#smrgKİTABEVİ Seni Sevmek Çok Zor -
Arter'in 1. kat galerisinde 29 Nisan – 15 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşen Mehtap Baydu'nun Seni Sevmek Çok Zor! sergisi, arzunun özünde yatabilen mesafe ve gerilimi, Baydu'nun pratiğinde önemli bir yer tutan kalıp alma sürecinin vadettiği mutlak yakınlık ve ima ettiği yokluk üzerinden yankılıyor. Yaşama içkin olan iradeyi ve kırılganlığı odağına alan eserler, sanatçının çoğaltma, parçalama, iz bırakma ve üst üste getirme yoluyla inşa etmeyi sürdürdüğü kapsayıcı ve kolektif bir bedeni hayata geçiriyor. Serginin mekânsal kurgusu, Baydu'nun seramik, bronz, kumaş, kâğıt veya cam gibi çeşitli malzemelere ve dokulara başvurarak gerçekleştirdiği üretimlerini, bu üretimleri çevreleyen süreç kayıtları ve performatif izlerle bir araya getirerek her bir eserin zamansal ve maddi olarak çoğul karşılıklarını görünür kılıyor. Performansın nesneye, nesnenin de performatif potansiyellere açıldığı çok yönlü bir sanat pratiğini öne çıkaran bu yerleşim, sanatçının yapıtlarını dönüşüm, aradalık ve yabancılaşma kavramları ekseninde deneyimlemeye davet ediyor.
Arter'in 1. kat galerisinde 29 Nisan – 15 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşen Mehtap Baydu'nun Seni Sevmek Çok Zor! sergisi, arzunun özünde yatabilen mesafe ve gerilimi, Baydu'nun pratiğinde önemli bir yer tutan kalıp alma sürecinin vadettiği mutlak yakınlık ve ima ettiği yokluk üzerinden yankılıyor. Yaşama içkin olan iradeyi ve kırılganlığı odağına alan eserler, sanatçının çoğaltma, parçalama, iz bırakma ve üst üste getirme yoluyla inşa etmeyi sürdürdüğü kapsayıcı ve kolektif bir bedeni hayata geçiriyor. Serginin mekânsal kurgusu, Baydu'nun seramik, bronz, kumaş, kâğıt veya cam gibi çeşitli malzemelere ve dokulara başvurarak gerçekleştirdiği üretimlerini, bu üretimleri çevreleyen süreç kayıtları ve performatif izlerle bir araya getirerek her bir eserin zamansal ve maddi olarak çoğul karşılıklarını görünür kılıyor. Performansın nesneye, nesnenin de performatif potansiyellere açıldığı çok yönlü bir sanat pratiğini öne çıkaran bu yerleşim, sanatçının yapıtlarını dönüşüm, aradalık ve yabancılaşma kavramları ekseninde deneyimlemeye davet ediyor.