#smrgKİTABEVİ Sınırlar ve Söylem : Türkiye'de Göç Güvenlik ve Medya - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786259720272
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199259498
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
136
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
219,00
Havale/EFT ile: 214,62
1199259498
647148
Sınırlar ve Söylem : Türkiye'de Göç Güvenlik ve Medya -        2026
Sınırlar ve Söylem : Türkiye'de Göç Güvenlik ve Medya - 2026 #smrgKİTABEVİ
219
Göç, çağımızın en karmaşık ve en fazla tartışılan olgularından biridir. İnsanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren bu hareketlilik, özellikle son yüzyılda yalnızca toplumsal bir gerçeklik olarak değil; aynı zamanda siyasal, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla da küresel gündemin merkezine yerleşmiştir. Bugün göç, devletlerin sınır politikalarından toplumsal bütünlüğe, kamu düzeninden uluslararası ilişkilere kadar uzanan geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir

Çalışma, göç–güvenlik–medya ilişkisini yalnızca teorik bir çerçevede ele almakla yetinmeyen; bu ilişkinin toplumsal algılar, siyasal söylemler ve karar alma süreçleri üzerindeki etkilerini çok katmanlı biçimde irdeleyen nitelikli bir analiz sunmaktadır. Medyanın dili, kullandığı imgeler ve ürettiği söylemler aracılığıyla göçün nasıl anlamlandırıldığını ortaya koyan bu kitap, göçle ilgili bu karmaşık tabloyu sade bir dille ele alarak; göçün nasıl bir güvenlik meselesi hâline getirildiğini ve medyanın bu süreçte toplumsal bakış açısını nasıl etkilediğini anlatmaktadır. Okuyucuyu tek bir bakış açısına mahkûm etmeyen bu çalışma, göçle ilgili haberlerin, kullanılan dilin ve kurulan söylemlerin arka planını görmeye davet etmektedir. Bu bağlamda yazar, uzun yıllara yayılan yayıncılık deneyimini akademik bilgiyle buluşturarak, göç olgusunun güvenlik ekseninde yeniden inşa edilme sürecini berrak ve tutarlı bir biçimde ele almaktadır.

Göç, çağımızın en karmaşık ve en fazla tartışılan olgularından biridir. İnsanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren bu hareketlilik, özellikle son yüzyılda yalnızca toplumsal bir gerçeklik olarak değil; aynı zamanda siyasal, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla da küresel gündemin merkezine yerleşmiştir. Bugün göç, devletlerin sınır politikalarından toplumsal bütünlüğe, kamu düzeninden uluslararası ilişkilere kadar uzanan geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir

Çalışma, göç–güvenlik–medya ilişkisini yalnızca teorik bir çerçevede ele almakla yetinmeyen; bu ilişkinin toplumsal algılar, siyasal söylemler ve karar alma süreçleri üzerindeki etkilerini çok katmanlı biçimde irdeleyen nitelikli bir analiz sunmaktadır. Medyanın dili, kullandığı imgeler ve ürettiği söylemler aracılığıyla göçün nasıl anlamlandırıldığını ortaya koyan bu kitap, göçle ilgili bu karmaşık tabloyu sade bir dille ele alarak; göçün nasıl bir güvenlik meselesi hâline getirildiğini ve medyanın bu süreçte toplumsal bakış açısını nasıl etkilediğini anlatmaktadır. Okuyucuyu tek bir bakış açısına mahkûm etmeyen bu çalışma, göçle ilgili haberlerin, kullanılan dilin ve kurulan söylemlerin arka planını görmeye davet etmektedir. Bu bağlamda yazar, uzun yıllara yayılan yayıncılık deneyimini akademik bilgiyle buluşturarak, göç olgusunun güvenlik ekseninde yeniden inşa edilme sürecini berrak ve tutarlı bir biçimde ele almaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat