#smrgSAHAF Resmi Tarih Tartışmaları 2 - 2006

Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Tarih
ISBN-10:
9789758449392
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
1&3
Hazırlayan:
Editör: Fikret Başkaya
Stok Kodu:
1199070749
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
319 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2006
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199070749
456651
Resmi Tarih Tartışmaları 2 -        2006
Resmi Tarih Tartışmaları 2 - 2006 #smrgSAHAF
0
İÇİNDEKİLER

Neden Resmi Tarih? Fikret BAŞKAYA

Yedi Düvele Karşı Mücadele Cem UZUN

Sermayenin "Türk"leştirilmesi Sait ÇETİNOĞLU

Bir "Resmi Tarih Mevlüd'ü": Şu Çılgın Türkler Üzerine Bir Değerlendirme Mete K. KAYNAR

Özakman'ın Kitabı ve "Çılgın" Bir Cümlenin Perde Arkası Emrah CİLASUN

Resmi Tarihin İzinde: Bir İsim, Bir Kanun Tolga ERSOY

Türk Resmi Tarih Tezinin Tezahürü Olarak Kürt Tarih Yazıcılığı Ç. Ceyhan SÜVARİ

Alevilik, Aleviler ve Devlet Üzerine Düşünceler Ali & Aydın ÖRDEK-Barış YILMAZ

Kendini Çürüten Tezler Güngör ŞENKAL Neden Resmi Tarih Resmi tarih, hâkim sınıfların bilinmesini istediği tarihtir. Tarihin, geçmişte yaşanmış olanın iktidar sahiplerinin ihtiyaçları doğrultusunda kurgulanmış versiyonudur. Bu amaçla toplumsal bellek [hafıza-ı enâm] yok edilmek, toplum hafıza kaybına uğratılmak istenir, fakat resmi tarih oluşturmak bir başına amaç değildir. Asıl amaç 'resmi ideoloji' oluşturmaktır. Velhasıl, resmi ideoloji oluşturmak için resmi tarih oluşturmak, resmi tarih oluşturmak için de toplumun hafıza kaybına uğratılması, toplumsal belleğin [kolektif hafızanın] yok edilmesi, bozulması, tahrif edilmesi, bugünün egemenlerinin ihtiyacına uygun bir bellek imâl edilmesiyle mümkün oluyor. Resmi tarih, yalan, tahrifat, yok saymaya [occultation], adıyla çağırmamaya, sansür ve otosansüre dayanan bir tarih versiyonudur. Toplumsal bellek, egemen sınıfların ihtiyacına cevap verecek şekilde yeniden kurgulanır. Dolayısıyla genç nesillere öğretilen tarih 'gerçek tarih' değil ısmarlama üzerine üretilmiş bir tarih versiyonudur... Bu "uydurulmuş tarih" başta genç nesiller olmak üzere, kitleler tarafından 'içselleştirildiğinde' amaç gerçekleşmiş sayılır. Öyleyse bir toplumun hafızasını [belleğini] yok etmeye, değilse bozmaya, hafıza kaybı [amnésie] yaratmaya, tarihi tahrif etmeye kim neden ihtiyaç duyuyor sorusu akla gelir. İktidar olmanın ve iktidarda kalmanın yolu gizlemekten, unutturmaktan, toplumu geçmişine yabancılaştırmaktan, toplumu "tarihsizleştirmekten, kimliksizleştirmekten" geçiyor. (Tanıtım Bülteninden)

İÇİNDEKİLER

Neden Resmi Tarih? Fikret BAŞKAYA

Yedi Düvele Karşı Mücadele Cem UZUN

Sermayenin "Türk"leştirilmesi Sait ÇETİNOĞLU

Bir "Resmi Tarih Mevlüd'ü": Şu Çılgın Türkler Üzerine Bir Değerlendirme Mete K. KAYNAR

Özakman'ın Kitabı ve "Çılgın" Bir Cümlenin Perde Arkası Emrah CİLASUN

Resmi Tarihin İzinde: Bir İsim, Bir Kanun Tolga ERSOY

Türk Resmi Tarih Tezinin Tezahürü Olarak Kürt Tarih Yazıcılığı Ç. Ceyhan SÜVARİ

Alevilik, Aleviler ve Devlet Üzerine Düşünceler Ali & Aydın ÖRDEK-Barış YILMAZ

Kendini Çürüten Tezler Güngör ŞENKAL Neden Resmi Tarih Resmi tarih, hâkim sınıfların bilinmesini istediği tarihtir. Tarihin, geçmişte yaşanmış olanın iktidar sahiplerinin ihtiyaçları doğrultusunda kurgulanmış versiyonudur. Bu amaçla toplumsal bellek [hafıza-ı enâm] yok edilmek, toplum hafıza kaybına uğratılmak istenir, fakat resmi tarih oluşturmak bir başına amaç değildir. Asıl amaç 'resmi ideoloji' oluşturmaktır. Velhasıl, resmi ideoloji oluşturmak için resmi tarih oluşturmak, resmi tarih oluşturmak için de toplumun hafıza kaybına uğratılması, toplumsal belleğin [kolektif hafızanın] yok edilmesi, bozulması, tahrif edilmesi, bugünün egemenlerinin ihtiyacına uygun bir bellek imâl edilmesiyle mümkün oluyor. Resmi tarih, yalan, tahrifat, yok saymaya [occultation], adıyla çağırmamaya, sansür ve otosansüre dayanan bir tarih versiyonudur. Toplumsal bellek, egemen sınıfların ihtiyacına cevap verecek şekilde yeniden kurgulanır. Dolayısıyla genç nesillere öğretilen tarih 'gerçek tarih' değil ısmarlama üzerine üretilmiş bir tarih versiyonudur... Bu "uydurulmuş tarih" başta genç nesiller olmak üzere, kitleler tarafından 'içselleştirildiğinde' amaç gerçekleşmiş sayılır. Öyleyse bir toplumun hafızasını [belleğini] yok etmeye, değilse bozmaya, hafıza kaybı [amnésie] yaratmaya, tarihi tahrif etmeye kim neden ihtiyaç duyuyor sorusu akla gelir. İktidar olmanın ve iktidarda kalmanın yolu gizlemekten, unutturmaktan, toplumu geçmişine yabancılaştırmaktan, toplumu "tarihsizleştirmekten, kimliksizleştirmekten" geçiyor. (Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat