışmada, semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini, kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir. Kitap, Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte; bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek, nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır.
Eser, nübüvvetin tarihsel seyri, bilim-bilimcilik ayrımı, akıl-vahiy-bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır. Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri, epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi, klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır. Kur'an merkezli yaklaşım, Hz. Muhammed'in (sas) nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri, modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır.
Yazar, bu çalışmada, semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini, kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir. Kitap, Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte; bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek, nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır.
Eser, nübüvvetin tarihsel seyri, bilim-bilimcilik ayrımı, akıl-vahiy-bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır. Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri, epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi, klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır. Kur'an merkezli yaklaşım, Hz. Muhammed'in (sas) nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri, modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır.
Modern düşünce dünyasında nübüvvet, çoğu zaman tarihsel, sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış; vahiy kaynaklı bilgi, Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik (scientism) anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir. Nübüvvet, Bilim ve Bilimcilik, bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel, ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Yazar, bu çalışmada, semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini, kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir. Kitap, Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte; bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek, nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır.
Eser, nübüvvetin tarihsel seyri, bilim-bilimcilik ayrımı, akıl-vahiy-bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır. Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri, epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi, klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır. Kur'an merkezli yaklaşım, Hz. Muhammed'in (sas) nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri, modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır.
Yazar, bu çalışmada, semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini, kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir. Kitap, Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte; bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek, nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır.
Eser, nübüvvetin tarihsel seyri, bilim-bilimcilik ayrımı, akıl-vahiy-bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır. Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri, epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi, klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır. Kur'an merkezli yaklaşım, Hz. Muhammed'in (sas) nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri, modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.