#smrgKİTABEVİ Özgür Özel : Meydan Okuma Sanatı - Yapay Zekaya Özgür Özel'i Sorduk - Verilerin Dilinden Bir Portre - 2025
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Kurgu Edebiyat
ISBN-10:
9786253889227
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
255 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
162,50
Havale/EFT ile:
159,25
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199255086
642508
https://www.simurgkitabevi.com/ozgur-ozel-meydan-okuma-sanati-yapay-zekaya-ozgur-ozeli-sorduk-verilerin-dilinden-bir-portre-2025
Özgür Özel : Meydan Okuma Sanatı - Yapay Zekaya Özgür Özel'i Sorduk - Verilerin Dilinden Bir Portre - 2025 #smrgKİTABEVİ
162.50
Bu kitap bir genel başkanın kariyer dosyası değil; eczane tezgahından maden ocağının karanlığına, Manisa'nın muhafazakar mahallesinden, Ankara'nın en sert tartışmalarına uzanan bir meydan okuma hikâyesi. Öğretmen anne-babanın evinden çıkan, Barış Eczanesi'nde “hasta müşteri değildir” diyerek yola koyulan bir eczacının, milyonların umudunu sırtlanan bir lidere dönüşme yolculuğu. Özgür Özel'i sadece Soma'da “Bu kaza değil, cinayet” diye haykıran milletvekili olarak değil; cami avlusunda selamı bozmadan, işçinin gözünün içine bakarak, gençlerin öfkesini ha?fe almadan konuşan bir genel başkan olarak okuyacaksın. Kısık sesle ama kararlı bir tonda kavga eden, kimseyi aşağılamadan, kimseyi düşmanlaştırmadan iktidara meydan okuyan bir dilin nasıl kurulabildiğini satır satır izleyeceksin.
Bu sayfalarda, CHP'nin en zor yenilgisinden sonra “Bu yenilgiyi böyle kabul etmiyoruz” diyerek değişimin önüne geçen lideri; kurultay salonundaki fısıltıyı slogana çeviren iradeyi; Mansur Yavaş'ın sakin gücüyle, Ekrem İmamoğlu'nun enerjisini aynı hatta buluşturan yeni merkez siyaseti bulacaksın. Kayyumlara karşı seçilmişin yanında duran, belediyeleri “halk için yönetim”e çeviren, Avrupa'ya başı dik, Anadolu'ya eli sıcak bir sosyal demokrat çizginin nasıl adım adım kurulduğunu göreceksin.
Bu kitap, kendini yalnız hisseden gençlere, borcunu ödemeye çalışan esnafa, emeğinin karşılığını alamayan işçiye, emekliye, ev kadınına, “Benim oyumla bir şey değişmez” diyen herkese yazılmış sessiz bir davet. Siyaseti sadece ekranlardaki tartışmalardan ibaret sananlara, mutfak masasında edilen bir cümlenin de tarihi değiştirebileceğini hatırlatan bir çağrı.
Son sayfayı çevirdiğinde sadece Özgür Özel'i daha yakından tanımış olmayacaksın. Bu ülkenin sahipsiz olmadığını, umudun hâlâ masada olduğunu ve en önemlisi, meydan okuma sanatının sadece liderlere değil, sana da ait olduğunu hissedeceksin. Çünkü bu hikâye tek bir kişinin değil; başını eğmeyenlerin ortak hikâyesi. Ve şimdi, “Meydan okuma sırası sandıkta bende,Özgür Başkanın etrafında …” diyebilme ihtimali tam da senin elinde.
Bu sayfalarda, CHP'nin en zor yenilgisinden sonra “Bu yenilgiyi böyle kabul etmiyoruz” diyerek değişimin önüne geçen lideri; kurultay salonundaki fısıltıyı slogana çeviren iradeyi; Mansur Yavaş'ın sakin gücüyle, Ekrem İmamoğlu'nun enerjisini aynı hatta buluşturan yeni merkez siyaseti bulacaksın. Kayyumlara karşı seçilmişin yanında duran, belediyeleri “halk için yönetim”e çeviren, Avrupa'ya başı dik, Anadolu'ya eli sıcak bir sosyal demokrat çizginin nasıl adım adım kurulduğunu göreceksin.
Bu kitap, kendini yalnız hisseden gençlere, borcunu ödemeye çalışan esnafa, emeğinin karşılığını alamayan işçiye, emekliye, ev kadınına, “Benim oyumla bir şey değişmez” diyen herkese yazılmış sessiz bir davet. Siyaseti sadece ekranlardaki tartışmalardan ibaret sananlara, mutfak masasında edilen bir cümlenin de tarihi değiştirebileceğini hatırlatan bir çağrı.
Son sayfayı çevirdiğinde sadece Özgür Özel'i daha yakından tanımış olmayacaksın. Bu ülkenin sahipsiz olmadığını, umudun hâlâ masada olduğunu ve en önemlisi, meydan okuma sanatının sadece liderlere değil, sana da ait olduğunu hissedeceksin. Çünkü bu hikâye tek bir kişinin değil; başını eğmeyenlerin ortak hikâyesi. Ve şimdi, “Meydan okuma sırası sandıkta bende,Özgür Başkanın etrafında …” diyebilme ihtimali tam da senin elinde.
Bu kitap bir genel başkanın kariyer dosyası değil; eczane tezgahından maden ocağının karanlığına, Manisa'nın muhafazakar mahallesinden, Ankara'nın en sert tartışmalarına uzanan bir meydan okuma hikâyesi. Öğretmen anne-babanın evinden çıkan, Barış Eczanesi'nde “hasta müşteri değildir” diyerek yola koyulan bir eczacının, milyonların umudunu sırtlanan bir lidere dönüşme yolculuğu. Özgür Özel'i sadece Soma'da “Bu kaza değil, cinayet” diye haykıran milletvekili olarak değil; cami avlusunda selamı bozmadan, işçinin gözünün içine bakarak, gençlerin öfkesini ha?fe almadan konuşan bir genel başkan olarak okuyacaksın. Kısık sesle ama kararlı bir tonda kavga eden, kimseyi aşağılamadan, kimseyi düşmanlaştırmadan iktidara meydan okuyan bir dilin nasıl kurulabildiğini satır satır izleyeceksin.
Bu sayfalarda, CHP'nin en zor yenilgisinden sonra “Bu yenilgiyi böyle kabul etmiyoruz” diyerek değişimin önüne geçen lideri; kurultay salonundaki fısıltıyı slogana çeviren iradeyi; Mansur Yavaş'ın sakin gücüyle, Ekrem İmamoğlu'nun enerjisini aynı hatta buluşturan yeni merkez siyaseti bulacaksın. Kayyumlara karşı seçilmişin yanında duran, belediyeleri “halk için yönetim”e çeviren, Avrupa'ya başı dik, Anadolu'ya eli sıcak bir sosyal demokrat çizginin nasıl adım adım kurulduğunu göreceksin.
Bu kitap, kendini yalnız hisseden gençlere, borcunu ödemeye çalışan esnafa, emeğinin karşılığını alamayan işçiye, emekliye, ev kadınına, “Benim oyumla bir şey değişmez” diyen herkese yazılmış sessiz bir davet. Siyaseti sadece ekranlardaki tartışmalardan ibaret sananlara, mutfak masasında edilen bir cümlenin de tarihi değiştirebileceğini hatırlatan bir çağrı.
Son sayfayı çevirdiğinde sadece Özgür Özel'i daha yakından tanımış olmayacaksın. Bu ülkenin sahipsiz olmadığını, umudun hâlâ masada olduğunu ve en önemlisi, meydan okuma sanatının sadece liderlere değil, sana da ait olduğunu hissedeceksin. Çünkü bu hikâye tek bir kişinin değil; başını eğmeyenlerin ortak hikâyesi. Ve şimdi, “Meydan okuma sırası sandıkta bende,Özgür Başkanın etrafında …” diyebilme ihtimali tam da senin elinde.
Bu sayfalarda, CHP'nin en zor yenilgisinden sonra “Bu yenilgiyi böyle kabul etmiyoruz” diyerek değişimin önüne geçen lideri; kurultay salonundaki fısıltıyı slogana çeviren iradeyi; Mansur Yavaş'ın sakin gücüyle, Ekrem İmamoğlu'nun enerjisini aynı hatta buluşturan yeni merkez siyaseti bulacaksın. Kayyumlara karşı seçilmişin yanında duran, belediyeleri “halk için yönetim”e çeviren, Avrupa'ya başı dik, Anadolu'ya eli sıcak bir sosyal demokrat çizginin nasıl adım adım kurulduğunu göreceksin.
Bu kitap, kendini yalnız hisseden gençlere, borcunu ödemeye çalışan esnafa, emeğinin karşılığını alamayan işçiye, emekliye, ev kadınına, “Benim oyumla bir şey değişmez” diyen herkese yazılmış sessiz bir davet. Siyaseti sadece ekranlardaki tartışmalardan ibaret sananlara, mutfak masasında edilen bir cümlenin de tarihi değiştirebileceğini hatırlatan bir çağrı.
Son sayfayı çevirdiğinde sadece Özgür Özel'i daha yakından tanımış olmayacaksın. Bu ülkenin sahipsiz olmadığını, umudun hâlâ masada olduğunu ve en önemlisi, meydan okuma sanatının sadece liderlere değil, sana da ait olduğunu hissedeceksin. Çünkü bu hikâye tek bir kişinin değil; başını eğmeyenlerin ortak hikâyesi. Ve şimdi, “Meydan okuma sırası sandıkta bende,Özgür Başkanın etrafında …” diyebilme ihtimali tam da senin elinde.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.