#smrgSAHAF Osmanlı'ya Sığınanlar: Macar ve Polonyalı Mülteciler - 2006

Basıldığı Matbaa:
Şenyıldız Matbaası
Dizi Adı:
İnceleme - Araştırma Serisi
ISBN-10:
9756480548
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
1&3
Stok Kodu:
1199078673
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
455 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2006
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199078673
464551
Osmanlı'ya Sığınanlar: Macar ve Polonyalı Mülteciler -        2006
Osmanlı'ya Sığınanlar: Macar ve Polonyalı Mülteciler - 2006 #smrgSAHAF
0
1848-1849 Macar İhtilali'nin Rus ve Avusturya orduları tarafından bastırılması üzerine, başta Macar ı Kralı Lajos Kossuth olmak üzere bakanlar, üst düzey askeri ve sivil yöneticiler Osmanlı Devleti'ne iltica j ettiler. Osmanlıya iltica edenler arasında çok sayıda | Polonyalı da vardı. Macar Kralı Lajos Kossuth sığınmak üzere Osmanlı sınırına geldiği zaman Sultan Abdülmecid'e bir mektup göndermiş, kendisi ve yanındakiler için sığınma talebinde bulunmuş ve Osmanlı Hükümeti'nin bu sığınma talebine nasıl baktığını Sultan'dan öğrenmek istemişti. Sultan da verdiği cevapta mültecilerin kendisinin misafiri olduklarını, saçlarının bir teline zarar gelmektense tebaasından 50.000 kişinin kurban edilmesini yeğleyeceği cevabını vermişti.

Sultan Abdülmecid, Rusya ve Avusturya'nın mültecilerin kendilerine iade edilmeleri için. Babıâli üzerinde yoğun baskı kurdukları dönemde şu deklarasyonu yayınladı: "Tacımı veririm, tahtımı veririm fakat, devletime sığınanları asla geri vermem."

Gerek Kossuth'un elimizdeki mektupları gerekse mültecilerin hatıralarından Türklerin kendilerine gösterdiği üstün misafirperverliğin onların üzerinde memnuniyet verici bir etki bıraktığı açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim Kossuth. Osmanlı Devleti'nden ayrıldıktan sonra İngiltere'de yaptığı konuşmada hayatını güvence altına alan ve kendisini düşmanlarına teslim etmeyen Türkleri şu şekilde övmüştü: "Bugünkü hayatım ve hürriyetime sahipliğim Avusturya ile Rusya'nın tehditlerine, baskılarına rağmen beni ve arkadaşlarımı muhafaza eden Türkler sayesindedir. O Türkler ki, yüksek hislerle ve insan haklarına saygılı ulusları ile tüm tehditlere boyun eğmediler. Türk milleti hu yönüyle üstün bir güce sahiptir. Türkiye'nin bugün ve istikbalde mevcut olması Avrupa'nın ve insanlık aleminin yararınadır. Ben, Türklerden gördüğüm lütuf ve saygının hatıralarıyla yaşayacağım." (Arka kapaktan)

1848-1849 Macar İhtilali'nin Rus ve Avusturya orduları tarafından bastırılması üzerine, başta Macar ı Kralı Lajos Kossuth olmak üzere bakanlar, üst düzey askeri ve sivil yöneticiler Osmanlı Devleti'ne iltica j ettiler. Osmanlıya iltica edenler arasında çok sayıda | Polonyalı da vardı. Macar Kralı Lajos Kossuth sığınmak üzere Osmanlı sınırına geldiği zaman Sultan Abdülmecid'e bir mektup göndermiş, kendisi ve yanındakiler için sığınma talebinde bulunmuş ve Osmanlı Hükümeti'nin bu sığınma talebine nasıl baktığını Sultan'dan öğrenmek istemişti. Sultan da verdiği cevapta mültecilerin kendisinin misafiri olduklarını, saçlarının bir teline zarar gelmektense tebaasından 50.000 kişinin kurban edilmesini yeğleyeceği cevabını vermişti.

Sultan Abdülmecid, Rusya ve Avusturya'nın mültecilerin kendilerine iade edilmeleri için. Babıâli üzerinde yoğun baskı kurdukları dönemde şu deklarasyonu yayınladı: "Tacımı veririm, tahtımı veririm fakat, devletime sığınanları asla geri vermem."

Gerek Kossuth'un elimizdeki mektupları gerekse mültecilerin hatıralarından Türklerin kendilerine gösterdiği üstün misafirperverliğin onların üzerinde memnuniyet verici bir etki bıraktığı açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim Kossuth. Osmanlı Devleti'nden ayrıldıktan sonra İngiltere'de yaptığı konuşmada hayatını güvence altına alan ve kendisini düşmanlarına teslim etmeyen Türkleri şu şekilde övmüştü: "Bugünkü hayatım ve hürriyetime sahipliğim Avusturya ile Rusya'nın tehditlerine, baskılarına rağmen beni ve arkadaşlarımı muhafaza eden Türkler sayesindedir. O Türkler ki, yüksek hislerle ve insan haklarına saygılı ulusları ile tüm tehditlere boyun eğmediler. Türk milleti hu yönüyle üstün bir güce sahiptir. Türkiye'nin bugün ve istikbalde mevcut olması Avrupa'nın ve insanlık aleminin yararınadır. Ben, Türklerden gördüğüm lütuf ve saygının hatıralarıyla yaşayacağım." (Arka kapaktan)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat