#smrgKİTABEVİ Şiirin Dolaşımı - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786256203563
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
17x22
Sayfa Sayısı:
280
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
187,60
Havale/EFT ile:
183,85
1199259214
646881
https://www.simurgkitabevi.com/siirin-dolasimi-2026
Şiirin Dolaşımı - 2026 #smrgKİTABEVİ
187.6
Edebiyat kanonu, nihai bir listeden ziyade daimi bir mücadele ve sürekli yeniden üretilen bir kurumsallaşma sürecini ifade eder. Edebiyat metinleri, sıklıkla vurgulananın aksine, estetik gücüyle zamana direnerek okunmaya devam etmez. Okunmayı ve dolaşımda kalmayı sağlayan, metnin kendisi değil bu metinler hakkında estetik yargılar verenlerdir. Hangi metnin dolaşımda kalarak kanonlaştığı, estetik değil öncelikle sosyolojik bir meseledir.
Yalçın Armağan, Şiirin Dolaşımı'nda bu kuramsal çerçeveyle şiir kitaplarının yayın sıklığını odağa alarak şiir kanonunun nasıl şekillendiğine yakından bakıyor. Metnin dolaşımı ve kanon arasındaki ilişkiyi bir strateji alanı olarak tanımlayan Armağan, farklı kanonlaşma süreçlerini kültür politikaları, yayıncı ve okur açısından ayrıntılı biçimde ele alıyor.
“Metnin kanona dahil edilmesini belirleyen, metnin bünyesine içkin estetik kıymeti değil, kabul süreçlerinde nasıl bir konuma yerleştirildiğidir. Metinler, kapı kapı dolaşıp kendini tanıtan ve bu sayede estetik kıymetini tescil ettiren zaman yolcuları değildir. Metinler için bu tescil işlemini başkaları yapar.”
Yalçın Armağan, Şiirin Dolaşımı'nda bu kuramsal çerçeveyle şiir kitaplarının yayın sıklığını odağa alarak şiir kanonunun nasıl şekillendiğine yakından bakıyor. Metnin dolaşımı ve kanon arasındaki ilişkiyi bir strateji alanı olarak tanımlayan Armağan, farklı kanonlaşma süreçlerini kültür politikaları, yayıncı ve okur açısından ayrıntılı biçimde ele alıyor.
“Metnin kanona dahil edilmesini belirleyen, metnin bünyesine içkin estetik kıymeti değil, kabul süreçlerinde nasıl bir konuma yerleştirildiğidir. Metinler, kapı kapı dolaşıp kendini tanıtan ve bu sayede estetik kıymetini tescil ettiren zaman yolcuları değildir. Metinler için bu tescil işlemini başkaları yapar.”
Edebiyat kanonu, nihai bir listeden ziyade daimi bir mücadele ve sürekli yeniden üretilen bir kurumsallaşma sürecini ifade eder. Edebiyat metinleri, sıklıkla vurgulananın aksine, estetik gücüyle zamana direnerek okunmaya devam etmez. Okunmayı ve dolaşımda kalmayı sağlayan, metnin kendisi değil bu metinler hakkında estetik yargılar verenlerdir. Hangi metnin dolaşımda kalarak kanonlaştığı, estetik değil öncelikle sosyolojik bir meseledir.
Yalçın Armağan, Şiirin Dolaşımı'nda bu kuramsal çerçeveyle şiir kitaplarının yayın sıklığını odağa alarak şiir kanonunun nasıl şekillendiğine yakından bakıyor. Metnin dolaşımı ve kanon arasındaki ilişkiyi bir strateji alanı olarak tanımlayan Armağan, farklı kanonlaşma süreçlerini kültür politikaları, yayıncı ve okur açısından ayrıntılı biçimde ele alıyor.
“Metnin kanona dahil edilmesini belirleyen, metnin bünyesine içkin estetik kıymeti değil, kabul süreçlerinde nasıl bir konuma yerleştirildiğidir. Metinler, kapı kapı dolaşıp kendini tanıtan ve bu sayede estetik kıymetini tescil ettiren zaman yolcuları değildir. Metinler için bu tescil işlemini başkaları yapar.”
Yalçın Armağan, Şiirin Dolaşımı'nda bu kuramsal çerçeveyle şiir kitaplarının yayın sıklığını odağa alarak şiir kanonunun nasıl şekillendiğine yakından bakıyor. Metnin dolaşımı ve kanon arasındaki ilişkiyi bir strateji alanı olarak tanımlayan Armağan, farklı kanonlaşma süreçlerini kültür politikaları, yayıncı ve okur açısından ayrıntılı biçimde ele alıyor.
“Metnin kanona dahil edilmesini belirleyen, metnin bünyesine içkin estetik kıymeti değil, kabul süreçlerinde nasıl bir konuma yerleştirildiğidir. Metinler, kapı kapı dolaşıp kendini tanıtan ve bu sayede estetik kıymetini tescil ettiren zaman yolcuları değildir. Metinler için bu tescil işlemini başkaları yapar.”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.