#smrgKİTABEVİ Sözün Emaneti : Modern İletişimde Anlam Krizi Lafın kalabalığından Sözün Özüne - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786258703177
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199260956
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
136
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
144,00
Havale/EFT ile: 141,12
1199260956
648567
Sözün Emaneti : Modern İletişimde Anlam Krizi Lafın kalabalığından Sözün Özüne -        2026
Sözün Emaneti : Modern İletişimde Anlam Krizi Lafın kalabalığından Sözün Özüne - 2026 #smrgKİTABEVİ
144
İnsan konuşur. Fakat her konuşma söz değildir.

Modern dünya, insanın konuşma imkânlarını çoğalttı; fakat sözün ağırlığını hafifletti. Sesler arttı, mecralar genişledi, cümleler çoğaldı. Buna karşılık anlam derinleşmedi; bilakis seyrekleşti. İletişimin hızlandığı bu çağda insan, hiç olmadığı kadar çok şey söylemekte; fakat giderek daha az hakikate temas etmektedir.

Oysa söz, yalnızca bir ifade biçimi değildir. Söz; insanın kendisiyle, başkasıyla, toplumla ve hakikatle kurduğu ilişkinin en sahici tezahürlerinden biridir. Bu yönüyle o, sadece dilsel bir üretim değil; aynı zamanda ahlaki bir yük, varoluşsal bir beyan ve korunması gereken bir emanettir.

Sözün Emaneti, dili ve iletişimi yalnızca teknik bir beceri alanı olarak değil; ontolojik, ahlaki ve medeniyet kurucu bir mesele olarak ele almaktadır. Bezm-i Elest'ten dijital çağa, antik hitabetten İslam düşüncesine, medrese ve Enderun terbiyesinden Anadolu irfanına, modern psikolojiden modern insanın anlam krizine uzanan geniş bir çerçevede sözün nasıl hafiflediğini, insanın dil ile nasıl biçimlendiğini ve kelimenin nasıl yeniden haysiyet kazanabileceğini tartışmaktadır.

Bu kitap, laf kalabalığı içinde anlamı; hızın içinde hikmeti; görünürlüğün içinde sahiciliği; iletişimin içinde ilişkiyi arayanlar için bir çağrıdır.

Çünkü söz, yalnızca söylenen değil; taşınan, korunan ve sonunda hesabı verilen bir emanettir.

İnsan konuşur. Fakat her konuşma söz değildir.

Modern dünya, insanın konuşma imkânlarını çoğalttı; fakat sözün ağırlığını hafifletti. Sesler arttı, mecralar genişledi, cümleler çoğaldı. Buna karşılık anlam derinleşmedi; bilakis seyrekleşti. İletişimin hızlandığı bu çağda insan, hiç olmadığı kadar çok şey söylemekte; fakat giderek daha az hakikate temas etmektedir.

Oysa söz, yalnızca bir ifade biçimi değildir. Söz; insanın kendisiyle, başkasıyla, toplumla ve hakikatle kurduğu ilişkinin en sahici tezahürlerinden biridir. Bu yönüyle o, sadece dilsel bir üretim değil; aynı zamanda ahlaki bir yük, varoluşsal bir beyan ve korunması gereken bir emanettir.

Sözün Emaneti, dili ve iletişimi yalnızca teknik bir beceri alanı olarak değil; ontolojik, ahlaki ve medeniyet kurucu bir mesele olarak ele almaktadır. Bezm-i Elest'ten dijital çağa, antik hitabetten İslam düşüncesine, medrese ve Enderun terbiyesinden Anadolu irfanına, modern psikolojiden modern insanın anlam krizine uzanan geniş bir çerçevede sözün nasıl hafiflediğini, insanın dil ile nasıl biçimlendiğini ve kelimenin nasıl yeniden haysiyet kazanabileceğini tartışmaktadır.

Bu kitap, laf kalabalığı içinde anlamı; hızın içinde hikmeti; görünürlüğün içinde sahiciliği; iletişimin içinde ilişkiyi arayanlar için bir çağrıdır.

Çünkü söz, yalnızca söylenen değil; taşınan, korunan ve sonunda hesabı verilen bir emanettir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat