#smrgKİTABEVİ Sekülerleşme Din ve Demokrasi : Kavramlar ve Tarihsel - Toplumsal Bağlamlar -
Bu kitabı ayrıca önemli kılan husus, yalnızca teorik bir çalışma olması değildir. Eser, Arap Baharı'ndan yıllar önce kaleme alınmış olmasına rağmen, daha sonra Tunus'ta Nahda hareketinin geliştirdiği demokratik siyasal vizyonun düşünsel arka planını büyük ölçüde haber vermektedir. Nahda hareketinin kurucu lideri Raşid Gannuşi'nin en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan ve Arap Baharı sonrasında Tunus'un ilk demokratik hükümetinde Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenen Refik Abdüsselam, düşünce ile siyasal pratiği aynı potada buluşturan ender isimlerden biridir.
Kitap sadece İslam dünyasının değil, modern dünyanın geleceğine ilişkin temel soruları yeniden düşünmeye davet ediyor. Demokrasi gerçekten sekülerliğin zorunlu bir sonucu mudur? Modernleşme mutlaka dinsizleşmeyi mi doğurur? İslam ile demokratik siyaset arasında zorunlu bir gerilim mi vardır, yoksa bu gerilim modern ideolojilerin ürettiği tarihsel bir varsayımdan mı ibarettir?
Refik Abdüsselam, bu sorulara kolay cevaplar vermiyor; fakat tartışmayı sloganlardan kurtarıp sağlam bir entelektüel zemine taşıyor. Bu yönüyle Sekülerleşme, Din ve Demokrasi, yalnızca siyaset bilimi veya ilahiyat alanında çalışanlar için değil, modern dünyanın temel meselelerini anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru eseridir.
Bu kitabı ayrıca önemli kılan husus, yalnızca teorik bir çalışma olması değildir. Eser, Arap Baharı'ndan yıllar önce kaleme alınmış olmasına rağmen, daha sonra Tunus'ta Nahda hareketinin geliştirdiği demokratik siyasal vizyonun düşünsel arka planını büyük ölçüde haber vermektedir. Nahda hareketinin kurucu lideri Raşid Gannuşi'nin en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan ve Arap Baharı sonrasında Tunus'un ilk demokratik hükümetinde Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenen Refik Abdüsselam, düşünce ile siyasal pratiği aynı potada buluşturan ender isimlerden biridir.
Kitap sadece İslam dünyasının değil, modern dünyanın geleceğine ilişkin temel soruları yeniden düşünmeye davet ediyor. Demokrasi gerçekten sekülerliğin zorunlu bir sonucu mudur? Modernleşme mutlaka dinsizleşmeyi mi doğurur? İslam ile demokratik siyaset arasında zorunlu bir gerilim mi vardır, yoksa bu gerilim modern ideolojilerin ürettiği tarihsel bir varsayımdan mı ibarettir?
Refik Abdüsselam, bu sorulara kolay cevaplar vermiyor; fakat tartışmayı sloganlardan kurtarıp sağlam bir entelektüel zemine taşıyor. Bu yönüyle Sekülerleşme, Din ve Demokrasi, yalnızca siyaset bilimi veya ilahiyat alanında çalışanlar için değil, modern dünyanın temel meselelerini anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru eseridir.