#smrgKİTABEVİ Siyasette Müslümanca Duruş Siyasetname -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Bütün Eserleri 1
ISBN-10:
9786256266070
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199264515
Boyut:
14x22
Sayfa Sayısı:
332
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
224,00
Havale/EFT ile: 219,52
1199264515
652186
Siyasette Müslümanca Duruş Siyasetname -
Siyasette Müslümanca Duruş Siyasetname - #smrgKİTABEVİ
224
Siyasetin bizatihi şer gibi adlandırılması yerine vahiy odaklı kurallarının belirlenmesi ve edinilen malûmatın Müslümanlarla paylaşılması gerekirdi. Zira siyaset, risalet görevini yüklenen peygamberlerin en başat işidir. Özelde ise nübüvvetin hülâsası Peygamber Efendimize vekâleten ümmeti yönetme ve hayırlara sevk etme sanatının adıdır. Siyaset, ümmetin problemlerini vahiy eksenli çözüme kavuşturmaktır. Bu anlamda kutlu bir yoldur ve yüklendiği işlere binaen çok şerefli bir eylemdir. İçerdiği malûmatların önemi bakımından ise en değerli ilim dallarından biridir. Böyle bir alanda yeterli çalışmaların yapıldığını iddia edemeyiz. Hele de Kur'an ve sünnet eksenli kâmil çalışmalardan hiç bahsedemeyiz. En azından biz bahsedemiyoruz. Çalışmalar daha ziyade “ahkâm-ı sultaniye” türünden çalışmalardır. Hilâfet ve kurumsal yapısıyla ilgili tarihî malûmatları muhtevidir. Hatta yeni çalışmalar bile eskiye benzemektedir. Bu türden ülkemizde ve Mısır'da yapılan birçok çalışma vardır. Bizim akademisyenlerimiz, Kur'an ve sünnetten mülhem yeni çalışmalar yapmak yerine, “İmametin Kureyşîliği” türünden bugün için pratik değeri olmayan ve Müslümanları siyasal şirkten kurtaracak hedefler göstermeyen eserler vücuda getirmeyi tercih etmektedirler. Esas amaçları ise imamların Kureyş kabilesinden olmalarının şart olmadığını ispattan sonra hilâfet sistemini ebediyen mahkûm edip tarihe gömmektir. Sanki İslâm dünyası bir yol ayrımına geldi de biz böyle bir konuyu gündeme aldık. Hâlâ hilâfet kurumunun teknik ayrıntılarını konuşuyoruz. Hatta bu yersiz ve gereksiz ayrıntı üzerinden okullardaki tarih kitapları, hilâfet düşmanı bir neslin yetişmesine zemin hazırlamaktadır. Çünkü bu kitapların ilgili bölümleri, İslâm'ın bütünlüğüne vâkıf olmayan, dinde derinleşmeyen, resmî ideolojiyi tek çıkar yol olarak gören sözde araştırmacılar tarafından yazılmaktadır. Mehmet Sürmeli, Siyasette Müslümanca Duruş / Siyasetname adlı eserinde bu zor meseleyi gündemimize getirirken asıl meseleleri konuşma zorunluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.
Siyasetin bizatihi şer gibi adlandırılması yerine vahiy odaklı kurallarının belirlenmesi ve edinilen malûmatın Müslümanlarla paylaşılması gerekirdi. Zira siyaset, risalet görevini yüklenen peygamberlerin en başat işidir. Özelde ise nübüvvetin hülâsası Peygamber Efendimize vekâleten ümmeti yönetme ve hayırlara sevk etme sanatının adıdır. Siyaset, ümmetin problemlerini vahiy eksenli çözüme kavuşturmaktır. Bu anlamda kutlu bir yoldur ve yüklendiği işlere binaen çok şerefli bir eylemdir. İçerdiği malûmatların önemi bakımından ise en değerli ilim dallarından biridir. Böyle bir alanda yeterli çalışmaların yapıldığını iddia edemeyiz. Hele de Kur'an ve sünnet eksenli kâmil çalışmalardan hiç bahsedemeyiz. En azından biz bahsedemiyoruz. Çalışmalar daha ziyade “ahkâm-ı sultaniye” türünden çalışmalardır. Hilâfet ve kurumsal yapısıyla ilgili tarihî malûmatları muhtevidir. Hatta yeni çalışmalar bile eskiye benzemektedir. Bu türden ülkemizde ve Mısır'da yapılan birçok çalışma vardır. Bizim akademisyenlerimiz, Kur'an ve sünnetten mülhem yeni çalışmalar yapmak yerine, “İmametin Kureyşîliği” türünden bugün için pratik değeri olmayan ve Müslümanları siyasal şirkten kurtaracak hedefler göstermeyen eserler vücuda getirmeyi tercih etmektedirler. Esas amaçları ise imamların Kureyş kabilesinden olmalarının şart olmadığını ispattan sonra hilâfet sistemini ebediyen mahkûm edip tarihe gömmektir. Sanki İslâm dünyası bir yol ayrımına geldi de biz böyle bir konuyu gündeme aldık. Hâlâ hilâfet kurumunun teknik ayrıntılarını konuşuyoruz. Hatta bu yersiz ve gereksiz ayrıntı üzerinden okullardaki tarih kitapları, hilâfet düşmanı bir neslin yetişmesine zemin hazırlamaktadır. Çünkü bu kitapların ilgili bölümleri, İslâm'ın bütünlüğüne vâkıf olmayan, dinde derinleşmeyen, resmî ideolojiyi tek çıkar yol olarak gören sözde araştırmacılar tarafından yazılmaktadır. Mehmet Sürmeli, Siyasette Müslümanca Duruş / Siyasetname adlı eserinde bu zor meseleyi gündemimize getirirken asıl meseleleri konuşma zorunluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat