#smrgKİTABEVİ Şiirin Direnci: Postdijital Çağda Türk Şiirini Yeniden Düşünmek -

Editör:
Gökalp Baştımar
Kapak Tasarım:
Mahmut Doğan, Damla Acar
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Yayın Yönetmeni:
Göktürk Ömer Çakır
Basıldığı Matbaa:
Çınar Matbaacılık
Dizi Adı:
Edebiyat Araştırmaları / İnceleme
ISBN-10:
9786254089107
Hazırlayan:
Sorumlu Müdür:
Ertuğrul Alpay
Katkı:
Umay Hacıyakupoğlu
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199263581
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
168
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Holmen
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
140,00
Havale/EFT ile: 137,20
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263581
651225
Şiirin Direnci: Postdijital Çağda Türk Şiirini Yeniden Düşünmek -
Şiirin Direnci: Postdijital Çağda Türk Şiirini Yeniden Düşünmek - #smrgKİTABEVİ
140
Görselliğin, hızın ve tüketimin belirleyici olduğu postdijital çağda algoritmalar tercihlerimizin yanı sıra dünyayı algılayış biçimimizi de şekillendiriyor. İnternetin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte yalnızlık, dikkat dağınıklığı, bellek kaybı ve anlam krizleri giderek daha da görünür bir hâle geliyor. Peki böylesi bir dünyada insanın duygularını, iç sesini üst dille yansıtan, derinliği esas alan şiir var olabilir mi?

Bu kitap, postdijital dünyanın belli başlı kavram ve teorilerinden hareketle Türk şiirine dair özgün ve alışılmışın dışında okumalar sunuyor. Yapay zekânın şiir üretme ve yorumlama kapasitesinden sosyal medya şiirlerine, metaverse deneyimlerinden pop art, transhümanizm ve kaos teorisine uzanan geniş bir çerçevede şiirin günümüz dünyasıyla kurduğu ilişkiyi sorguluyor.

Elinizdeki kitabın temel savlarından biri, birçok farklı dönemde öldü denilen şiirin sanılanın aksine ölmeye yazgılı olmadığıdır. Şiir; her dönüşüm çağında kendini yeniden şekillendiren, değişen koşullara uyum sağlayan ve varlığını sürdürebilen dirençli bir sanattır. Hatta kusursuzluk vaadiyle ilerleyen dijital dünyanın ve yapay zekânın karşısında şiir; insanın eksikliğini, özlemlerini, hatalarını ve duygusal derinliğini yansıtacak özel bir alan olarak daha da anlam kazanma potansiyeline sahiptir. Postdijital çağda şiirin imkânlarını yeniden düşünmeye davet eden bu çalışma, teknoloji ve edebiyat arasındaki ilişkiye farklı bir pencereden bakmak isteyen okurlar için önemli bir keşif yolculuğu vadediyor.

Görselliğin, hızın ve tüketimin belirleyici olduğu postdijital çağda algoritmalar tercihlerimizin yanı sıra dünyayı algılayış biçimimizi de şekillendiriyor. İnternetin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte yalnızlık, dikkat dağınıklığı, bellek kaybı ve anlam krizleri giderek daha da görünür bir hâle geliyor. Peki böylesi bir dünyada insanın duygularını, iç sesini üst dille yansıtan, derinliği esas alan şiir var olabilir mi?

Bu kitap, postdijital dünyanın belli başlı kavram ve teorilerinden hareketle Türk şiirine dair özgün ve alışılmışın dışında okumalar sunuyor. Yapay zekânın şiir üretme ve yorumlama kapasitesinden sosyal medya şiirlerine, metaverse deneyimlerinden pop art, transhümanizm ve kaos teorisine uzanan geniş bir çerçevede şiirin günümüz dünyasıyla kurduğu ilişkiyi sorguluyor.

Elinizdeki kitabın temel savlarından biri, birçok farklı dönemde öldü denilen şiirin sanılanın aksine ölmeye yazgılı olmadığıdır. Şiir; her dönüşüm çağında kendini yeniden şekillendiren, değişen koşullara uyum sağlayan ve varlığını sürdürebilen dirençli bir sanattır. Hatta kusursuzluk vaadiyle ilerleyen dijital dünyanın ve yapay zekânın karşısında şiir; insanın eksikliğini, özlemlerini, hatalarını ve duygusal derinliğini yansıtacak özel bir alan olarak daha da anlam kazanma potansiyeline sahiptir. Postdijital çağda şiirin imkânlarını yeniden düşünmeye davet eden bu çalışma, teknoloji ve edebiyat arasındaki ilişkiye farklı bir pencereden bakmak isteyen okurlar için önemli bir keşif yolculuğu vadediyor.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat