#smrgKİTABEVİ Perdenin Ardı: 1960'lardan 2020'lere Türk Sinamasında Kaçış ve Çöküş -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199269678
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
280
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
322,00
Havale/EFT ile: 315,56
1199269678
657884
Perdenin Ardı: 1960'lardan 2020'lere Türk Sinamasında Kaçış ve Çöküş -
Perdenin Ardı: 1960'lardan 2020'lere Türk Sinamasında Kaçış ve Çöküş - #smrgKİTABEVİ
322
Bu çalışma, uzun bir kaçış sürecinin ve nihayetinde gelen kaçınılmaz çöküşün anatomisidir. Althusser'in ideolojik aygıtlarından Zizek'in sinizm tezine, Deleuze'ün minör estetiğinden Foucault'nun iktidar analizlerine, Boym'un nostalji okumalarından Fisher'ın kapitalist gerçekçiliğine ve Han'ın yorgunluk toplumuna uzanan geniş bir teorik hat üzerinden sinemanın izini sürerek bir Türkiye panoraması çıkarmayı hedefler. Yeşilçam'ın masalsı illüzyonundan 12 Eylül sonrasının içe kapanışına, 90'ların taşra melankolisinden 2010 sonrası absürt cinnete ve günümüz gençliğinin yaşadığı geleceksizlik krizine uzanan bu hat; sadece filmlerin değil, bir toplumun altmış yıllık travmasının, iktidarla dansının, çöküşünün ve kaçışlarının perdedeki tezahürüdür. Türk sinemasını salt tarihsel bir malumat yığını olmaktan çıkarıp rıza imalatının, karşı - hegemonya denemelerinin, entelektüel tasfiyenin ve nihayetinde bireyin eylemsizliğe, tükenişe ve nihilist boşluğa sürüklenişinin bir çıktısı olarak okur.
Bu çalışma, uzun bir kaçış sürecinin ve nihayetinde gelen kaçınılmaz çöküşün anatomisidir. Althusser'in ideolojik aygıtlarından Zizek'in sinizm tezine, Deleuze'ün minör estetiğinden Foucault'nun iktidar analizlerine, Boym'un nostalji okumalarından Fisher'ın kapitalist gerçekçiliğine ve Han'ın yorgunluk toplumuna uzanan geniş bir teorik hat üzerinden sinemanın izini sürerek bir Türkiye panoraması çıkarmayı hedefler. Yeşilçam'ın masalsı illüzyonundan 12 Eylül sonrasının içe kapanışına, 90'ların taşra melankolisinden 2010 sonrası absürt cinnete ve günümüz gençliğinin yaşadığı geleceksizlik krizine uzanan bu hat; sadece filmlerin değil, bir toplumun altmış yıllık travmasının, iktidarla dansının, çöküşünün ve kaçışlarının perdedeki tezahürüdür. Türk sinemasını salt tarihsel bir malumat yığını olmaktan çıkarıp rıza imalatının, karşı - hegemonya denemelerinin, entelektüel tasfiyenin ve nihayetinde bireyin eylemsizliğe, tükenişe ve nihilist boşluğa sürüklenişinin bir çıktısı olarak okur.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat