#smrgKİTABEVİ Roma Mı İskenderiye mi -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
396
Basım Yeri:
Konya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
402,00
Havale/EFT ile:
393,96
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199264614
652393
https://www.simurgkitabevi.com/roma-mi-iskenderiye-mi
Roma Mı İskenderiye mi - #smrgKİTABEVİ
402
Cicero bir zamanlar demişti: ‘'Gerçek mutluluk, erdemli bir hayat sürmekte ve kalbin özgür olmasında yatar.''
Bu aslında mutluluğun kısa ve net özetidir. Cümlenin altı ne kadar dolu dolu öğle değil mi?
Spiculus, arenanın kanlı kumlarından, senato koridorlarına, oradan da İskenderiye' nin lotus kokulu saraylarına uzanan yolda bu sözü defalarca hatırladı. Çünkü o Cicero'nun en yakın yoldaşı, sırdaşı aynı zamanda kader arkadaşı idi. Fakat bu sözü defalarca da unuttu…
Bir yanda Roma'nın soğuk erdemi, Octavianus' un stratejik aklı, demir iradesi ve Cicero'nun öğrettiği ‘'doğru olanı seçme'' zorunluluğu.
Öte yanda Kleopatra'nın yakıcı tutkusu, Gazelle'nin sessiz masumiyeti ve bir gladyatörün kalbine saplanan imkânsız soru: Sevdiğin için mi yaşarsın, yoksa erdem için mi ölürsün?
Spiculus bir şekilde bu seçim girdabında elbette tercihini yapacaktır. Ama nasıl?
Bir kılıç kırılır. Bir koku şişesi sonsuza dek kapanır. Ve bir adam, tarihin en büyük seçimlerinden birini yapar:
Aşk mı özgürlük mü? Roma mı İskenderiye mi?
Tarih kazananları yazar. Ama kaybedenin hikayesi, en derin yarayı bırakandır.
Bu aslında mutluluğun kısa ve net özetidir. Cümlenin altı ne kadar dolu dolu öğle değil mi?
Spiculus, arenanın kanlı kumlarından, senato koridorlarına, oradan da İskenderiye' nin lotus kokulu saraylarına uzanan yolda bu sözü defalarca hatırladı. Çünkü o Cicero'nun en yakın yoldaşı, sırdaşı aynı zamanda kader arkadaşı idi. Fakat bu sözü defalarca da unuttu…
Bir yanda Roma'nın soğuk erdemi, Octavianus' un stratejik aklı, demir iradesi ve Cicero'nun öğrettiği ‘'doğru olanı seçme'' zorunluluğu.
Öte yanda Kleopatra'nın yakıcı tutkusu, Gazelle'nin sessiz masumiyeti ve bir gladyatörün kalbine saplanan imkânsız soru: Sevdiğin için mi yaşarsın, yoksa erdem için mi ölürsün?
Spiculus bir şekilde bu seçim girdabında elbette tercihini yapacaktır. Ama nasıl?
Bir kılıç kırılır. Bir koku şişesi sonsuza dek kapanır. Ve bir adam, tarihin en büyük seçimlerinden birini yapar:
Aşk mı özgürlük mü? Roma mı İskenderiye mi?
Tarih kazananları yazar. Ama kaybedenin hikayesi, en derin yarayı bırakandır.
Cicero bir zamanlar demişti: ‘'Gerçek mutluluk, erdemli bir hayat sürmekte ve kalbin özgür olmasında yatar.''
Bu aslında mutluluğun kısa ve net özetidir. Cümlenin altı ne kadar dolu dolu öğle değil mi?
Spiculus, arenanın kanlı kumlarından, senato koridorlarına, oradan da İskenderiye' nin lotus kokulu saraylarına uzanan yolda bu sözü defalarca hatırladı. Çünkü o Cicero'nun en yakın yoldaşı, sırdaşı aynı zamanda kader arkadaşı idi. Fakat bu sözü defalarca da unuttu…
Bir yanda Roma'nın soğuk erdemi, Octavianus' un stratejik aklı, demir iradesi ve Cicero'nun öğrettiği ‘'doğru olanı seçme'' zorunluluğu.
Öte yanda Kleopatra'nın yakıcı tutkusu, Gazelle'nin sessiz masumiyeti ve bir gladyatörün kalbine saplanan imkânsız soru: Sevdiğin için mi yaşarsın, yoksa erdem için mi ölürsün?
Spiculus bir şekilde bu seçim girdabında elbette tercihini yapacaktır. Ama nasıl?
Bir kılıç kırılır. Bir koku şişesi sonsuza dek kapanır. Ve bir adam, tarihin en büyük seçimlerinden birini yapar:
Aşk mı özgürlük mü? Roma mı İskenderiye mi?
Tarih kazananları yazar. Ama kaybedenin hikayesi, en derin yarayı bırakandır.
Bu aslında mutluluğun kısa ve net özetidir. Cümlenin altı ne kadar dolu dolu öğle değil mi?
Spiculus, arenanın kanlı kumlarından, senato koridorlarına, oradan da İskenderiye' nin lotus kokulu saraylarına uzanan yolda bu sözü defalarca hatırladı. Çünkü o Cicero'nun en yakın yoldaşı, sırdaşı aynı zamanda kader arkadaşı idi. Fakat bu sözü defalarca da unuttu…
Bir yanda Roma'nın soğuk erdemi, Octavianus' un stratejik aklı, demir iradesi ve Cicero'nun öğrettiği ‘'doğru olanı seçme'' zorunluluğu.
Öte yanda Kleopatra'nın yakıcı tutkusu, Gazelle'nin sessiz masumiyeti ve bir gladyatörün kalbine saplanan imkânsız soru: Sevdiğin için mi yaşarsın, yoksa erdem için mi ölürsün?
Spiculus bir şekilde bu seçim girdabında elbette tercihini yapacaktır. Ama nasıl?
Bir kılıç kırılır. Bir koku şişesi sonsuza dek kapanır. Ve bir adam, tarihin en büyük seçimlerinden birini yapar:
Aşk mı özgürlük mü? Roma mı İskenderiye mi?
Tarih kazananları yazar. Ama kaybedenin hikayesi, en derin yarayı bırakandır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.