#smrgDERGİ İstanbul Dergisi - Dosya Barbarları Beklerken - Sayı: 63 Şubat 2008

Stok Kodu:
1199001757
Boyut:
22x29
Sayfa Sayısı:
144 s
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2008
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Kuşe Kağıt
Dili:
Türkçe
0,00
1199001757
387921
İstanbul Dergisi - Dosya Barbarları Beklerken - Sayı: 63      Şubat 2008
İstanbul Dergisi - Dosya Barbarları Beklerken - Sayı: 63 Şubat 2008 #smrgDERGİ
0.00
Dosya: Kenti eğlendirenlere ‘çapraz' bakış: Eğlencenin önü arkası İstanbul dergisi 62. sayısında; kentin ‘eğlence' hayatına, pratiklerine, mekanlarına ve aktörlerine bakıyor. ‘Küresel'i içselleştirdikçe, ‘yerel'i yeniden şekillendiren metropolün eğlence sektörüyle olan karmaşık ilişkisi, dosyanın ‘hamur'u oluyor. Oldukça geniş bir anlama, mekana ve kimliğe hitap eden ‘eğlence' halleri İstanbul'da ne türlü pozlar veriyor? Kenti kullananlar, yani ‘kentte tüketenler' eğlence alışkanlıklarında nasıl bir seyir izliyorlar? Üst başlığı ‘eğlenmek olan' bir kompozisyon insan ve mekan bağlamında nasıl yazılabiliyor? Ez cümle; İstanbul'da eğlence deyince sorulan, sorulması gereken, sorulması unutulan suallerin en azından bir kısmına, Volkan Aytar editörülüğünde cevap bulmaya çalışılıyoruz. Dergimizin daimi bölümünde, Murat Belge bu sefer Heybeliada'yı ziyaret ediyor. Doğuştan adalı Niko Alyanak ile, adanın eski hallerini, adalıları, ada muhabbetlerini Niko'nun kardeşi Yusuf'un hatırası gölgesinde yapıyorlar. Masada beraber söyledikleri bir şarkı tüm meramın rehberi gibi: "Bir yâresi var ki kanıyor kalp üzerinde" Önemle takip etmeye çalıştığımız ‘kentsel dönüşüm' projelerinin gölgesi bu sayımızda Gülensu mahallesi üzerine düşüyor. Şükrü Aslan ve Erbatur Çavuşoğlu, yakın geçmişten bugüne bir mahallenin nasıl büyüdüğünü, geliştiğini ve akıbetini sorguluyor. Ve tabii, diğer bir ‘güncel' tartışmaya, Sultanahmet'teki Four Seasons Oteli' yaındaki Büyük Saray kazıları üzerinden yapılan tartışamaya da ilgisiz kalmadık. Murat Belge ve Aksel Tibet, durum vesilesiyle, Türkiye'nin kültür varlıklarını koruma konusundaki halini pür melalini yazıyor. Yaratıcı ve öğretici pratikler, karışan kafamıza ilaç gibi geliyor. Bu vesileyle, çalışması İstanbul Bienal'i kapsamında da sergilenen mimar Teddy Cruz'la yapılan söyleşiye kulak kabartıyoruz. İlkay Baliç Ayvaz soruyor, Teddy cruz yanıtlıyor. Birçok mühim cümle arasında, bir spot ‘konjonktürel' olarak ilgimizi çekiyor: "Mimarlar olarak karşı-mekânsal prosedürler, yeni sosyalleşme ve karşılaşma biçimleri kuran siyasi ve ekonomik yapılar üretmekle yükümlüyüz. Çatışmayı anlayan ve çelişkiyi kucaklayan bir kentleşmeden yana olmamız gerekiyor." Diğer bir söyleşi de, saray tarihçisi Philip Mansel ile Türkçe'ye de çevrilen son kitabı ‘Konstantiniyye' üzerine yapılan söyleşi. Osmanlı'nın İstanbulla ‘imtihanı'nı yazarın cevaplarından izliyoruz. Dergimizin bu sayısında bir dosyayla yetinmeyip, küçük de olsa başka bir dosya daha sırtlanıyoruz; ‘çöp emekçileri'nin yükünü biraz da olsa hafifletebilmek için. Kent sakinleri olarak görmekten, duymaktan ve koklamaktan imtina ettiğimiz bir sektöre, sektörün çalışanlarına dair bilmek(veya bilmemek) istediklerinizi sayfalarımıza taşıyoruz. Fotoğraf sanatçıları Kerem Uzel ve Altan Bal'ın katkılarıyla görsel olarak da etkileyici olan bu dosyamızın ilginizi çekeceğine inanıyoruz. Mekan İstanbul olunca, görüntü de yazı kadar kuvvetli olabiliyor. Dergi olarak, sadece kelama değil çizime, illüstrasyona ve fotoğrafa da elimizden geldiğince yer ayırmaya dikkat ediyoruz. Bu sayıda Funda Mutluer'in ‘Hurda Arablar' adlı çalışması ile Fatih Pınar'ın ‘Kurban' adlı foto-röportajı, meramın ‘görsel' ifadeleri. Her sayımızda olduğu gibi bu sayıda İstanbul'un kökü ‘derinde' ve ‘tarihte' olan bir lisemize gidiyoruz. 136 yıllık bir geleneğin taşıyıcısı Pertevniyal Lisesi'nin 1968 mezunları anıları, muhabbetleri ve fotoğraflarıyla dergimizin konuğu oluyorlar. Şehrin hiç bitmeyen tartışması ‘Fatih ve dikilemeyen heykeli', fikri takipte inat ettiğimiz ‘İstanbul'un yeni göçmenleri, göçmenlerin İstanbul'u' da diğer yazılarımız. Ve dergimizin diğer daimi sayfalarında Gökhan Akçura ‘Yerli Mallar Sergileri'ni yazarken, Aydan Çelik ‘Kuşbakışı'nda kente bakıyor. Ve ‘Haberler' ve ‘İstanbulca sözlük' de diğer daimi bölümler.
Dosya: Kenti eğlendirenlere ‘çapraz' bakış: Eğlencenin önü arkası İstanbul dergisi 62. sayısında; kentin ‘eğlence' hayatına, pratiklerine, mekanlarına ve aktörlerine bakıyor. ‘Küresel'i içselleştirdikçe, ‘yerel'i yeniden şekillendiren metropolün eğlence sektörüyle olan karmaşık ilişkisi, dosyanın ‘hamur'u oluyor. Oldukça geniş bir anlama, mekana ve kimliğe hitap eden ‘eğlence' halleri İstanbul'da ne türlü pozlar veriyor? Kenti kullananlar, yani ‘kentte tüketenler' eğlence alışkanlıklarında nasıl bir seyir izliyorlar? Üst başlığı ‘eğlenmek olan' bir kompozisyon insan ve mekan bağlamında nasıl yazılabiliyor? Ez cümle; İstanbul'da eğlence deyince sorulan, sorulması gereken, sorulması unutulan suallerin en azından bir kısmına, Volkan Aytar editörülüğünde cevap bulmaya çalışılıyoruz. Dergimizin daimi bölümünde, Murat Belge bu sefer Heybeliada'yı ziyaret ediyor. Doğuştan adalı Niko Alyanak ile, adanın eski hallerini, adalıları, ada muhabbetlerini Niko'nun kardeşi Yusuf'un hatırası gölgesinde yapıyorlar. Masada beraber söyledikleri bir şarkı tüm meramın rehberi gibi: "Bir yâresi var ki kanıyor kalp üzerinde" Önemle takip etmeye çalıştığımız ‘kentsel dönüşüm' projelerinin gölgesi bu sayımızda Gülensu mahallesi üzerine düşüyor. Şükrü Aslan ve Erbatur Çavuşoğlu, yakın geçmişten bugüne bir mahallenin nasıl büyüdüğünü, geliştiğini ve akıbetini sorguluyor. Ve tabii, diğer bir ‘güncel' tartışmaya, Sultanahmet'teki Four Seasons Oteli' yaındaki Büyük Saray kazıları üzerinden yapılan tartışamaya da ilgisiz kalmadık. Murat Belge ve Aksel Tibet, durum vesilesiyle, Türkiye'nin kültür varlıklarını koruma konusundaki halini pür melalini yazıyor. Yaratıcı ve öğretici pratikler, karışan kafamıza ilaç gibi geliyor. Bu vesileyle, çalışması İstanbul Bienal'i kapsamında da sergilenen mimar Teddy Cruz'la yapılan söyleşiye kulak kabartıyoruz. İlkay Baliç Ayvaz soruyor, Teddy cruz yanıtlıyor. Birçok mühim cümle arasında, bir spot ‘konjonktürel' olarak ilgimizi çekiyor: "Mimarlar olarak karşı-mekânsal prosedürler, yeni sosyalleşme ve karşılaşma biçimleri kuran siyasi ve ekonomik yapılar üretmekle yükümlüyüz. Çatışmayı anlayan ve çelişkiyi kucaklayan bir kentleşmeden yana olmamız gerekiyor." Diğer bir söyleşi de, saray tarihçisi Philip Mansel ile Türkçe'ye de çevrilen son kitabı ‘Konstantiniyye' üzerine yapılan söyleşi. Osmanlı'nın İstanbulla ‘imtihanı'nı yazarın cevaplarından izliyoruz. Dergimizin bu sayısında bir dosyayla yetinmeyip, küçük de olsa başka bir dosya daha sırtlanıyoruz; ‘çöp emekçileri'nin yükünü biraz da olsa hafifletebilmek için. Kent sakinleri olarak görmekten, duymaktan ve koklamaktan imtina ettiğimiz bir sektöre, sektörün çalışanlarına dair bilmek(veya bilmemek) istediklerinizi sayfalarımıza taşıyoruz. Fotoğraf sanatçıları Kerem Uzel ve Altan Bal'ın katkılarıyla görsel olarak da etkileyici olan bu dosyamızın ilginizi çekeceğine inanıyoruz. Mekan İstanbul olunca, görüntü de yazı kadar kuvvetli olabiliyor. Dergi olarak, sadece kelama değil çizime, illüstrasyona ve fotoğrafa da elimizden geldiğince yer ayırmaya dikkat ediyoruz. Bu sayıda Funda Mutluer'in ‘Hurda Arablar' adlı çalışması ile Fatih Pınar'ın ‘Kurban' adlı foto-röportajı, meramın ‘görsel' ifadeleri. Her sayımızda olduğu gibi bu sayıda İstanbul'un kökü ‘derinde' ve ‘tarihte' olan bir lisemize gidiyoruz. 136 yıllık bir geleneğin taşıyıcısı Pertevniyal Lisesi'nin 1968 mezunları anıları, muhabbetleri ve fotoğraflarıyla dergimizin konuğu oluyorlar. Şehrin hiç bitmeyen tartışması ‘Fatih ve dikilemeyen heykeli', fikri takipte inat ettiğimiz ‘İstanbul'un yeni göçmenleri, göçmenlerin İstanbul'u' da diğer yazılarımız. Ve dergimizin diğer daimi sayfalarında Gökhan Akçura ‘Yerli Mallar Sergileri'ni yazarken, Aydan Çelik ‘Kuşbakışı'nda kente bakıyor. Ve ‘Haberler' ve ‘İstanbulca sözlük' de diğer daimi bölümler.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat