#smrgSAHAF Saat Kaçtır Acaba - 2003

Basıldığı Matbaa:
Melisa Matbaacılık
Dizi Adı:
Türk Edebiyatı
ISBN-10:
9752890792
Stok Kodu:
1199044917
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
248 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2003
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199044917
430914
Saat Kaçtır Acaba -        2003
Saat Kaçtır Acaba - 2003 #smrgSAHAF
0.00
Gecinin bir vakti şehre yeni gelen yabancı, ilk iş olarak arka sokaklardaki otellerden birine yerleşir ve bu kısa moladan sonra, peşine takılan refakatçi B.'yle birlikte, soluğu modern dünyanın mabetleri olan barlardan birinde alır. Yabancının geçmişini beraberinde getirmemiş olmaktan duyduğu rahatlık, şehirdeki insanlarla kurduğu çeşitli ilişkilerle birlikte çok geçmeden bir karmaşaya dönüşecektir.

Gecelir bilge bir Buda heykeli gibi otel resepsiyonunda oturan yaşlı resepsiyoncu, bürokrasinin dışarıdan işleyen çarkını temsil eden refakatçi B., servetinin çevresine ördüğü korunaklı duvarları sivri diliyle yıkmaya çalışan Z. ve onun cazibeli bir vampiri andıran kızı, kimi zaman ablalık yapan, kimi zaman şehvet hizmeti veren fahişeler, en önemlisi de yabancının içinde ilk kez ‘ait olma' isteği uyandıran kıvırcık saçlı kadın, şehrin karanlık kuytularında belirerek yabancı adamın hayatını nemli bir bulantıya çevirirler.

Gece, sanıldığı gibi ışığı ihmal edilmiş bir dünya değildir; tersine, gündüz, ancak aydınlatılmış gecedir. Belki de bu yüzden, geceleyin yaşamak, tamamen başka bir varoluş şeklini sürdürmektir. Şehir ise canlı mahlükat sınıfına girer, bir beden gibi hareket ederek kendine uymayanı anında kutsar. Bu romanın diğer iki kahramanı olan gece ve şehir, bir araya gelerek her şeyi yutar, kendilerine özgü muzip ve karanlık halleriyle, köşeye sıkışmış hayatların tanığı olurlar... (Arka kapaktan)

Gecinin bir vakti şehre yeni gelen yabancı, ilk iş olarak arka sokaklardaki otellerden birine yerleşir ve bu kısa moladan sonra, peşine takılan refakatçi B.'yle birlikte, soluğu modern dünyanın mabetleri olan barlardan birinde alır. Yabancının geçmişini beraberinde getirmemiş olmaktan duyduğu rahatlık, şehirdeki insanlarla kurduğu çeşitli ilişkilerle birlikte çok geçmeden bir karmaşaya dönüşecektir.

Gecelir bilge bir Buda heykeli gibi otel resepsiyonunda oturan yaşlı resepsiyoncu, bürokrasinin dışarıdan işleyen çarkını temsil eden refakatçi B., servetinin çevresine ördüğü korunaklı duvarları sivri diliyle yıkmaya çalışan Z. ve onun cazibeli bir vampiri andıran kızı, kimi zaman ablalık yapan, kimi zaman şehvet hizmeti veren fahişeler, en önemlisi de yabancının içinde ilk kez ‘ait olma' isteği uyandıran kıvırcık saçlı kadın, şehrin karanlık kuytularında belirerek yabancı adamın hayatını nemli bir bulantıya çevirirler.

Gece, sanıldığı gibi ışığı ihmal edilmiş bir dünya değildir; tersine, gündüz, ancak aydınlatılmış gecedir. Belki de bu yüzden, geceleyin yaşamak, tamamen başka bir varoluş şeklini sürdürmektir. Şehir ise canlı mahlükat sınıfına girer, bir beden gibi hareket ederek kendine uymayanı anında kutsar. Bu romanın diğer iki kahramanı olan gece ve şehir, bir araya gelerek her şeyi yutar, kendilerine özgü muzip ve karanlık halleriyle, köşeye sıkışmış hayatların tanığı olurlar... (Arka kapaktan)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat