#smrgKİTABEVİ Güzele Dair : Sanat Üzerine Yazılar - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786259271163
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
296
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Yasin Aktay
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
244,80
Havale/EFT ile:
237,46
1199257519
645059
https://www.simurgkitabevi.com/guzele-dair-sanat-uzerine-yazilar-2026
Güzele Dair : Sanat Üzerine Yazılar - 2026 #smrgKİTABEVİ
244.8
Güzel, yalnızca hoş olan değildir; kendini dayatan bir anlamdır, bizden ciddiyetle bir cevap isteyen bir çağrıdır. Hans-Georg Gadamer, Güzele Dair'de modern estetiğin güzelliği öznel beğeniye, yüzeysel hazza ya da tüketilebilir bir imgeye indirgeme eğilimine karşı çıkar. Estetik deneyimi, insanın hakikatle karşılaşmasının özgün bir yolu olarak yeniden düşünür. Sanat eseri, Gadamer'e göre, pasif bir nesne değil; oyun, sembol ve festival boyutlarıyla bizi içine çeken, bizi dönüştüren bir olaydır. Anlam, sanatçının niyetinde ya da izleyicinin yargısında tüketilmez; her karşılaşmada yeniden doğar, geçmiş ile şimdi arasında bir “ufukların kaynaşması” yaşanır.
Bu yaklaşım, Gadamer'in felsefi hermenötiğinin temel iddiasını estetik alana taşır: Anlama, bir yöntemin nesneye uygulanması değil, gelenekle bugünün canlı bir karşılaşmasıdır. Sanat da tıpkı metinler gibi bize “konuşur”, bir hakikat iddiasıyla seslenir ve bizden katılım talep eder. Güzellik bu anlamda ne dekoratif bir fazlalık ne de dünyadan kaçış vaadidir; insanı dünyayla, başkalarıyla ve kendisiyle yeniden ilişkiye sokan kurucu bir tecrübedir.
Güzele Dair, estetik felsefe, hermenötik, sanat teorisi ve modernlik eleştirisiyle ilgilenen herkes için, güzelliğin neden hâlâ felsefî bir zorunluluk olduğunu gösteren temel bir metindir.
Bu yaklaşım, Gadamer'in felsefi hermenötiğinin temel iddiasını estetik alana taşır: Anlama, bir yöntemin nesneye uygulanması değil, gelenekle bugünün canlı bir karşılaşmasıdır. Sanat da tıpkı metinler gibi bize “konuşur”, bir hakikat iddiasıyla seslenir ve bizden katılım talep eder. Güzellik bu anlamda ne dekoratif bir fazlalık ne de dünyadan kaçış vaadidir; insanı dünyayla, başkalarıyla ve kendisiyle yeniden ilişkiye sokan kurucu bir tecrübedir.
Güzele Dair, estetik felsefe, hermenötik, sanat teorisi ve modernlik eleştirisiyle ilgilenen herkes için, güzelliğin neden hâlâ felsefî bir zorunluluk olduğunu gösteren temel bir metindir.
Güzel, yalnızca hoş olan değildir; kendini dayatan bir anlamdır, bizden ciddiyetle bir cevap isteyen bir çağrıdır. Hans-Georg Gadamer, Güzele Dair'de modern estetiğin güzelliği öznel beğeniye, yüzeysel hazza ya da tüketilebilir bir imgeye indirgeme eğilimine karşı çıkar. Estetik deneyimi, insanın hakikatle karşılaşmasının özgün bir yolu olarak yeniden düşünür. Sanat eseri, Gadamer'e göre, pasif bir nesne değil; oyun, sembol ve festival boyutlarıyla bizi içine çeken, bizi dönüştüren bir olaydır. Anlam, sanatçının niyetinde ya da izleyicinin yargısında tüketilmez; her karşılaşmada yeniden doğar, geçmiş ile şimdi arasında bir “ufukların kaynaşması” yaşanır.
Bu yaklaşım, Gadamer'in felsefi hermenötiğinin temel iddiasını estetik alana taşır: Anlama, bir yöntemin nesneye uygulanması değil, gelenekle bugünün canlı bir karşılaşmasıdır. Sanat da tıpkı metinler gibi bize “konuşur”, bir hakikat iddiasıyla seslenir ve bizden katılım talep eder. Güzellik bu anlamda ne dekoratif bir fazlalık ne de dünyadan kaçış vaadidir; insanı dünyayla, başkalarıyla ve kendisiyle yeniden ilişkiye sokan kurucu bir tecrübedir.
Güzele Dair, estetik felsefe, hermenötik, sanat teorisi ve modernlik eleştirisiyle ilgilenen herkes için, güzelliğin neden hâlâ felsefî bir zorunluluk olduğunu gösteren temel bir metindir.
Bu yaklaşım, Gadamer'in felsefi hermenötiğinin temel iddiasını estetik alana taşır: Anlama, bir yöntemin nesneye uygulanması değil, gelenekle bugünün canlı bir karşılaşmasıdır. Sanat da tıpkı metinler gibi bize “konuşur”, bir hakikat iddiasıyla seslenir ve bizden katılım talep eder. Güzellik bu anlamda ne dekoratif bir fazlalık ne de dünyadan kaçış vaadidir; insanı dünyayla, başkalarıyla ve kendisiyle yeniden ilişkiye sokan kurucu bir tecrübedir.
Güzele Dair, estetik felsefe, hermenötik, sanat teorisi ve modernlik eleştirisiyle ilgilenen herkes için, güzelliğin neden hâlâ felsefî bir zorunluluk olduğunu gösteren temel bir metindir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.