Partisyon Müzik ve Düşünce Dergisi - Dosya: Türk Müziği Nedir ? - Sayı: 3 Ekim, Kasım, Aralık

Hazırlayan:
Genel Yayın Yönetmeni: Sami Yenice; Editör: Yılmaz Anıl Baskı
Stok Kodu:
1199039594
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
112 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2014
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
0,00
1199039594
425623
Partisyon Müzik ve Düşünce Dergisi - Dosya: Türk Müziği Nedir ? - Sayı: 3      Ekim, Kasım, Aralık
Partisyon Müzik ve Düşünce Dergisi - Dosya: Türk Müziği Nedir ? - Sayı: 3 Ekim, Kasım, Aralık
0.00
Tarih boyunca süregelen ve farklı kültürlerin ortak bir ürünü olan müzik geleneğimizi, bugün son yüzyılda tüm devletlerin ideolojik dayanağı olan milliyetçilik ideolojisi etkisiyle, tüm Anadolu coğrafyasındaki halkların ortak mirası olarak görmeme gibi bir lüksümüz yok. Günümüzde bu köklü müziği devlet kültür politikaları içinde görmemiz onun bütün olarak bize ait olması gibi bir yanılsamaya yol açmakta. Kaldı ki devletlerin kültür politikalarının yönlendirici etkisi altında herhangi bir sanat eserini üretmek, icra etmek, sergilemek, dinlemek, üzerinde düşünmek v.s. ne kadar sağlıklı olabilir ki? Devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda bugün desteklediği bir şeyi yarın desteğini çekip yasaklamayacağının garantisini kim verebilir ki?

Tarihsel olarak incelediğimizde 10. yüzyıldan Cumhuriyet tarihine kadar olan dönemde geleneksel müziğimiz, yüzyıllarca hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu'nu da içine alacak biçimde bugün dönemsel periyotlarda incelediğimiz, genel hatlarıyla; oluşum dönemi, dönüşüm dönemi, klasik dönem gibi süreçlerden geçmiş, Osmanlı İmparatorluğu'nun politikaları gereği yeri geldiğinde sarayda baş tacı edilmiş, yeri geldiğinde ise ikinci plana itilmiştir.

Cumhuriyet tarihine baktığımızda ise devletin uyguladığı reformlar gereği bir dönem geleneksel müziklerimizin radyo yayınlarından kaldırılması gibi örnekler görüyoruz. İlerleyen dönemlerde hükümetlerin belirlediği kültür politikalarında da durum bazen geleneksel müziğimizi teşvik ediyormuş gibi görünse de devletin herhangi bir sanat dalını ya da herhangi bir sanatçıyı bir diğerinden üstün tutarak ve bunu yaparken resmi ideoloji savlarıyla sanata müdahale etmesinin doğurduğu olumsuz sonuçlar ortada. Image

Öğrenilmiş cehaletimizden kurtulup birbirlerine tarihle bağlanmış halkların ortak mirası olan bu müziği anlamamız için ilk önce bazı temel savları kabullenmemiz gerekiyor. Bu müzik tüm bu coğrafyanın ortak mirasıdır. - Yılmaz Anıl Baskı, Temmuz 2014

Tarih boyunca süregelen ve farklı kültürlerin ortak bir ürünü olan müzik geleneğimizi, bugün son yüzyılda tüm devletlerin ideolojik dayanağı olan milliyetçilik ideolojisi etkisiyle, tüm Anadolu coğrafyasındaki halkların ortak mirası olarak görmeme gibi bir lüksümüz yok. Günümüzde bu köklü müziği devlet kültür politikaları içinde görmemiz onun bütün olarak bize ait olması gibi bir yanılsamaya yol açmakta. Kaldı ki devletlerin kültür politikalarının yönlendirici etkisi altında herhangi bir sanat eserini üretmek, icra etmek, sergilemek, dinlemek, üzerinde düşünmek v.s. ne kadar sağlıklı olabilir ki? Devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda bugün desteklediği bir şeyi yarın desteğini çekip yasaklamayacağının garantisini kim verebilir ki?

Tarihsel olarak incelediğimizde 10. yüzyıldan Cumhuriyet tarihine kadar olan dönemde geleneksel müziğimiz, yüzyıllarca hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu'nu da içine alacak biçimde bugün dönemsel periyotlarda incelediğimiz, genel hatlarıyla; oluşum dönemi, dönüşüm dönemi, klasik dönem gibi süreçlerden geçmiş, Osmanlı İmparatorluğu'nun politikaları gereği yeri geldiğinde sarayda baş tacı edilmiş, yeri geldiğinde ise ikinci plana itilmiştir.

Cumhuriyet tarihine baktığımızda ise devletin uyguladığı reformlar gereği bir dönem geleneksel müziklerimizin radyo yayınlarından kaldırılması gibi örnekler görüyoruz. İlerleyen dönemlerde hükümetlerin belirlediği kültür politikalarında da durum bazen geleneksel müziğimizi teşvik ediyormuş gibi görünse de devletin herhangi bir sanat dalını ya da herhangi bir sanatçıyı bir diğerinden üstün tutarak ve bunu yaparken resmi ideoloji savlarıyla sanata müdahale etmesinin doğurduğu olumsuz sonuçlar ortada. Image

Öğrenilmiş cehaletimizden kurtulup birbirlerine tarihle bağlanmış halkların ortak mirası olan bu müziği anlamamız için ilk önce bazı temel savları kabullenmemiz gerekiyor. Bu müzik tüm bu coğrafyanın ortak mirasıdır. - Yılmaz Anıl Baskı, Temmuz 2014

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat