#smrgKİTABEVİ Sultanahmet : Dünya Mirası Osmanlı Tuğrası - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786258744729
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199266458
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
274
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
400,00
Havale/EFT ile: 392,00
1199266458
654340
Sultanahmet : Dünya Mirası Osmanlı Tuğrası -         2026
Sultanahmet : Dünya Mirası Osmanlı Tuğrası - 2026 #smrgKİTABEVİ
400
Meydana attığım ilk adımda hipodroma ve tarihe giriş yaptığımı hissediyorum. Gözlerim zihnime gördüklerimden daha fazlasını aktarıyor sanki. Post modern bir romanın içindeki bir kahraman gibiyim. Geçmişi görüntülü olarak hayal ediyorum ama buna hayal demek de haksızlık olur. Zira yaşadığım aslında hayal değil; tamamı olmasa da kalıntıları ve hatıralarıyla bu meydanda her şey hâlâ yaşıyor. Hayal ile gerçek arasında meydanı anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyorum bir taraftan da. Ben çok eskilere ve efsanelere dalmadan bilinen tarihi içinde başlıyorum gezmeye.

Meydanın büyük U şeklinde olması, bugünlere böyle kalması hipodromla alakalıdır. Halkın en büyük eğlence, toplanma ve bazen de güç gösterme alanıymış hipodrom. Etrafımda fanatik binlerce Bizanslı seyirci var sanki. Tezahüratlar eşliğinde ilerliyorum. Üstümde turuncu bir mont var. Hangi takıma ait olduğum belli olmuyor. Tribünlerde dört takım taraftarı kendi renklerine göre oturmuş. Bayraklar, flamalar, tezahüratlar…

Hipodrom mu yoksa stadyum mu bilemedim.

Meydana attığım ilk adımda hipodroma ve tarihe giriş yaptığımı hissediyorum. Gözlerim zihnime gördüklerimden daha fazlasını aktarıyor sanki. Post modern bir romanın içindeki bir kahraman gibiyim. Geçmişi görüntülü olarak hayal ediyorum ama buna hayal demek de haksızlık olur. Zira yaşadığım aslında hayal değil; tamamı olmasa da kalıntıları ve hatıralarıyla bu meydanda her şey hâlâ yaşıyor. Hayal ile gerçek arasında meydanı anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyorum bir taraftan da. Ben çok eskilere ve efsanelere dalmadan bilinen tarihi içinde başlıyorum gezmeye.

Meydanın büyük U şeklinde olması, bugünlere böyle kalması hipodromla alakalıdır. Halkın en büyük eğlence, toplanma ve bazen de güç gösterme alanıymış hipodrom. Etrafımda fanatik binlerce Bizanslı seyirci var sanki. Tezahüratlar eşliğinde ilerliyorum. Üstümde turuncu bir mont var. Hangi takıma ait olduğum belli olmuyor. Tribünlerde dört takım taraftarı kendi renklerine göre oturmuş. Bayraklar, flamalar, tezahüratlar…

Hipodrom mu yoksa stadyum mu bilemedim.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat