#smrgKİTABEVİ Şiddetin Devletleşmesi ve Aklın Yıkımı -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199268788
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
284
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
348,00
Havale/EFT ile: 341,04
1199268788
656965
Şiddetin Devletleşmesi ve Aklın Yıkımı -
Şiddetin Devletleşmesi ve Aklın Yıkımı - #smrgKİTABEVİ
348
Bu çalışma, faşizmi tarihsel nedensellikten yalıtılmış siyasi bir anomali olarak değil kapitalist toplumsal formasyonun tarihsel genetiğine kodlanmış yapısal bir zorunluluk olarak ele alıyor.Kitap; işçi sınıfının devrimci tehdidi karşısında çöken liberal kurumların yerini alan tekelci sermayenin, paramiliter şiddeti, “sakatlanmış zafer” efsanelerini ve küçük burjuvazinin mülksüzleşme korkusunu nasıl kendi kurtuluş reçetesi olarak örgütlediğini gözler önüne seriyor. Yalnızca bu makro krizleri değil uluslararası komünist hareketin (Komintern) bu “olağanüstü devlet biçimi” karşısındaki stratejik sarsıntılarını, Bonapartizm-Faşizm ayrımını ve sınıf güçleri dengesindeki tarihsel hataları da titizlikle tartışmaya açıyor. Tüm bu ekonomi-politik inşanın yanı sıra eser, faşizmin kitle psikolojisini, “gönüllü kulluk” mekanizmalarını ve Aydınlanmanın evrensel aklına karşı Alman Romantizmi'nin başlattığı irrasyonel isyanın nasıl mitlere, “deha” (Führer) kültüne ve “makbul vatandaş” yaratma projesine evrilerek biyopolitik bir ırk fantezisine dönüştüğünü gösteriyor.Kitap; faşizmin, kapitalizmi yok etmeye gelen bir anti kapitalist değil onu devrimden kurtarmak için açık şiddet uygulayarak tahkim eden tekelci diktatörlüğün ta kendisi olduğunu felsefi, tarihsel ve sosyolojik tüm boyutlarıyla göstermeye çalışıyor.
Bu çalışma, faşizmi tarihsel nedensellikten yalıtılmış siyasi bir anomali olarak değil kapitalist toplumsal formasyonun tarihsel genetiğine kodlanmış yapısal bir zorunluluk olarak ele alıyor.Kitap; işçi sınıfının devrimci tehdidi karşısında çöken liberal kurumların yerini alan tekelci sermayenin, paramiliter şiddeti, “sakatlanmış zafer” efsanelerini ve küçük burjuvazinin mülksüzleşme korkusunu nasıl kendi kurtuluş reçetesi olarak örgütlediğini gözler önüne seriyor. Yalnızca bu makro krizleri değil uluslararası komünist hareketin (Komintern) bu “olağanüstü devlet biçimi” karşısındaki stratejik sarsıntılarını, Bonapartizm-Faşizm ayrımını ve sınıf güçleri dengesindeki tarihsel hataları da titizlikle tartışmaya açıyor. Tüm bu ekonomi-politik inşanın yanı sıra eser, faşizmin kitle psikolojisini, “gönüllü kulluk” mekanizmalarını ve Aydınlanmanın evrensel aklına karşı Alman Romantizmi'nin başlattığı irrasyonel isyanın nasıl mitlere, “deha” (Führer) kültüne ve “makbul vatandaş” yaratma projesine evrilerek biyopolitik bir ırk fantezisine dönüştüğünü gösteriyor.Kitap; faşizmin, kapitalizmi yok etmeye gelen bir anti kapitalist değil onu devrimden kurtarmak için açık şiddet uygulayarak tahkim eden tekelci diktatörlüğün ta kendisi olduğunu felsefi, tarihsel ve sosyolojik tüm boyutlarıyla göstermeye çalışıyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat