#smrgKİTABEVİ Otoimmünite ve Siyaset: Devletlerin ve Sosyal Yapılarının Psiko-Sosyal Etkiler -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
182
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
300,00
Havale/EFT ile:
294,00
1199268205
656381
https://www.simurgkitabevi.com/otoimmunite-ve-siyaset-devletlerin-ve-sosyal-yapilarinin-psiko-sosyal-etkiler
Otoimmünite ve Siyaset: Devletlerin ve Sosyal Yapılarının Psiko-Sosyal Etkiler - #smrgKİTABEVİ
300
Bir sistem, kendisini korumak için kurduğu mekanizmalarla kendi kendisini tahrip etmeye başladığında ne olur? Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi, koruması gereken dokuları yabancı olarak algılar ve onlara saldırır. Peki benzer bir mekanizma siyasal sistemlerde de ortaya çıkabilir mi?Otoimmünite ve Siyaset; biyolojik otoimmünite ile siyasal patolojiler arasındaki yapısal benzerliklerden hareketle devletin, toplumun ve iktidarın işleyişine disiplinlerarası bir perspektiften bakıyor. Bağışıklık sisteminin tolerans mekanizmalarından T regülatör hücrelerine, sitokin fırtınasından apoptozise, immünolojik hafızadan benlik–yabancı ayrımına uzanan kavramlar; kurumsal denge, toplumsal kriz, kolektif kimlik, siyasal şiddet ve devletin kendi yapılarına yönelen yıkıcı süreçleri anlamak için analitik araçlara dönüşüyor.Weimar Cumhuriyeti'nin çöküşünden Sovyet Büyük Tasfiyesi'ne, Fransız Devrimi'nin Terör Dönemi'nden Arap Baharı'na, 6–7 Eylül 1955 olaylarından çağdaş siyasal sistemlerin kırılganlıklarına uzanan çalışma; çarpıcı bir sorunun peşine düşüyor:Devlet, kendi bağışıklık sisteminin hedefi hâline gelebilir mi?Biyolojik determinizme düşmeden ve toplumu bir organizmaya indirgemeden kurulan bu yaklaşım; siyaset bilimi, kamu yönetimi, tarih, psikoloji ve klinik bilimler arasında özgün bir düşünce alanı açıyor.Otoimmünite ve Siyaset, yalnızca siyasal sistemlerin nasıl çöktüğünü değil; onları korumak üzere oluşturulan mekanizmaların nasıl kendi sistemlerine karşı dönebildiğini sorgulayan disiplinler arası bir çalışma.
Bir sistem, kendisini korumak için kurduğu mekanizmalarla kendi kendisini tahrip etmeye başladığında ne olur? Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi, koruması gereken dokuları yabancı olarak algılar ve onlara saldırır. Peki benzer bir mekanizma siyasal sistemlerde de ortaya çıkabilir mi?Otoimmünite ve Siyaset; biyolojik otoimmünite ile siyasal patolojiler arasındaki yapısal benzerliklerden hareketle devletin, toplumun ve iktidarın işleyişine disiplinlerarası bir perspektiften bakıyor. Bağışıklık sisteminin tolerans mekanizmalarından T regülatör hücrelerine, sitokin fırtınasından apoptozise, immünolojik hafızadan benlik–yabancı ayrımına uzanan kavramlar; kurumsal denge, toplumsal kriz, kolektif kimlik, siyasal şiddet ve devletin kendi yapılarına yönelen yıkıcı süreçleri anlamak için analitik araçlara dönüşüyor.Weimar Cumhuriyeti'nin çöküşünden Sovyet Büyük Tasfiyesi'ne, Fransız Devrimi'nin Terör Dönemi'nden Arap Baharı'na, 6–7 Eylül 1955 olaylarından çağdaş siyasal sistemlerin kırılganlıklarına uzanan çalışma; çarpıcı bir sorunun peşine düşüyor:Devlet, kendi bağışıklık sisteminin hedefi hâline gelebilir mi?Biyolojik determinizme düşmeden ve toplumu bir organizmaya indirgemeden kurulan bu yaklaşım; siyaset bilimi, kamu yönetimi, tarih, psikoloji ve klinik bilimler arasında özgün bir düşünce alanı açıyor.Otoimmünite ve Siyaset, yalnızca siyasal sistemlerin nasıl çöktüğünü değil; onları korumak üzere oluşturulan mekanizmaların nasıl kendi sistemlerine karşı dönebildiğini sorgulayan disiplinler arası bir çalışma.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.