#smrgKİTABEVİ Ömer Osman Erendoruk Bütün Şiirleri -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Çevik Matbaacılık
Dizi Adı:
Şiir
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
540
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
600,00
Havale/EFT ile:
588,00
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199264687
652337
https://www.simurgkitabevi.com/omer-osman-erendoruk-butun-siirleri
Ömer Osman Erendoruk Bütün Şiirleri - #smrgKİTABEVİ
600
Ömer Osman Erendoruk, Türkçe yazmanın suç sayıldığı bir coğrafyada, cezaevi duvarları ve sürgün yolları arasında şiir yazdı. Yazdıklarına el konuldu, yargılandı, hapsedildi, Belene Adası'na sürgün edildi - ama kalemi bırakmadı. Şiirlerinde kullandığı dil, Türkçenin derinliklerinde unutulmuş kelimeleri yüzeye taşıyan, yarım asır baskı altında yaşayan ama dilini teslim etmeyen Bulgaristan Türklerinin dilidir.
Bu kitabı yayına hazırlarken Erendoruk'un bize iki emanet bıraktığını fark ettik: Şiirleri ve o şiirlerin içinde yasaklara rağmen özenle koruduğu öz Türkçe kelimeler. Bu yüzden kitabın sonuna bir de sözlük ekledik.
Erendoruk'un şiirleri bize hem dilimizi hem de susturulan çığlıkları geri veriyor:
"Türkçe söylemek yasak, Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmiyecek, Türkçe gülmiyeceksin,
Alnından akan teri Türkçe silmiyeceksin.
Türkçe dinlenmek yasak, Türkçe oturmak, yatmak,
Türkçe çalışmak yasak, Türkçe bir şey yaratmak.
Kendi adını bile Türkçe bilmiyeceksin,
Gözlerinin yaşını Türkçe silmiyeceksin…
Türkçe susmak da yasak, Türkçe fısıldamak da
Türkçe turuncu yasak, Türkçe kara da ak da,
Türkçe yürümiyecek, Türkçe gelmiyeceksin,
Yarandan akan kanı Türkçe silmiyeceksin.
Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
Sofrada ekmeğini Türkçe dilmiyeceksin,
Türkçe yaşamıyacak, Türkçe ölmiyeceksin."
Bu kitabı yayına hazırlarken Erendoruk'un bize iki emanet bıraktığını fark ettik: Şiirleri ve o şiirlerin içinde yasaklara rağmen özenle koruduğu öz Türkçe kelimeler. Bu yüzden kitabın sonuna bir de sözlük ekledik.
Erendoruk'un şiirleri bize hem dilimizi hem de susturulan çığlıkları geri veriyor:
"Türkçe söylemek yasak, Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmiyecek, Türkçe gülmiyeceksin,
Alnından akan teri Türkçe silmiyeceksin.
Türkçe dinlenmek yasak, Türkçe oturmak, yatmak,
Türkçe çalışmak yasak, Türkçe bir şey yaratmak.
Kendi adını bile Türkçe bilmiyeceksin,
Gözlerinin yaşını Türkçe silmiyeceksin…
Türkçe susmak da yasak, Türkçe fısıldamak da
Türkçe turuncu yasak, Türkçe kara da ak da,
Türkçe yürümiyecek, Türkçe gelmiyeceksin,
Yarandan akan kanı Türkçe silmiyeceksin.
Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
Sofrada ekmeğini Türkçe dilmiyeceksin,
Türkçe yaşamıyacak, Türkçe ölmiyeceksin."
Ömer Osman Erendoruk, Türkçe yazmanın suç sayıldığı bir coğrafyada, cezaevi duvarları ve sürgün yolları arasında şiir yazdı. Yazdıklarına el konuldu, yargılandı, hapsedildi, Belene Adası'na sürgün edildi - ama kalemi bırakmadı. Şiirlerinde kullandığı dil, Türkçenin derinliklerinde unutulmuş kelimeleri yüzeye taşıyan, yarım asır baskı altında yaşayan ama dilini teslim etmeyen Bulgaristan Türklerinin dilidir.
Bu kitabı yayına hazırlarken Erendoruk'un bize iki emanet bıraktığını fark ettik: Şiirleri ve o şiirlerin içinde yasaklara rağmen özenle koruduğu öz Türkçe kelimeler. Bu yüzden kitabın sonuna bir de sözlük ekledik.
Erendoruk'un şiirleri bize hem dilimizi hem de susturulan çığlıkları geri veriyor:
"Türkçe söylemek yasak, Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmiyecek, Türkçe gülmiyeceksin,
Alnından akan teri Türkçe silmiyeceksin.
Türkçe dinlenmek yasak, Türkçe oturmak, yatmak,
Türkçe çalışmak yasak, Türkçe bir şey yaratmak.
Kendi adını bile Türkçe bilmiyeceksin,
Gözlerinin yaşını Türkçe silmiyeceksin…
Türkçe susmak da yasak, Türkçe fısıldamak da
Türkçe turuncu yasak, Türkçe kara da ak da,
Türkçe yürümiyecek, Türkçe gelmiyeceksin,
Yarandan akan kanı Türkçe silmiyeceksin.
Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
Sofrada ekmeğini Türkçe dilmiyeceksin,
Türkçe yaşamıyacak, Türkçe ölmiyeceksin."
Bu kitabı yayına hazırlarken Erendoruk'un bize iki emanet bıraktığını fark ettik: Şiirleri ve o şiirlerin içinde yasaklara rağmen özenle koruduğu öz Türkçe kelimeler. Bu yüzden kitabın sonuna bir de sözlük ekledik.
Erendoruk'un şiirleri bize hem dilimizi hem de susturulan çığlıkları geri veriyor:
"Türkçe söylemek yasak, Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmiyecek, Türkçe gülmiyeceksin,
Alnından akan teri Türkçe silmiyeceksin.
Türkçe dinlenmek yasak, Türkçe oturmak, yatmak,
Türkçe çalışmak yasak, Türkçe bir şey yaratmak.
Kendi adını bile Türkçe bilmiyeceksin,
Gözlerinin yaşını Türkçe silmiyeceksin…
Türkçe susmak da yasak, Türkçe fısıldamak da
Türkçe turuncu yasak, Türkçe kara da ak da,
Türkçe yürümiyecek, Türkçe gelmiyeceksin,
Yarandan akan kanı Türkçe silmiyeceksin.
Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
Sofrada ekmeğini Türkçe dilmiyeceksin,
Türkçe yaşamıyacak, Türkçe ölmiyeceksin."
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.